şükela:  tümü | bugün
  • türk tarihi boyunca gelmiş geçmiş tüm şairleri (yunus emre, karacaoğlan vs. çıkaralım haydi!) bir kefeye ismet özel'i de diğer bir kefeye koysanız ismet özel daha ağır basar.
    tüm şiirleri mükemmeldir. balon şairler gibi bir, iki şiiri değil tüm şiirleri mükemmeldir. evet.
  • şahsî fikirler, şahsiyetlerin kendilerini ilgilendirir, efkar-ı umumiyeyi ve efrad-ı milleti alakadar etmez. bu hayatta her şey, sana göre, bana göredir. sosyal bilimlerde, edebiyatta, felsefede, yani matematik ve fen bilgilerinin hâricinde her şey böyledir.

    ismet bey'in, üç beş şiiri hâricinde, şiir diyebileceğimiz pek bir parçası yok. allah var, güzel şiirleri var. ama tüm yazdıkları şiir değildir.

    ismet özel, kendisini ilk şair-türk olarak tanımlasa da, ismet özelci arkadaşlar, ismet özeli, gelmiş geçmiş en büyük türk şairi olarak görse de, bunlar fanatizm ve partizanlık kokan, tarafgir lakırdılardır.

    of not being a jew kitabındaki, ne idüğü belli olmayan şiirimsileri, şiir bile saymak, şiir sanatına hakarettir. ne dediğini, şairin kendisi bile anlamıyordur. yani hadi diyelim ki, erbain kitabındaki tüm manzumeler, şiirdir diyelim (bana göre değildir de, hadi öyle varsayalım. zaten bu kitapta da beş altı şiir öne çıkmıştır, gerisi zorlama yazılmış şiirlerdir); of not being a jew'de, akılda kalan, bırak şiiri, kaç tane mısra var?

    o yüzden, senin subjektivitenden bana ne? bana göre de ben en büyük şairim. ama kim takar beni?

    partizan demişken. şu şiiri öyle bir büyütüyorlar ki. yani nazımcılar ve necipfazılcılardan farkınız yok ha. ismet özel türk şiirinin en büyük ismiyse, sizi tebrik ederiz, ama o size göre. bize göre değil.

    türkiyede, ve türk şiir tarihinde, ne kadar serbest nazımla şiir yazan kişi varsa, alayı müteşairdir oğlum, ister kabul edin, ister etmeyin, hakikat bu. serbest şiir, bizim kültürümüzde yoktur! yani sen hem türk kültürüne muhalif şiirimsiler yazacaksın, -yani batı şiirinden özenti sonucu alınma serbest nazım denen zırvayı kullanacaksın-, hem de "şair türküm" falan diyeceksin. bir tane hece veya aruz vezniyle şiiri var mıdır ismet beyin? ismet beyin, elbette bir iki güzel şiiri var, ama türk şiir tarihinin en iyisi olmasının mümkünatı yok. olacak iş değil. üç beş tane çocuğu kandırırsınız ancak... biz yemeyiz!

    hem; şiiiri bıraktım diyen bir insan, bırak türk şiirinin en büyük şairi olmayı, şair bile olamaz. müteşairdir olsa olsa... ufak atın da, bari civcivler de yesin!

    ismet beyi kıskanıyor muyum? hayır. ben, ismet özel'i, etrafındaki dernek üyelerinin tahmin bile edemeyeceği kadar seven fakat aynı zamanda kendisini tenkit edebilen birisiyim. daha ötesi de var ama, onu söylemek istemiyorum. ismet özel ile tanış olduğu halde, onun yanındaki ikinci türk olma pâyesine eremeyenler, beni anlayamaz.
  • döneklik ve yobazlık konusunda doğru önermedir.
  • türk edebiyatı, insanlığın aya hiç gitmediğini savunan, sözde aydın cahillerden çok daha donanımlı şahsiyetleri bünyesinde barındırmıştır ve barındıracaktır.

    (bkz: bir akşam gezintisi değil bir istiklâl yürüyüşü)

    (bkz: ismet özel/@physikalisch)
  • türk şiirine hakarettir. hoş elif şafak kitaplarının çok sevildiği bir ülkede, ismet özel’in en büyük şair olarak görülmesi normaldir.

