şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
8620 entry daha
  • bu gece tüm gerginliğimi alabilirdin, yalan yok.

    dikmen yokuşlarından inince vapur iskelesine düşüyormuş gibi yolumuz sanki, her gün kötüledik, her gün arkandan sövdük. 2003 yılının bir ankara akşamıydı herhalde. artık görüşmediğimiz bir aile dostunun çok da teatral olmayan sesinden salladık ilk defa (ya da ben öyle hatırlıyorum, mühim değil): "ulan istanbul sen misin, senin mi bu eller, ulan bu gemiler senin gemilerin mi!" (bkz: istanbul ağrısı) (o zamanlar birader mırç kimdi bilmiyorduk, tabi.) sonra bir vakit geldi - ki hala haydarpaşaya trenle inilen zamanlardı. bir ankaralı -yani bir duraktan dolmuş gibi kalkmanın en kıdemli çocuğu- olarak arka koltukta unutulmuşluğun ne demek olduğunu kadıköy sahile varınca anladım. ilk kez moda kayalıklarda sevgilimin mırıldanışında hissettim "terliklerimle geldim sana" cümlesinin ağırlığını. o zaman gitar çalanımız yoktu hem de. telefon falan hak getire. bir çıplak sese ne kadar yakışırsa, o kadar bağıra bağıra söylüyorduk en sunturlu şarkıları. kafanı hangi çatının altına sokacağını bilmeden gece yarısını etmek o kadar da korkutucu bir his değilmiş, diye düşündüğümü hatırlıyorum. ankara kurtuluştan, dede efendiden çıkmışız da on paraya sakarya'da içip eve dönecekmişiz gibi. bir tür teslimiyet bu. artık o şehrin kanına karışıp, kalple ciğer arasında istediğin yere konabilecekmişsin gibi.

    o gecenin üstünden yıllar geçti. sevgilimin şimdi dünyalar tatlısı bir kızı var. dede efendi'deki evi yıktılar. sanırım bir daha hiç dolmuşa binip de kadıköy'e inmedim. bir daha birader mırç ve diğerleriyle sokaklarında mohikanlar gibi ateşler yakamadık. aynı istanbul'u bulamayışımdandır sövmelerim yani. keşke şuradan bir dolmuş kalksa, arka koltukta tek başıma ve hatta terliklerimle gelsem sana..
  • ekonomi ve iş araştırmaları merkezi inrix'in raporuna göre, dünyada en çok trafik sıkışıklığı olan kentler listesinde kolombiya'nın başkenti bogota'yı da geride bırakarak moskova'nın ardından dünya ikinciliğine kavuşan şehir.

    https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-47211181
  • gelip, görüp, şu an bayılarak ankara'ya döndüğüm şehir.

    sabah üsküdar'da kız kulesi'ne baka baka türk kahvesi içtim, akabinde pek muhterem ve bir o kadar da güzel bir arkadaşım geldi, vapura bindik, martılara cicibebe attık, yavrularımın kursağı simitten başka birşey gördü. akabinde karşıya geçtik, beşiktaş, ortaköy falan derken yedik tüm günü. güzeldi, harbiden çok güzeldi.

    akşam kalacağım yere giderken zincirlikuyu'dan metrobüse binerken insanların üstüste çıktıklarını gördüm. biri üzerime çıkmaya çalıştı, omuz attı, düştü gerizekalı. dönüp baktığımda cıkcıklıyordu en son. 1 günde sinirlerimi bozacak tek gelişme bu oldu.

    şunu da belirtmeden geçmeyeyim, sezar'ın hakkını sezar'a verelim. senelerce bir ankaralı olarak istanbul güzellemesi yapanlara küreksiz dalasım gelirdi. ama haklılarmış. çok haklılarmış.

    güzelsin istanbul. hem de çok.
26 entry daha