şükela:  tümü | bugün
  • calismalarini alman lisesi'nin aula'sinda surduren, sozlukte anilmak istenen koro. haklarinda daha fazla bilgi, edinildikce eklenecektir.
  • profesyonelce is cikaran amator bir korodur; repertuarinda mozart requiem gibi gayet haysiyetli eserler vardir. duzenli olarak konserler vermektedir, konserleri ucretsizdir. adinin avrupa korosu olma nedeni, koro elemanlarinin cogunlugunu bilumum avrupa ulkelerinin vatandaslarinin olusturmasindandir, haliyle bir miktar turk de vardir aralarinda.
  • bu sene geçmişten günümüze mozart ve çeşitli rock parçalarıyla karşımıza çıkacak olan, geçen sene bizans ilahileri söylemiş olan koro
  • yetmis küsürlü yillarda istanbulda cani çok sikilan yabancilar tarafindan kurulan sonra aradan yillar geçtikçe türklerin istilasina ugramis olan ve su an %50 lik bir oranda kitlenmis olan istanbulun en büyük korolarindan -zaten kaç tane var ki- biri.
    her sene iki konser dönemi olan bu nacizane koro bi iki donemde de çogunlukla klasik müzüün degisik örneklerini sergilemek üzere zaman zaman degisik repertuarlarla -rock'n roll jazz pop vs.- da karsimiza cikabilmektedir. konserleri genelde moda assomption kilisesinde ve harbiye st.esprit'de -ücretsiz- olmaktadir.
    bu koro repertuarlari ve konserleriyle oldugu kadar koro içi iliskileri ve dedikodulariyla da ünlüdür.
  • 2004 yılında w. a. mozartin kv427 great mass eserini (bkz: mozart buyuk missa) türkiyede ilk kez seslendirmeye cüret etmiş, yakin zamanda da dvorak'in stabat mater op. 58 eserini (bkz: dvorak stabat mater) istanbul devlet senfoni orkestrasi ile birlikte akmde seslendirme planlari yapmakta olan amatör koro. kırk çeşit milletten şarkıcının bulunduğu koroya biraz müzik kulağı ve şarkı söyleme hevesi olan herkes kabul edilmektedir. pek cok kültürel etkinlikte oldugu gibi istanbul avrupa korosunda da erkek azlığı cekilmektedir. soprano ve altolar sandalye sayısının yüzde yetmisbeşine sahipken, tenor ve baslarin toplamı ancak yüzde yirmibeşi bulmaktadır. provalar her sali aksami 7de ve ayda bir kez cumartesi tam gün olmak üzere alman lisesinin aulasinda yapilmaktadir. eylul ve ocak aylarindaki provalardan hemen sonra yeni hevesliler secmelere katilip seslerini ve kulaklarini deneyebilmektedirler.
  • sürekli gelisen internet sitesi ile eserler, besteciler, solistler, konser mekanlari, tatil köyleri, iskender yenilebilecek en iyi on yer gibi bircok farkli konuda ayrintili bilgi, fotograf, midi dosyasi, wav uzantısı, tarçınlı kurabiye ve muzlu süt sunan koro ya da "hepbir ağızdan şarkı söyleyen insanlar topluluğu".
    (bkz: kakafoni)
    (bkz: istanbul avrupa oda korosu)
  • akm'de istanbul senfoni orkestrası ile beraber dvorak'ın stabat mater'ini hem türkiye'de orkestrayla ilk olarak hem de büyük başarıyla seslendiren, iyi eleştirilere ve namütevazi övgülere maruz kalan, üyelerinin artik sokakta tanınmadan yürümekte zorluk çektikleri koro
  • 21 kasım 2004 ' te cemal reşit rey'de mistik müzik festivali kapsaminda sahne alarak vivaldi gloria basta olmak üzere birçok mistik müzik eserini başarıyla yorumlaması muhtemel polihumanik organizma.
  • eksi sozluk haber ajansi muhabiri nitro, 10 haziran 2005 20:30'da st esprit katedrali'nde istanbul avrupa korosunun verdigi ilk bahar konserinden bildiriyor:

    belki de ilk kez birine gittigim icin muhtesem gelmis olabilir ama katedralin ozellikle ici tek kelime ile superdi, fotoraf makinesi goturmeyen kafama.. onundeki avluya girdigimde dikkatimi ceken ilk sey bir cok degisik insan tipinin olmasiydi. ozellikle ingiliz yabanci sayisi dikkat cekiciydi. biraz geride konuslanmis olmama ragmen koroya karsi olan gorus alanim da-herne kadar miyop biri olarak yuzleri tam secemesem de- oldukca iyiydi. koro yanlis saymadiysam 5 sirada 20ser kisiden 100 kisi civarindaydi. 5 dakika rotarla baslayan konser, katedral'in de havasi ile ilk anda resmen butun tuylerimi diken diken etmeyi bildi. korodaki herkes belli ki cok heycanliydi. lakin sesinin ara ara catlamasindan kelli iclerinde sanirim en heycanlisi hem turkce, hem ingilizce acilis konusmasini yapan kisiydi.

    bazi olumsuzluklar da olmadi degil. mesela oturdugumuz siralar gercekten uyusturucu etki yaratti bazi bolgelerimde ki dinleti bittikten sonra 1 saat filan kendime gelemedim. 2 kisi yanimda konser boyunca elindeki cep telefonu ile pitir pitir msglasan kizin ustune ucup, kafasina telefonunu cakmak da istedim, hayir istemedim desem yalan olur. onun disinda ilk basta yanimda oturan bir erkek, bir kizdan, kizin daha 15.dk de bidibidi yapmasi da sinir bozucuydu, neyse ki 20. dk'da gittiler.

    cosi fan tutte zirvesi'nde dikkatimizi cekmis olan alkis cetesi neyse ki burda yoktu. burdan emniyete bu ceteyi cokerttikleri icin tesekkur ediyorum eheh. bir komik goruntuyu de ilk sarkinin son sarki olarak tekrar soylenmesinden once kopan alkis tufani sirasinda, konserin bittigini sanip ceketlerini giyenlerin suratlari olusturdu. kimisi caktirmadan hemencecik tekrardan ceketlerini cikartti kimisi de pek bozuntuya vermedi. konserin 55dk gibi kisa bir sure surmesi de pek iyi olmadi aslinda daha uzun olmasini dilerdim ama saydigim bazi gerizekali insanlara buyuk ihtimalle bu 55dk, 3 saat gibi filan gelmistir.

    konser sonunda cikista quill'i tebrik etmek icin beklerken kulak misafiri oldugum iki italyan ise bana bunlarin yaslandikca daha bir agir konusma egilimine girdiklerini gosterdi, umut doldum filan. o sirada, donup yanlarina gelen iki kisiyle de fransizca konusmaya baslamalarini kiskanmadim desem yalan olur.

    ozetle kendimi ortacag'da bir rpg oyunun* icindeymis gibi hissettiren bu konserin tekrari yarin 20:30'da moda'da. bu tur seylerden hoslaniyor ve acaba gitsem mi gitmesem mi diye suruncemede kaldiysaniz, benim tavsiyem kacirmayin gidin, begenmesseniz gelin beni dovun olur eheh. son olarak bu firsati bana yarattigi icin quill'e bir kez daha tesekkurler.*

    (bkz: bu da boyle bir animdir)