    sıkıntı bende, özür dilerim dostlar.
  • ön edit: yazıya büyük bir ilgi oldu ve birçok mesaj aldım. bundan sebep bir düzeltme yapmam gerekmekte. burada aslî bir kıyas yapılmamıştır. nazım'ın daha üstün olduğu konusundaki görüşün burada vurgulanması ise tamamen "türk şiirinin en büyük şairi" meselesindeki büyüklük ile ilgilidir.
    bir şairin diğerinden büyük yahut iyi olması tartışmaya açık ve pek göreceli bir konudur, teknik izahı epey zordur. dolayısıyla büyüklük kavramı edebî olmaktan ziyade popülist bir kavramdır. popülist anlamda nazım'ın daha büyük olduğu doğrudur. çünkü daha kolay anlaşılmıştır. nazım'ın popülist anlamda ismet özel'den daha büyük olması onu ismet özel'den iyi yapar mı? bu hayli tartışmalı bir soru. benim nezdimde bu sorunun cevabı hayır. bu açıdan baktığımızda on beş-yirmi paragraf ismet özel incelemesi yazdıktan sonra nazım'ın üstün çıkarılmasının ironik bir tarafı da bulunabilir. ne dersiniz? :)

    doğru olabilecek bir önerme.
    ismet özel şiirine karşı şiirle olan münasebetimin başından beri büyük bir hayranlık beslemekteyim. türk dili ve edebiyatı bölümünde okuyor olmamdan mütevellit ismet özel'in neden "iyi" -yahut- "büyük" bir şair olduğuna dair teknik yorumlamalar da getirebileceğimi düşünüyorum. ben, özellikle son üç senedir ismet özel'in türk şiirinin en büyük şairi olduğunu düşünüyordum hatta bu benim için tartışmasız bir hükümdeydi. gönlüme, yani içsel deneyimlerime ve duygularıma bakarsam yine aynı yorumu yaparım. hatta yapmakta beis de görmüyorum. benim için ismet özel türk şiirinin gelmiş geçmiş en büyük şairidir. fakat kazın ayağı öyle değil...

    evet, bununla yüzleşmek benim adıma zor oldu ama sanıyorum hiçbir zaman ismet özel bu şekilde anılmayacak ve bunun sebebi ne yazık ki düşünce dünyasının akıl almazlığı da değil.
    ülkemizin önemli problemlerinden birinin bu olduğunu düşünüyorum -yani- duygusal yorumlamaların mantıklı saptamaların önüne geçmesi ki bu başlıkta da ismet özel'in düşünce dünyasından yola çıkılarak bu yapılmış bile.
    ismet özel'i bilmeyenler, düşüncelerine katılmıyorlar diye bunu yapmak zorunda değiller.
    bilmenizi isterim ki ismet özel'in ideolojik fikirleri bana da akıl almaz, delice hatta ve hatta saçma sapan geliyor fakat bu ismet özel'in şiirini eleştirebilmek için yeterli bir şey değil. tıpkı ismet özel'in harika bir şair olmasının onu gelmiş geçmiş en büyük türk şairi yapmaya yetmeyeceği gibi.
    ismet özel şiirine geçmeden önce bir dipnot düşmek istiyorum. evet, ismet özel üç farklı ideolojiye farklı zamanlarda 'keskin' geçişler yapmış bir insandır ancak asla ve asla dönek değildir. içinde bulunduğu tüm ideolojilere bütün benliğiyle inanmıştır ve ona göre yaşamıştır. dönek olmadığına bir kanıt isterseniz bulunduğu ideolojilerden hiçbir zaman çıkar elde etmemesi aksine bundan ötürü zarar görmesini göz önünde bulundurmalısınz. sabredip tüm kitaplarını okursanız zaten bunu anlayacaksınız.
    neyse ki tartıştığımız husus onun kişiliği ve düşünceleri değil, şairliği.
    dediğim gibi, düşünce yönünün akıl almaz boyutta absürt olduğu tartışmaya kapalı, net.

    şimdi gelelim ismet özel'in şiiri neden onu en büyük türk şairi yapmaz?
    ben, ismet özel üstüne yüksek lisans ve doktora çalışması yapmayı planlayan ve bunun üzerine hazırlıkta bulunan bir insan olarak bununla -dediğim gibi- zor yüzleştim.
    ismet özel'in karşısına en büyük türk şairi olarak çıkabilecek birçok kişi olsa da ben en bilindiğini karşısına çıkardım: nazım hikmet ran nam-ı diğer, mavi gözlü dev...
    nazım hikmet'in çok sevdiğim şiirleri olmasına karşın şiirini "genel" anlamda beğenmediğimi söylemeliyim fakat bu benim kişisel yorumum, dolayısıyla hükmüme etkisi olamaz zaten olursa bu profesyonellikten uzaklaşıp duygusallığa yerini bırakan bir fikir olurdu.
    ismet özel neden büyük bir şair?
    çünkü belki de türk edebiyat tarihinin en iyi imge kuran şairi. öyle ki imgelem gücü onu bu alanda dünyanın en iyileri arasına sokabilir.
    bazı örnekler vererek bunu daha da açmalıyım sanırım.

    ismet özel şiirinde 'basit' diyebileceğimiz bir cümleyle başlayacağım: "ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum" (aynı adam)

    bu basit cümlenin bugün onur ünlü olarak bildiğimiz fakat daha öncesinde ah muhsin ünlü olan şairi de etkilediğini görüyoruz ki gidiyorum bu isimli ilk ve tek şiir kitabında bu şiire atıfta bulunarak; "ben dünyaya karşı durmakla meşhurum" demiş.

    neyse, konumuz ismet özel'in modern -milenyum mu demeli?- türk şiirine etkileri değil ismet özel imgeleri. oradan devam edelim öyleyse.

