şükela:  tümü | bugün
899 entry daha
  • şimdi bu okulun 3 tane kampüsü vardı, yerleri beleş; devletin kalkındarmak istediği bölgelere verdiği yerlere kurulu; oralar nereler bakalım; dolapdere, kuştepe, silahtar.

    dolapdere kampüsü : girişinde otopark var, hukuk fakültesi demirbaşıydı sağlık myo moda falan da vardı, matematik bölümü de burada. neyse buradaki hukuk ısrarla, bu ısrarı anlamıyorum ( dolapderenin kira süresi dolmuşsa bilemem ama hukuk 4 yıl önce de taşınıyordu dolapdereden ) santrale taşınmaya çalışıyor, şimdi bu kampüs dolapdereye hukuk bölümüyle toplumsal olarak çoğu konuda yardımcı oldu, aslında sınıfları yemekhanesi bahçesi kütüphanesi gayet güzel bir kampüs, beni rahatsız eden shuttledan indikten sonra dolu bir otoparkın araçların girip çıktığı yerden aradan geçe geçe girişe gitmeye çalışmak bu kadar.

    kuştepe kampüsü: santralde tanıtımda pek buradan bahsetmezler ama hazırlık okuyacak herkes buraya gider ( mimarlık ayrı sanırım ) kuştepe lanet bir yer dolapdere kendisini çok mahalle ile temas etmediği için izole etmiş olsa da, kuştepenin sakinleri, öğrencileri giriş çıkışta bile gözleriyle bile taciz ederler. otopark olmadığı için, arabalı berkecan ve pelinsularımız bu otopark olmayışından çok müzdariptir. beni çok etkilemedi çünkü kampüse direk girişine bırakıyor shuttle ve yine bahçesi spor salonu yemekhanesi sınıfları kütüphanesi güzel bir kampüs, beni rahatsız etmiyordu.

    santral kampüsü; diğer kampüslere göre cennet, bilgilinin en avrupa yakasındaki en sevdiği yerlerden biridir, hatta çevreden gelen haftasonu ailesiyle vakit geçirenler de vardır. çok anlatmicam kampüsü. çevresi benim gördüğüm 5 yılda bütün evler kentsel dönüşümle yenilenmiş sıfır dairelere öğrenciler hatta hocalar yerleşmiş ve halkı artan kiralarla ( toprak sahibi olup dönüşümden ev sahibi olan sonradan görme ve aç gözlü müteahhitlerin kafasına göre fiyatlar) oradan postalamışlardır. böylelikle yol üstü eski iş yerleri, saçma salak kafelere ve restaurantlara dönüşmüştür, halkı fiyatlarla oradan göndermek kalkınma değildir. mr peter da filtre kahveye 15 tl veriyorlar orada oturanlar artık.

    neyse şimdi bütün bahçeli kampüsleri ben bilgiyi tercih ediceklere örnek gösterirdim, bilgi diğerlerinden farklıdır öğrenciye kampüs havasını bir şekilde hissettirir butik plaza ünisi değildir derdim.

    şimdi okul son 3-4 yıldır belki daha önceden de başlamıştır ben bilmiyorum, baya kötü yönetiliyor ve ticari kaygısı acayip artmış durumda. bu son plaza kampüs ise koca bir saçmalık. bunu yapmaya çok meraklılarsa hukuk fakültesini direk oraya alsınlar, bu kadar basit, bu kadar. ama acayip bir ısrar var hukuk fakültesini santrale almak için cidden anlayamıyorum. iletişimi göndermek ise yediği kaba sıçmaktır, çünkü iletişimde artık daha alt sıralardan tercih edilip sektöre yetenekli yaratıcı birey ihtiyacını karşılayan üni olmayacak ve hocaları da bu durumdan rahatsız olup tek tek uzaklaşacak, siz sadece öğrencileri değil iletişim fakültesi hocalarını da biraz oraya zor gönderirsiniz, ve o hocalar gayet de bundan rahatsız olup teker teker bırakırlar. böylelikle bilginin üst sıralarda gözüktüğü iletişim fakültesi de oralardan inicektir. elde bir tek hukuk ve mimarlık ve bir kaç işletme fakültesi bölümleri kalacaktır. diğer tüm bölümler çöptür evet çöp hele mühendisliği falan uzak durun.

