*

şükela:  tümü | bugün
  • -oğlum verem mi bi gül?
    - a be almaz misin be güzele bi çiçek?
    diyen ısrarcı, adeta alacaklı gibi davranan teyzeye karşı argümanlar.
    "alerjim var yaklaştırma onu bana" deyip, namaz kılan kadının tekbir getirmesi gibi avuç içlerim teyzeye bakacak şekilde yöneliyorum ve teyzenin göz bebeklerindeki büyüme akabinde iletildi raporu ve olay yerinden olaysız bir şekilde uzaklaşmasıyla nabzım normale dönüyor adrenalin seviyem olağan seviyesine indirgeniyor.
  • ben cevap vermiyorum gidiyorlar.
  • kan kardeşle yolda yürüyorum. sarışın, parlak çocuk tamam da, neyse...

    deyze beybi yanaştı, abim vereyim bi gül falan. teyze dedim bu herifin neresine gül alayım? baktı bi, ha doğru dedi. devam etti.

    ne içtiyse artık o gün.
  • - biz evliyiz.
  • yaş farkımız olan bir eski sevgilim amcam olduğunu söyleyerek gönderirdi çiçekçileri.
  • bununla ilgili bulduğum muhteşem bir yöntem var. anlatayım da çiçekçi ve falcıları nasıl eli kolu bağlı bırakıyorum size de trick olsun.

    çok samimi olduğum bir kız arkadaşım var. ne zaman istanbula gitsem bakırköy sahilde turluyoruz. ben istanbulu çok bilmiyorum cadde ismi söyleyemeyeceğim fakat anlattığımda mutlaka neresi olduğunu anlayacaksınız. bakırköy meydandan sahile doğru sallanıyorsunuz ve üst geçidi buluyorsunuz. o merdivenleri arşın arşın, nefes nefese tırmanıp sahile inmenin ve oradaki güzel esintinin keyfini çıkaracağınız anda tam merdivenin dibinde gizlenmiş çiçekçi, aynı zamanda falcı bacıları trafik polisine yakalanır gibi dibinizde buluyorsunuz. ben de o lanet birkaç dakikaya yakalandım. yanımdaki arkadaşım bu sevgili yakıştırması dolu ısrardan kaçmak şöyle bir dursun yok teyze bile diyemiyor. naif kız. ağzını açmadan kuş gibi elindeki pörsük morarmış gülü geri vermeye çalışıyor. araya giriyorum hemen. teyze geri almazsan para vermeyip alıp götürürüm. teyze bunu yemez. teyze kontratak ile nafile ileri koşmaya ilhan'ı topla buluşturma derdinde. giriyor lafa; tosun gibisin maşallah nazar değmesin, şu kıza bir gül almayacaksan yazıklar olsun. hadi diyorum arkadaşıma umursamaz tavrım ikna edilir gibi görmeyince o gülü tepe tepe geri almak zorunda kalıyor.

    fakat ben bunları yaşadıktan sonra bir çözüm buldum. her seferinde merdiven dibinde bu teyzelere yakalanmak can sıkıcı. o yüzden bakırköy sahilde üst geçidi geçtiğimiz sırada arkadaşımı önden gönderiyorum. 6 7 adım arkasından ben. potansiyel müşteri portföyünden böylece sıyrılmış oluyoruz. bir iki uzaktan sözlü denemeden başka kıza ilişmiyorlar.

    bir nevi antivirüs taktigi.
  • teyze, amca, abi, kardeş farketmez, yeterince ısrarcı bir çiçekçiyse herhangi yöntemi yoktur. söylediğiniz bir şeyin üzerine uzaklaştıysa, "almayacağım" derseniz de uzaklaşacaktır. ısrar etme niyetiyle geldiyse, ne derseniz deyin savsaklanamazlar...

    biliyoruz da konuşuyoruz.
  • savsaklama değildir o, savmadır.

    yapman gereken şeyler, iş, görev vb savsaklanır; bela, kurtulunmak istenen vb şeyler baştan savılır.

    edit: başlık taşınmadan önce savsaklama idi.

    tarafımca böyle uygulanan savma yöntemi.
  • savsaklamak: ihmal etmek (tdk)

    savmak: sıkıcı bir durumu geçirmek, atlatmak, savuşturmak, defetmek (tdk)

    çiçekçi teyzeleri "ihmal etmeyiniz".

    ama çiçek istemiyorsanız, başınızdan "savabilirsiniz" tabi, o ayrı.
  • "ölü bitkilerin genital organlarına para veremem" teyze.