şükela:  tümü | bugün soru sor
  • eveet, vizeler serimize israil'le devam edelim. gecen sene ingiltere vizesi deneyimimi paylasmistim sozluk ortamina (bkz: ingiltere vizesi/@a lifetime of type ii errors). bu sene israil'le devam ederken de ingiltere vizesindeki gibi bir turk olarak amerika'dan basvurma ile ilgili deneyimim (ama turkiye'den basvurma hakkinda 1-2 lafim da olacak).

    oncelikle, turkiye vatandasiysaniz vize gerekiyor. yesil pasaportu bilemiyorum ama "ay ben amerika'da yasiyorum, green cardim neyim var mecbur mu ki?" diyorsaniz cevap evet, mecbur. israil'in amerika'nin cesitli bolgelerine bakan konsolosluklardan hangisi sizin eyaletinizle ilgileniyorsa oraya basvuruyorsunuz vize icin. diyebilirsiniz ki, e amerikan vatandaslari muaf zaten vizeden, bizim gibi tek tuk eleman basvuruyordur, tak diye alirim. bu mantik ingiltere vizesi icin gecerli dogrusu, harbi tak diye aliyorsunuz. ama -benim de cok gec ogrendigim uzere- israil icin durum bayagi farkli. neden farkli anlatayim. birincisi o konsolosluklarin birincil varolus amaci bize vize vermek degil, kendi vatandaslarina hizmet etmek (dogum sertifikalari, mal mulk isleri, pasaport isleri uzar gider). vatandaslari da az buz degil, ozellikle konsolosluklarin bulundugu buyuk sehirlerde cok cifte vatandas oldugunu soylesem herhalde sasirmazsiniz. onlarin islemlerinin onceligi var, vizeler kenarda dursalar da oluyor. konsolosluklarini mesgul eden ikinci bir grup ise filistinliler. bunlarin bir kismi vatandas, bir kisminin statusu nedir bilmiyorum ama israil'e, filistin'e gitmek istiyorlar. yasal olarak nasil bir kilif uyduruluyor tam anlayabilmis degilim ama yollari israil konsolosluklarindan geciyor. beni de filistinli ogrencilerim uyardi zaten, "3 hafta once yolladim dokumanlari, bugun yarin gelir herhalde" dedigimde "gelmesini sakin bekleme, telefon et, ugras didin, ancak oyle alirsin" dediler. kendilerine tesekkur borclu oldugumu birazdan anlayacaksiniz.

    simdi, turkiye'den basvuruken soyle bir guzellik var. burada (la) 2-3 hafta icinde hallolur diyorlar, istanbul icin beklenen sure israil konsoloslugunun sayfasina gore 5 gun-1 hafta. israil vatandasi ve filistinli turkiye'de cok olmayinca konsolosluk emrinize amade oluyor anlasilan! ben de "hay aklima sicayim" dedim. istanbul'a gidince alsaydim, 1 hafta -hadi olmadi 2 hafta- icinde verseler bile benim icin iyiydi. bu opsiyonun guzelligini farkedince, ve tabii pasaportum olmadan bir yere gidemeyecegimin farkinda olunca dedim bunlara telefon edeyim de vizeli ya da vizesiz pasaportumu yollasinlar bana. iki gunum israil konsolosluguna telefon edip baglandigim eleman telefonu al(a)madigi icin mesaj birakmakla ve bir keresinde de telefon acilip "hah!" dedigimde, "bekleyin" deyip beklemeye alinip beklemenin bir turlu bitmemesi ve toplantim olmasi sebebiyle kapatmak zorunda kalmamla gecti. anladim ki telefonla olacak is degil. bugun sabahtan dayandim kapilarina. dayandim derken, bayagi bir guvenlik kontrolunden sonra (burada bir parantez acayim: aslinda guvenlik kontrolu gibi bir seyler var ama cok yuzeysel. kotu niyetli birini durdurabilir mi bilemedim. danalar gibi guvenlik odulunu amerika istanbul konsolosluguna veriyorum). bir miktar oradan oraya sutlandim, pasaportumu bulamadilar cunku ("oh sictik" dedigim nokta buydu. yok senin pasaport deselerdi hemen ayni binanin 9. katindaki t.c. egitim ateseligine gidip ilk gordugum gorevlinin omzunda aglayacaktim, belki aciyip bana giris belgesi, pasaport falan verirlerdi).