    "anarak buruşuk memelerini bezgin günlerin
    geçiyordum hüznün arkalarından" (çağdaş bir ürperti)

    ya da "yüzümü kınından çıkaran sensin
    pencereyi getiren aklıma
    sanki güzmüş
    sevecenliğe sarınmak istiyormuş gibi
    sanki canım
    yüzümü sensin biriktiren kitaplara." (çağdaş bir ürperti)

    aynı şiirden alınmış bu iki bölüm hakkında uzunca konuşabilecekken kişisel yorumlamamı buna katmayacağım.
    fakat "gün" kavramını kişileştirirken kullandığı imgeye biraz olsun kulak kesilmenizi rica edeceğim, bu size ismet özel şiirinin gücünü -zannediyorum- gösterecektir.
    yine "yüzümü kınından çıkaran sensin" cümlesinde yüzünü kılıç yapan şairin imge dünyasının tartışmaya kapalı olduğunu düşünüyorum.

    öte yandan ismet özel, çoğu şairin şiirlerini gövdeden kırabilecek, şiiri ayağa düşürebilecek "zorlu" kelimelerle şiiri öyle bir kurar ki bu kelimeler şiiri ayağa düşürmek bir yana dursun, şiiri adeta direk gibi dimdik ayakta tutarlar.

    örneklemek gerekecek, biliyorum. örnekleyelim.

    "benim gövdem yıllar boyu sevmekle tarazlandı."

    tarazlanmak kelimesi, tel tel ipliklerle kaplanmak manası taşıyor. bu kelime genelde kumaş gibi şeylerde kullanıyor(muş). kelimelerle imgesi arasındaki ilişkiyi bu sözcüğün anlamında yakaladınız sanırım, bingo!

    "ıhtırdım caddeleri meğer ki mezarlarmış."

    ıhtırmak kelimesi çöktürtmek, oturtmak anlamı taşıyor. genelde develer için kullanılıyor(muş). sanırım açıklamama gerek yok, hüküm sizindir... *

    bu kadar övgü dolu sözlerden sonra sanırım diyeceğiniz şey belli: "bu kadar muhteşem bir şairse neden en iyisi değil?"
    bence en iyisi zaten fakat mesele benim düşüncelerim değil ki!

    efendim, ismet özel türk şiirinin en iyi şairi değildir çünkü muhteşem imgelerle muhteşem şiirler kurabilmektedir, korkunç yeteneklidir yani! bundan da doğal olarak faydalanır. ismet özel'in muhteşem bir şiir yazması, nazım'ın şiir yazmasından daha kolaydır. çünkü o , adeta , şairlik ceketiyle gelmiştir dünyaya.
    elbette ki yeteneği yüzünden ismet özel'i cezalandırmak kâfi değildir zaten onu en iyi olmaktan alıkoyan yeteneği değil, elimizdeki verilerdir.

    yeterince uzattım biliyorum. bitiyor, merak etmeyin.

    ismet özel, muhteşem imgelerle muhteşem şiirler yazabiliyor.
    nazım hikmet ran'a baktığımızda ise muhteşem şiirler yazabiliyor mu? elbette.
    peki imgeleri?
    bu tartışmaya açık olsa da nazım'ın imge dünyasının ismet özel kadar güçlü olmadığını kabul etmemek duygusallık olacaktır. nazım hikmet, çoğu zaman nispeten basit imgelerle muhteşem şiirler yazmıştır. o yüzden nazım'ın anlaşılabilmesi de takdir edilmesi de (ve hatta eleştirilip linç edilmesi bile) daha kolay olmuştur.

    nazım'ın imgeleri üzerine de en azından birkaç paragraf konuşulabilir ama üzgünüm, nazım hikmet ne yazık ki bu yazının nesnesi, biz öznesinden devam etmeliyiz.

    velhasıl-ı kelam,
    ismet özel, muhteşem imgelerle, muhteşem şiirler yazabilen bir şair.
    nazım hikmet ran, muhteşem olmayan (en azından zaman zaman) imgelerle, muhteşem şiirler yazabilen bir şair.

