• ulak'ı neredeyse üç yıl gibi bir sürede kotararak bizi bekleten çağan ırmak'ın yeni filmi. hızlı oldu umarım iyi de olur ve bizi de hem az bekletmiş hem çok sevindirmiş olur.
  • bugüne dek çevremde bazı işlerini sevmeyenlerine rastlamama rağmen (özellikle ilk tv filmlerini ve ulak'ı sevmeyenler çoktur) yaptığı her işi çok sevdiğim, pek çok kişinin aksine son filmi ulak'a bayıldığım, hatta "içindeki çocuğu öldürmeyenler sevebilir bu filmi. sevmeyenler şehir yaşantısında içlerindeki çocuğu öldürdükleri için sevmiyorlar, hıh" diye ukalalık ettiğim çağan ırmak'ın son filmi.

    fragmanını bu akşam atlas sineması'nda ferzan'ın filminin önünde izledim. bir kez daha çağan irmak'a taptığımı farkettim (işim gereği son 2 aydır defalarca filmin muhabbetini yaptığımız için filmi merak ediyordum, çok seveceğimi filan biliyordum, ama fragmanı izleyince her şey daha da belirginleşti)
    eve gelip sitesinde biraz dolanınca, fragmanı bir kaç tur daha izleyince, konusunu filan okuyunca resmen sanki çağan ırmak beni tanıyormuş da (hava atmak gibi olmasın ama çok azıcıkbir tanışmamız var evet, selamlaşacak kadar :) ama bu öyle değil, sanki benim her bok özelliğimi içimi dışımı biliyormuş da) benim için, beni en etkileyecek filmi bulup yapıyormuş gibi... sürekli ama. babam ve oğlum'un da öyle bir yanı vardı, ulak'ın da, bunun da...

    diyor ki mesela sitesinde filmi anlatırken, "modern hayatın yalnızlaştırdığı insanlar; eski şarkılar, yemekler, ve aşk..." erkek karakterin aşkı bulmadan önceki hayatı... offf vs vs...
    sanırım kendimi kaybettim yine. yarın sabah basın gösterimi var ve sanırım bu inanılmaz yoğunluğa rağmen, cuma gününü bekleyemeyeceğim ve sabah basın gösterimine gideceğim...

    i love u çağan, i love u çağan!!!