    sonra ufak bir salona alindim, numara alip beklemeye basladim. 4 pencereden 1i vize islemleri icin digerleri vatandas islemleri icindi. sira geldi, iki genc kadin vardi pencerede, dedim boyle boyle, vize henuz yoksa bile verin pasaportumu gideyim. pasaportumu buldular, basvurum zarfindan bile cikmamis 3 haftadir! uzuuuun uzun dokumanlara baktilar, aralarinda dokumanlari gosterip gosterip konustular, teati ettiler. bana da bayagi bir sorular sordular ziyaretle ilgili (ki akademik bir sey, bir de oyle lay lay lom gezmeye gitmeye niyetlensem ne olacakti acaba? israil'in isi siki tutmasi, guvenliginden endise etmesi falan anlasilir da, benim basvurumdan zararsiz oldugum cok barizdi be!). amerika vizesi deneyimlerimden formalite icabi sorulan sorulara, sorudan cok cevrilen geyiklere alisik oldugum icin "annecimmm!" dedim. hatta hicbir vize icin bu kadar kok sokturulmedi bana. "ya tamam, verin pasaportumu, istanbul'dan alicam ben" dedim nazikce. hala "biz bakalim, yarin sizi arayip evet ya da hayir deriz, evetse cuma gelir alirsiniz" diyor. ya ben o kadar yolu (istanbul'daki levent'te, dibimde) niye tepeyim tekrar, isim var gucum var, yok almayayim dedim. 1 gecelik ups yapariz dediler. dedim ben pasaportum olmadan bir yere gitmiyorum, ups bilmemne risk almak istemiyorum ucak 2 gun sonra zaten. iyi o zaman dediler, basvurumun hepsini geri verdiler. tamam, tesekkurler, istanbul daha az yogunmus, oradan alacagim insallah dedim kalkiyorum, ver bakalim bir su basvurunu yine dediler. o noktada cok ikilemde kaldim sevgili dadaslar. seytan dedi, ulan al git ne ugrasiyorsun ama diger seytan da "kizim istanbul'da gezip tozmak varken konsolosluklara mi tasinacaksin?" dedi (ortamda bir de melek olmaliydi sanirim ama ayakta uyuyordu bi$i demedi). yarim saat bekleyin halledelim dedi, ben de "e iyi kotu degilmis, yarim saat ne ki" diye beklemeye koyuldum (sirt cantami asagida lobide alikoyduklari ve de ortamdaki butun dergiler ibranice oldugu icin cok sikildim, elalemin cocuguyla ciiik oynadim oyalanmak icin). bu yarim saatin 3 saate uzamasiyla israil zaman kavraminin (israeli time) turk veya meksika veya bildigim diger milletlerin zaman kavramlarina nazaran bayagi cok esnek oldugunu gormus oldum. bu arada yalniz da degildim, israillisi olsun vize basvurucusu yabanci olsun insanlar hep "ucusum 1/2/3 gun sonra bunu simdi halletmem lazim" gibi seyler soyluyorlardi panik panik. basvurularindan ses cikmayip kapiya dayanangiller cetesi gibiydik. dogrusu su ki, israil biz bu ortadoguda vaha gibiyiz diyerek kendisini ortadogunun diger elementlerinden ayri bir yere koymaya calisiyor olabilir ama mentalite olsun, profesyonellik duzeyi olsun, "musteri" iliskileri olsun, verimlilik olsun tamamen ortadogulu. (verimliligi acmak isterim: iki eleman bana vize cikaracaklar diye iptal oldular, kapattilar pencerelerini kayboldular iceri tarafta saatlerce. bu arada vize icin sadece bir baska kisi vardi, o kudurdu ben kotu hissettim. halbuki penceredekiler basvurulari alan, insanlarla gorusen kisiler olmali, vizeyi cikarma isini bir baskasi yapmali. vatandas islemlerinde de ayni sey var: birisi veya bir aile oturuyor pencerenin onune, belgelerini alip kalkmalari minimum 15 dakika suruyordu.)

    sonunda vizeyi verdiler ama bir de diyor ki "bak sana 15 gunluk vize verdik." goren de diyecek ki 10 senelik cok girisli, her giriste 3 ay kalisli vize verdiler. ispanya bile istemedigim halde 2-3 yillik mi ne vermisti. bir de macaristan cimriydi boyle. aman neyse, ben de israil'den dondukten 1 ay sonra "ah vah cok ozledim yine gitmek istiyorum" diye israil krizlerine girecegimi sanmiyorum. isimi gorup gelirim.

