şükela:  tümü | bugün
  • istanbul'da yaşamayıp, şehir ile ilgili her detaya hakim kişilerin gerçekleştirdikleri eylem.

    bunlar genellikle tatil beldelerinde ortaya çıkar. muhtemelen "övülen şehirlere" tatile giden herkes, ulaşım -özellikle metrobüs- zorluklarından, geçinmek için kıçımızı yırttığımızdan falan bahsediyor. bunlar da gaza gelip, bizi yaşadımız şehre karşı doldurmaya çalışıyorlar.

    çok büyük risk alıyorlar ama farkında değiller. bu eşe dosta araba satmak gibi bir şey kardeşim. o adam oraya gelip yerleşir, sezon açıldığında da senin götünden kan almaya gelir.
  • öyle olmuyor o işler dediğim içerik. istanbul'da doğmuş ve hayatının 30 senesi istanbul'da geçmiş biri olarak tek söyleyebileceğim 30 yıl ben istanbul çilesini neden çekmişim?

    şimdi yaşadığım yerde 20 yıl gençleştiğimi hissediyorum, her güne ayrı bir huzurla uyanıyorum, yeşilin de, denizin mavisine de saatlerimi harcamadan ulaşıyorum. sadece bunlara ulaşmak için kafamı kaldırıp pencereden bakmam yetiyor.

    istanbul'da yeşili görürsün, denizi göremezsin, denizi görürsün yeşili göremezsin. eğer ikisini bir ara da görmek istiyorsan ve böyle bir yerde yaşamak istiyorsan 10 bin tl maaşın olmalı. en basitinden buna bile para ödemek zorunda olduğun bir şehir. daha ne anlatayım ki? trafiğini, insanının çirkefliğini vs anlatmıyorum bile.

    yazdığın içeriğe şu nedenden katılabilirim belki, evet istanbul'u hiç yaşamamış birinin istanbul'u kötülemesine bende anlam veremiyorum. ama istanbul'dan çıkıp aynı betonların içinde başka bir şehre yerleşen kişilerin yaşadıkları yeri övmesi de saçma gelir bana. ben istanbul'dan çıkarken "doğaya ulaşabileceğim bir yere gitmeliyim" diye çıktım. tabi ki herkesin çıkış amacına göre yaşadığı şehri övmesi normal.

    fakat istanbul artık bana derdin her türlüsünü yaşamak isteyenlerin toplandığı bir şehir olarak gözüküyor.