şükela:  tümü | bugün
  • bir ella fitzgerald şarkısı. elvis costello'nun she'siyle birlikte dinlenildiğinde kendinizi şu harika dünyaya yeniden aşkı yaşamak için gelmiş bir romeo, bir juliet gibi hissetmenize, kafanıza yarım kutu hobby saç jölesi sürmüşcesine tüm kelebeklerin etrafınızda uçuştuğuna, hayattaki tek sıkıntının polen alerjisi, bahar nezlesi olduğunu düşünmenize neden olabilir, aman diyim.

    isn't it romantic?
    music in the night, a dream that can be heard.
    isn't it romantic?
    moving shadows write the oldest magic word.
    i hear the breezes playing in the trees above
    while all the world is saying you were meant for love.
    isn't it romantic
    merely to be young on such a night as this?
    isn't it romantic?
    every note that's sung is like a lover's kiss.
    sweet symbols in the moonlight,
    do you mean that i will fall in love perchance?
    isn't it romance?

    sweet symbols in the moonlight,
    do you mean that i will fall in love perchance?
    isn't it romantic?
    isn't it romance?
  • aynı zamanda alf ikinci sezon onuncu bölümünün adı.
  • aynı zamanda beverly hills 90210 birinci sezon dokuzuncu bölümünün adı.
  • aynı zamanda saved by the bell dördüncü sezon on üçüncü bölümünün adı.
  • aynı zamanda roseanne altıncı sezon yirmi dördüncü bölümünün adı.
  • müziği richard rodgers, sözleri lorenz hart'a ait enfes caz bestesi . love me tonight (1932) filmiyle popülaritesi artmış, günümüze değin birçok müzisyen tarafından yorumlanmıştır. en bilinenleri: johnny hartman, rod stewart, ella fitzgerald, tony bennett ve bill evans.
    şarkı audrey hepburn'un sabrina (1954) filminde fitzgerald yorumuyla da yer almıştır ki bence en güzel yorum o.
    the following dizisinde kahramanımız* tıraş olurken fonda çalıyordu, tanışma hikayem böyle oldu kendisiyle. bıraktım diziyi, şarkıyı aramaya koyuldum.
    (bkz: ilk görüşte aşk)
    ne zaman bir şey arasam başka bir şey bulurum, işte yine öyle oldu. allah'ım ben hiç bir diziyi sonuna kadar seyredemeyecek miyim?

    birazdan kar yağar, dünyanın bir yerinde bir kadın altın bir kâseden sıcak şarap içer. ojesi soyulmaya başlamış kırmızı tırnaklarına bakıp ''hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin''* der.
    isn't it romantic?