    karsilastirma babinda: ingiltere vizesi: online basvuru+asc'ye parmak izi icin gitmek (her sehirde var) + postayla 1 haftada tak tak, maksimum yarim gun yer. sorgu sual yok. israil vizesi: 3 hafta onceden basvur, hicbir haber alama, konsolosluga git (gidebiliyorsan), 3 saat bekle. telefonlar dahil tum bir gunu yer.

    ama turkiye'de, istanbul'da gerek lokasyon, gerek is yogunlugu(nun azligi) daha rahat ve mesakatsizdir diye dusunuyorum. deneyimi olan yazsin. benim deneyimimden cikacak ders su: amerika'dan gidecekseniz, iki hafta once istanbul'a gidin oradan basvurun, o arada ananizi babanizi esiniz dostunuzu gormus olursunuz hem fena mi? ille de amerika'da olmasi gerekiyorsa: aglamayan cocuga meme vermiyorlar, mumkunse bizzat gidin, hele de postayla halletmek zorundaysaniz asla ve asla son ana birakmayin.

    bence turkiye super cozmus bu isi, havaalaninda x dolar ver, vizeyi al, gec!
  • pasaportunuza isletmek zorunda olmadiginizdan arap ya da israil ile resmi anlamda halen dusman olan ulkelere rahatlikla girip cikmaya devam edebilirsiniz. degil kapidan donmek, vize derdiniz bile olmaz. yani vize almaniza engel teskil eden unsur bu olmaz. ayni sekilde iran vizesi icin de bu yolu kullanabilir ve daha sonra israil'e giris yapabilirsiniz.

    edit: vize basvuru surecinde bu durumu belirtin. pasaportunuzda bu ulkelerin vizelerini kabul etmeyen ulkelere turistik ya da is amacli girebilme ihtimaliniz oldugunu soylediginizde vizeniz pasaportunuzda degil, elinize belge olarak verilecektir. yani israil'e girersen su su ulkelere giremezsin diyenlere inanmayin. ayni sekilde iran'a gidersen israil'e giremezsin diyenlere de inanmayin. hepsine girersiniz. hic farkli yollara kasmayin. pasa pasa vizenizi, normalde pasaportunuzda yapisik olmasi gereken materyalleri belgeleyin, dilediginiz yere gidin.
  • cezayir, libya ve suriye'den vize alamamak demektir. vize türleri ticari bile olsa özellikle bu 3 ülke israil vizesi olan pasaportlara kesinlikle vize vermemektedir.

    çaresi ise basittir, emniyetten pasaport cüzdan bedeli ödenip, emaneten pasaport alınıp, eski pasaport emniyet müdürlüğü bünyesinde emanete bırakılarak istenilen vize başvuruları yapılabilir.
  • bu vizeyi hollanda'da almak isterseniz lahey'deki israil buyukelciligine basvurmaniz icap eder. guvenlik nedeniyle bir cok soruya cevap vermeniz gerekir, ve siki bir ust bas, canta aramasi yaparlar. o yuzden yaniniza evraklar disinda fazla bir sey almayin. evraklariniz eksiksizse birkac saat icinde vizeyi alabilirsiniz. tabi yogunluk durumuna gore degisir, guvenlik kontrolu uzun surebiliyor.