    bu kampüs değişikliği de çok büyük saçmalık ve butik plaza kampüs bilginin değerlerine ve diğer kampüslerine uymayan bir durum, son ders kayıt randevu sistemi faciasından sonra ben rektör vekiline mail attığımda, cevap olarak durumun en öncelikli sorun olduğunu ve mağduriyeti gidermek için çalıştıklarını ve özür dilediğini ilettiler. şimdi bu sorunla artık iyice kriz bir durum var, ama bence çok önemsemicekler, rektör değişse de mütevelli heyeti ve öğrenci destek merkezinde çalışanlar yıllardır aynı insanlar ve bu kötüye giden süreci durdurmaya düzeltmeye çalışmadılar ve umursamıyorlar. okulum adına üzülüyorum. ama bu sene sonunda ilişkim kesileceği için de bu kötü durumdan kurtulduğum için seviniyorum.
  • çoğu bölümün derslerinin plaza denen saçma sapan yere taşınması, en azından bilgi üniversitesi paydaşları açısından, oldu bittiye getirilerek kapatılamayacak kadar ciddi bir konudur.

    öncelikle bu konuyu, etik ve usul açısından ele almak lazım. reklam bile yapabildiklerine göre, şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki vakıf üniversiteleri ticari kurumlardır. para karşılığı, olanak satarlar. bu olanakların içine eğitim kalitesi, iş bağlantıları, yurt dışı anlaşmaları ve akla gelebilecek birçok girer.

    bunun yanında, elbette eğitimin yapılacağı alan, yani kampüs de bahsettiğimiz olanakların içine girer.

    tercih dönemi, tüm üniversiteler kendi stratejilerine göre okullarının tanıtımlarını yapıp, imkanlarını öğrenciye satmaya çalışırlar. bu sadece vakıf üniversitelerine has bir durum değildir. devlet üniversiteleri de tanıtım yaparlar ve imkanlarını sunup, en başarılı öğrencileri toplamaya çalışırlar.

    ortada adil bir rekabet oluşması isteniyorsa, tüm üniversiteler mevcut olanaklarını, okulu tercih etmiş veya yeni edecek öğrencilere doğru bir şekilde sunmalıdır. sunmalıdır ki bu insanlar kararlarını ona göre versin.

    işte bilgi üniversitesi'nin kalkıştığı iş ile alakalı sorun burada başlıyor. bu üniversite, 2 ay önce okulun santral kampüsünde tanıtım günleri düzenliyor, tanıtım günlerinde kampüsün güzelliğini kullanıyor. tüm bunlar olurken ortada çoğu dersin başka bir binaya taşınacağı ile ilgili bir bilgilendirme yok. sadece ihtiyaca göre bazı büyük lab derslerinin taşınabileceği söylenmiş.

    okul 18 temmuz'da, kampüslerin adını da gösteren bir tanıtım filmi yayınlıyor, burada yine ek binanın ismi cismi yok.

    tercih dönemi kapanıp bitiyor, bilgi'yi seçecek öğrenci seçiyor. öğrenciler, derslerinin yeni bir binaya taşındığını, okulun açılmasına 12 gün kala, ders programları açıklandığında öğreniyor. resmi açıklama ise saatler sonra geliyor.

    yeni bina okula 4 dakika uzaklıktadır, görüntüsü çirkindir vs bunlar başka şeyler. burada sorun öncelilkle öğrencinin düşürüldüğü durumdur, öğrenciye yaklaşım tarzıdır.

    resmi açıklamada ek olarak ''santralistanbul kampüsü’nde öğretim vermekte olan programların ortalama %23 ile %34 oranları arasında ders saati yeni binamıza aktarılmıştır. herhangi bir programın tamamen yeni binaya taşınması söz konusu değildir!'' şeklinde bir ifade geçmektedir ki, bu ifade de gerçekleri yansıtmamaktadır. zira özellikle iletişim fakültesi'ndeki bölümlerin derslerinin %50'sinden fazlası buraya taşınmıştır.

