şükela:  tümü | bugün
  • bu yıl 16.sı düzenlenmekte olan bienali görmek için sabırsızlanıyorum.
    7. kıta temasıyla bir sorumluluk projesi niteliğindeki etkinlik, 10 kasıma kadar istanbul’un çeşitli adreslerinde ücretsiz olarak sanatseverleri bekliyor olacakmış.
  • bu yıl 16.sı düzenlenmekte olan bienali görmek için sabırsızlanıyorum.
    7. kıta temasıyla bir sorumluluk projesi niteliğindeki etkinlik, 10 kasıma kadar istanbul’un çeşitli adreslerinde ücretsiz olarak sanatseverleri bekliyor olacakmış.

    edit: büyükada’daki bienalleri bizzat gidip gördüm. izlenimlerim ise şöyle:

    büyükada’da birbirine yürüme mesafesinde toplam 5 tane bienal alanı mevcut. bienallerde sergilenen eserlerin güzel birer açıklaması yanlarına konulmuş. bilgilendirici bulduğum ve bulmadığım eserler mevcuttu.

    ben bu 5 bienal arasında en çok, hale tenger’in taş mektepte hazırladığı eserini sevdim.

    eserin adı “suret, zuhur, tezahür” idi. taş mektep’in bağçesine yerleştirilmiş obsidyen taşları(tarihöncesi dönemde ayna olarak kullanılırmış) kişiyi içgörüye davet ediyordu.

    eseriyle aynı ismi taşıyan şiirinin seslendirmesi ile de zenginleştirilmişti. şiirde bitkilerin verimini arttırmak için kullanılan “bilezik alma” yöntemini eleştiriyordu.

    nedir “bilezik alma”?
    öncelikle bir ağacın ana dallarından birkaçının dış tabakası, yani kabuğu soyuluyor. efendim böylece, uclardan köklere besin götüren borucuklar uzaklaştırılmış oluyor. köklerden uclara besin götüren borucuklar ise dalların merkezlerinde bulunduğu için zarar görmüyor. elbette bu işlemin bitkinin kökleri için ne denli zararlı bir işlem olduğunu söylememe gerek yok.

    her canlının bir ruhu olduğuna inancı olan bir insan olarak hale hanımı tebrik ediyorum.
  • mavi gezegenin kirleten çöpleri anlatan sergiler.

    maalesef bienale şu videodaki arkadaş neden çağrılmadı? sahte poşet adamla basın önüne çıkmakla olmuyor bianel efendi. bu toprakların öz hakiki naylon adamları var, onları çağırsana.