    yalniz vizeyi aldim elimi kolumu sallayarak israile girebilirim demeyin. vize basvurusunda gereken butun belgeler israile girerken yaninizda olsun. eger israil'de ikamet eden birini taniyorsaniz mutlaka telefon numarasini yaninizda bulundurun, kimseyi tanimiyorum israil'de dediginiz zaman killaniyorlar. ha bir de babanizin babasinin ismini sorarlarsa "aa, neydi lan rahmetlinin adi" diye duraksamayin * *, ben ettim siz etmeyin. akademik konferansa gitmeme, butun belgelerim tam olmasina ragmen tel-aviv havaalaninda gecenin ikisinden sabahin dordune kadar dort ayri kisi tarafindan sorguya cekildim. sirf turk oldugum icin ayrimcilik yapiyorlar diye dusunmeyin, ispanyol, fransiz ve alman vatandasi arkadaslar da benim kadar olmasa da benzer sorgulamalara maruz kalmislar. ama bazisi varis havaalaninda degil de ucagin kalktigi havaalaninda sorgulanmis, boyle de sasirtmacli bir guvenlik olayi var.
  • esas sorun vizeyi alması değil, hatta gidip ülkeye girmek de değildir. bütün mevzu çıkmaktadır. adamlar resmen ülkeden çıkarken size yeni bir prosedürü işletiyorlar. bir tür çıkış vizesi. bu pakette üstünüzün başınızın ve eşyalarınızdaki kumaşların özel aletlerle testlerden geçirilmesi, bütün elektronik eşyalarınızın pillerine kadar sökülüp ayrı scannerlardan geçmesi, muhtemelen işi "sorgulamak" olan bir insan ziyaretinizin kısa bir özetini geçmek gibi varyeteler var. bunları aştıktan sonra ülkeden çıkmanıza izin veriliyor ancak.
  • istanbulda tahmin ettiğimden çok daha kolay alabildiğim vizedir. bahsedilen güvenlik noktalarından geçtikten sonra görevli sizinle asansöre biner ve yukarı çıkarır, zira görevlinin kartı okutulmadan asansörün israil konsolosluğunun bulunduğu katta durması imkansızdır. yukarıda son bir kontrolden geçtikten sonra türkçe bilmeyen ingilizcesi de pek iyi olmayan bir adama camın arkasından derdinizi anlatırsınız, uygun görürse sizi vize bölümüne alır. vize bölümünde çay partisindeymiş izlenimini veren 2 türk bayan bayandan biri , benim dikkat çekme çabalarım üzerine yerine gelip evraklarımı gördüğünde "tamam 5 gün sonra gel al vizeni, yalnız öğrenci belgesi yok burda" demesinin arkasına onu da fax çekersin bir ara, gidebilirsin diyerek beni 'bu kadar kolay mıydı?!' düşüncelerine sevk etmiştir.
    5 gün sonra gerçekten de vizem hazırdı. vize aşamasında hiç bir zorluk çekmemiştim; fakat 'bu kadar kolay mıydı' cümlesi tel aviv havaalanında bir güzel ağzıma tıkıldı. akademik konferansa katılım belgem, öğrenci belgem, gidiş dönüş biletim, karşılayan israilli tanıdık bile mevcutken 3 ayrı kişinin sorgusuyla babaannemin dedemin isimleri bile soruldu, ve sağolsunlar 1 saate yakın geçen sorgulama periyodunun arkasına ülkelerine buyur etmeyi uygun gördüler, kendilerine teşekkürlerimi sunarım. gideceğimiz yere vardığımızda konusu açılınca şikayet etmemin üzerine şaşıran koordinatör ise durumu anlayamamış, hatta gerekli güvenlik birimlerine pasaport numaralarımızı verdiklerini ve sorun çıkmamasını rica ettiklerini belirtmişti, sanırım sorun çıkmayan hali böyle oluyor. grubumuzdaki bayanların sorgusunun 30 saniyeyi geçmemesiyle de ayrıca pozitif ayrımcılık uygulandığına da şahit olmuşumdur.
  • pasaportumdaki ilk vize olacak olmasina ragmen, istanbul'daki konsolosluktan finansal bir belge gostermeden (hmm sadece 1 tapu vardi evet) davet mektubuyla kolayca aldigim vizedir. hatta o donem film festivali yapiliyordu, calisan kadinlar aa bak mutlaka ona da git diye tembihlemislerdi. ama hayatimda gordugum hapishaneye en yakin olusumdu bu konsolosluk.
  • basvuran her 500.kisiye eilat kiyilarinda 2 gece ucretsiz konaklama konsolosluk tarafindan saglanmakta.

    hazir deginmisken, ucreti 10 eurodur.
  • bir nanesi olmayan vizedir.. hatta dendigi gibi mulakata gitmeye gerek bile yoktur, zaten esas mulakat ulkeden cikista yapilmaktadir. elbette, ulkeye girerken ulkeden cikmayacak gibi bir tipiniz varsa giriste bile baslayabilir bu mulakat.

    velhasil kelam, 3 gunluk isim icabi 3 aylik aldigim vizedir. shalom diyen dilim lâl olaydi!
  • israil'de alması türkiye'de almasından daha zor olan vize.arz talep meselesinden olsa gerek.