    kampüse göre ders dağılımında bile adaletli davranılmamıştır. santral kampüsüne daha bu yıl taşınan hukuk fakültesine ait tek tük ders ek binaya verilmiştir, bunun yanı sıra yıllardır santral kampüsünde bulunan bölümlerin çoğu dersi ek binada olacaktır.

    okul, öğrencilerin başka bir binaya atılmasını ''kapasitemiz'' yetersiz şeklinde rasyonalize etmeye çalışmıştır. bu da manasızdır, çünkü kapasite yetersizse bunun çözümü yeni başka binalar kurmak değil, öğrenci kontenjanlarını azaltmaktır.öğrenci kontenjanlarının azaltılması hem eğitim kalitesini yükseltir, hem de kampüslerin üzerindeki yükü alır.

    bilgi üniversitesi, kuruluşu itibariyle sosyal bilimler temelli bir okulken, mühendislik gibi kendi alanı dışında maceralara yelken açmış, bu fakülteleri de santral kampüsüne doluşturmuş ve okulun yıllar içinde kapasitesinden fazla kalabalıklaşmasına göz yummuştur. bunun bedelini de ek bina kararıyla yine öğrenciye ödetmiştir.

    buraya kadar ne olduğundan bahsettim, bundan sonra ne olmalı veya ne olmalıydıdan bahsedeceğim. ve burada da farazi 2 yol, yön sunacağım.

    1. bilgi üniversitesi sosyal bilimler temelli bir okul, kendini bu alanda ön plana çıkartarak en azından türkiye içinde referans alabileceği koç, sabancı, bilkent'e yakın bir çizgide kalmak istiyor.

    yapılması gerekenler:

    -okulda çok çok fazla lisans programı var. bu alanda sadeleşmeye gidilmesi gerek.
    -öğrenci kontenjanları çok fazla, öğrenci kontenjanlarının belli bir yere kadar düşürülmesi gerek.
    -tam burslu haricinde daha kaliteli öğrenci toplamak için, koç üniversitesi'nin yaptığı gibi anadolu bursiyeri tarzında projeler geliştirilebilir.
    -sosyal bilimlere dair alanlara odaklanılmalı ve bunun dışında artık çıkılmamalıdır, zira öteki alanlarda bilgi üniversitesi'nin başarılı olmasını sağlayabilecek bir birikimi yok. tıp fakültesi falan konuşuluyor, aman diyeyim.
    -plaza kiralamak yerine, bir elektrik santralinin orijinal bir fikirle kampüse dönüştürülmesi şahanedir. üniversitenin dokusuna uyacak şekilde, başka bir yapı da kampüse dönüştürülebilir, santrale sonradan getirilen bölümlerin bir kısmı buraya yerleştirilebilir. (buna öğrenciler de ikna olacaktır)

    2. bilgi üniversitesi artık o çizginin uzağında, daha çok öğrenci almak istiyor, o plaza da kiralandı artık.

    -yapılması gereken tek bir şey var, bu durumun izahını öğrenciye zamanında ve doğru düzgün bir şekilde yapmak.

    tercih zamanından itibaren diyeceksin ki okul kalabalığı kaldırmıyor, ben de buna başka bir çözüm bulamıyorum. bir plaza kiraladım, derslerin çoğu artık burada olacak. benim imkanım budur, istiyorsan gelirsin diyeceksin. şu an bu durumu bilmeyerek okulu tercih etmiş kimse etkilenmesin diye de, taşınma meselesini en az 4 yıl sonra gerçekleştireceksin.

    bu yapıldı mı? yapılmadı. o halde daha fazla konuşmaya gerek yok.

    dışardan ''şımarık, zengin kaprisi'' olarak görülebilir, fakat olay tam olarak budur. ne fazlası ne de eksiği.

    şu an öğrencilerin talebi ise en azından derslerin iki kampüs arasına adaletli bir şekilde dağıtılmasıdır. yani bir bölümün 5 dersi, diğer bölümün 2 dersi plazada gibi bir durum olsun istenmiyor.
9 entry daha