    ismet özel'in yaptığı daha zor ve takdir edilesi gelse de muhteşem bir şiiri aşırı güçlü bir imgelemle kurabilmek zaten mümkündür, çünkü elindeki malzeme iyidir.
    nazım hikmet ran ise daha zor olanı başarmış ve bu sebeple şiirini daha da yüceltmiştir.

    nazım hikmet ran örneğini vermemin sebebi "türk şiirinin en büyüğü kim?" davasında(!) ismet özel'i nazım hikmet ran'ın geçtiğini düşünmemdir.

    konuşmak isteyen dostlar olursa etraflıca bunun açıklamasını yapabilirim lâkin bu entry yeterince yorucu oldu, okuyanlara daha da işkence etmemek adına bitiriyorum. *

    bitirmeden önce bu entrynin başlangıcında bahsettiğim yere de değinmek istiyorum. bence biz bunu aşmalıyız işte. duygularımızla değerlendirmelerimizi birbirine karıştırmamalıyız, saçma sapan şeyler çıkabiliyor çünkü ortaya. ismet özel'in şairliği söz konusu olunca sadece fikirlerinden ötürü ismet özel ile arda turan'ı aynı cümle içerisinde kullanmaya cüret eden insanlar var, komik. komik çünkü bu duygusallık üzücü hâle gelebiliyor dolayısıyla gülüyoruz ağlanacak halimize...

    benim için türk edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi şairi ismet özel olsa da bu alanda kariyer yapacak bir insan olarak kişisel düşüncelerimi bu değerlendirmeye katamam, üzgünüm. benim için en değerlisi ismet özel, evet. fakat türk edebiyatı için en iyisi ismet özel değil, ne yazık ki...

    edit: yazıda bahsetmeyi unuttuğum bir kısmı ekleyeyim. geçenlerde ismet özel başlığı altında da bahsedilmişti galiba ama şu an bulmak zor olacağı için ben ipuçlarını vereyim.

    ismet özel'in amentü şiiri en bilinen şiirlerinden biridir.
    orada, türkçe ezanı eleştirdiği bir bölüm vardır ismet özel'in sonrasında "ne godiva geçer yoldan, ne bir kimse kör olur" der.

    (bkz: lady godiva)
    burada ince bir mesaj vardır yüzyıllar öncesine doğru giden, godiva dönemindeki anglosakson topluluğunu ve godiva'yı okursanız fark edeceksiniz, ben burada anektodu anlatırsam belki de godiva'ya hiç bakmazsınız, bakmış olun, belki de seversiniz. :)
    ismet özel'in o dizelerinde godiva'ya yolladığı selam, şiirini dünyadan koparmadığını bize göstermekle kalmayıp imgesini bu yönde de kullanabildiğini gösterir.

    ismet özel şiirinde erotizm üstüne kaleme aldığım yazı için (bkz: #82418203)
  • ismet özel beyefendi'nin erbaîn, bir yusuf masalı (tamamlanmamış müsvettesi olduğunu söylese de böyle bir şey var yani; madem tamam değildi, niye neşrettin?) ve of not being a jew kitaplarından (müellifin şiir kitaplarıdır ve müellif, hayatında şiirden çok nesir yazmıştır) akılda kalan, bir okuyuşta ezberlediğiniz on değil, beş tane mısra söyleyin, size hak vereceğim! ve ismet özel'e dair yazdığım bütün girdileri sileceğim!

    karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak ile yorgun hâricinde, neredeyse bütün manzumeleri şiir değildir.

    bu bana göre tabii ki. herkesin bakış açısı farklıdır.

    bana göre nesirleri de şiirleri kadar muğlak olan bu güzel ihtiyar insan, anlaşılmamak için elinden geleni yapıyor. saygı duyarım ama bu tavrını asla tasvip etmiyorum.

    sırf bu yüzden, kendisine, sarılarak ağlamak istiyorum. normalde ağlayamayan bir tipim ama ismet özele sarılsam, hüngür hüngür ağlarım!

    niye böyle anlaşılmazsın sen be ismet özel, bizim günahımız ne idi? niçin türk milletine anlaşılır şeyler söylemek varken anlaşılmaz nesirler ve şiir olmayan manzumeler yazdın be güzel adam?!
  • bunu söyleyen edebiyattan bihaber olan kişi henüz fuzuli, baki, cemal süreyya, turgut uyar, ahmet arif gibi şairlere tanışmamıştır. ha büyük üstad nazımı da unutmayalım.
  • ilk yirmiye hatta ilk elliye bile giremez.

    türk şiiri denen şey 50 yıllık bir birikim değildir.