şükela:  tümü | bugün
  • eski iran dini, platon, yeni platonculuk, tasavvuf, sünnîlik ve şiîlikle ilgili inançlarla ilişkilendirilegelmiştir. şihabettin sühreverdi'nin bu düşüncelerine "işrakiye" demesinin nedeni, tasavvufla ilgili seziyi güneşe benzetmesidir. nasıl güneş ışığıyla eşyaların varlığını ortaya çıkarırsa, tasavvufî sezi de eşyayı akıllara esinleterek çıkarır. asıl olan ve bütün evrenin kendisinden oluştuğu mahiyet için dört bölüm göstermiştir: bu mahiyet "nûr" ya da "zûlmet"tir. bu ikisinden her biri ya "cevher" ya da "araz"dır. nur, nefisler ve akılları içine alır. bu nûrun da dereceleri vardır. en üstün nûr, "nûrların nûru" manasına gelen "nûr-ül envar"dır (aynı zamanda nûr-i mukaddes, nûr-i muhit, nûr-i a'zam gibi isimlerle de anılır). bu nûr bütün bütün nûrların kökeni ve kaynağıdır. tamdır, ötesinde bir şey yoktur. nedenlerin nedeni, her şeyin başlangıcıdır.
  • nûrların nûrundan, doğrudan doğruya sadece bir nûr doğmuştur. bu en yakın nûrdan,`feleklerin feleği olan bir felek ile ikinci tek nûr meydana gelir. bu nûrdan da ikinci nûr ve ikinci felek, bundan da üçüncü nûr ve üçüncü felek, nihayetinde ise sekizinci nûrdan dokuzuncu nûr ve dokuzuncu felek türer. bu dokuzuncu dünyayı çevreler ve insan kalbi ve beynine nûr saçar; eşyanın anlaşılmasını kolaylaştırır.
  • şihabettin sühreverdi'nin bu kuramı farabî ve ibnî sina'nın hepsi tanrısal feyizden çıkan ve sonuncusuna "faal akıl" denilen on aklın (ukûl-i aşere) ile ilgili kuramının aynıdır. sühreverdi'ye göre güneş, yıldız ve ateş gibi arazî nûr, duygularla anlaşılan aydınlıklar ve ışıklardır. karanlık, cisimlerden, yani gösterilen ve arazların yeri olan eşyadan ibarettir. sühreverdi bu araza "berzah" adını verir.
  • (bkz: irsaliye)
  • zerdüştlük inancını çağrıştıran bir tasavvufi ekol. bu inanışa göre allah aydınlıkların aydınlığıdır. hadi biz ona ana ışık kaynağı diyelim. diğer her şey de onun tayflarıdır. insan ruhunun tanrı tarafından üflendiği düşüncesi ile de, vahdet i vücut ile de paralellikler çıkarabilirsiniz. ya da mevlana'nın ney hakkındaki kasidesinden de anlaşılacağı üzere sazlıktan koparılmış bir kamış (ney) gibi allah'tan ayrı kalmanın elemleri ile inleyen insan metaforu ile de bağlantılar kurulabilir. aslında özünde birdir her şey di mi cevat abi?

    ha bir de ışıkçılık, aydınlanma derken, (bkz: illuminati)
  • halil cibran'ın dahil olduğu ekoldür de aynı zamanda.
  • hikmeti temel alan sühreverdi’nin görüşleriyle şekillenmiş düşünce biçimidir. taraftarları, bilgilenme tarzımızı yukarıdan gelme (ilahi) bir aydınlanma olarak tasavvur ederler.
  • buradaki on nur ile sephirot benzerliği ilginçtir. inzal ve miraç, tzimtzum ve tiqqun benzerliği filan bunlar hep hoş şeylerdir. şüphesiz ki doğru bakabilene buralarda nice ibretler vardır.