şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
1310 entry daha
  • ucak inisten sonra 30 dk pistte dolandi durdu. gorunurde olan tek ucak da bizdik. sebebi ne acaba bu pistte bu kadar dolanmalarin. koruge de yanasmadi. neyse havalimani bombos tabi. daha once de bahsedilmis birsuru gorevli var ve her noktada yardim ediyorlar. ancak tam kapasite calismaya baslamasiyla arti ve eksileri anlasilabilecek gibi duruyor.
  • açılışı 3. kez ertelenen havalimanı. sanırım yerel seçimlerden sonrasına kaldı.
  • sırf şehir içinden ulaşımı ve daha şimdiden çok uzamış taksi süreleriyle (uçağın pistte taksi yapması) uzakdoğu ve amerika hariç bütün uçuşlar için atatürk havalimanı'ndan çok daha anlamsız olmayı garantilemiş havalimanı.

    yolcu 3 saat 15 dakikada paris'ten gelecek, sonra bir 3 saat de eve/otele gitmek için harcayacak.

    bol yağmurlu ve karlı günlerde şenlik bekliyor.
  • kadıköy söğütlüçeşme'den birinci çevreyolundan 50 km olup ikinci köprüden ise 62 km mesafededir. taksi ile asgari 140, azami 165 tl ücret hesaplanmaktadır. yolculuk süresi trafiksiz saatte en az 40 dakika.
  • ingiliççe ayrıntılı bir inceleme.
    yukarıdaki yazıya göre ciddi hacimde inşaat, hazırlık, taşınma- açılma işlemleri varmış. gerçekten nasıl bitirilecek burası onu düşündürdü ve de buraya yolum düşerse diye kalbim sıkıştı.
    1. metro yok...
    2. uzaaak çok uzaaak.
    3. havalimanı o kadar büyük ki asla ama asla ama asla geç kalmamalısınız.
    edit: uçak indikten sonra 20 dakika taksi yapıyormuş ya,+ uçak tekeri yere değer değmez ayaklanan manyaklar 20 dakika ayakta bekleyecek mi acaba? agsjgssgsshhs.
  • kanımca istanbul avrupa yakasında yaşayan hiç kimse hava yoluyla bir yere gitmesin diye yaptılar bunu.
  • atatürk havalimanı etrafında barındırdığı onbini askın mania ile riskli bir meydan. atakoy sefaköy florya yeşilköy yenibosna. umarım son bir kaç haftayı da atlatıp bir an evvel yeni havalimanına kavuşur istanbul .
  • singapore airlines'ın 3 mart itibariyle uçuşlarını yapacağını duyurduğu havalimanı. hadi hayırlısı.
  • görgüsüzlükte bir dünya markası yaratan iktidar partisinin ülke yurttaşlarına attığı en büyük kazık. hakkında şöyle bir yazı var. okudukça tüylerim diken diken oldu.

    yatacak yeriniz yok sizin. ama sizi baş tacı eden %52 aymadıkça gerçeğe, bizim de yatacak yerimiz kalmayacak :(
  • bahadır özgür'ün yazısı haklı olarak paylaşılmış.

    hafızasızlığımız, kurumsallaşamamız sebebiyle gazeteler kapanıyor, arşivler çöpe dönüyor (bkz: radikal). o yüzden yazıyı buraya kopyalamak gerekiyor:

    "geçmiş olsun, 3. havalimanı battı!
    3. havalimanından şirket kaçışları şüphe uyandırıyor. kolin’den sonra iki şirketin daha çekileceği iddia ediliyor. her çıkan da 6 milyar euro borçtan payına düşeni kalana devrediyor. peki o borç sonunda kime yıkılacak? yanıtı 15 kasım 2017’de thy’nin kurduğu yeni şirkette saklı. nasıl mı? işte bir kara deliğin hikayesi…
    hiç uzatmadan söyleyelim. 3. havalimanı henüz tam faaliyete geçmeden battı. milyarlarca euro’luk faturası da vatandaşa kaldı. köprüde, havalimanında oy pusulası geçmediğine göre, her kuruşunu ‘mega projelerin’ üzerinde erik dalı oynayanlarla oynamayanlar beraberce ödeyecekler. geçmiş olsun…

    gelin madde madde bunun nasıl gerçekleştiğine bakalım şimdi.

    * malum, havalimanını yapan ve 25 yıl işletecek iga’nın yüzde 20’şer payla 5 ortağı vardı: kolin, limak, kalyon, cengiz, mng. ihaleyi 3 mayıs 2013’te kdv hariç 22 milyar 150 milyon euro’ya aldılar. iktidar da şirketlere ağır hazine garantileri sağladı. neydi bunlar? onları da kısaca hatırlayalım.

    * ilk 13 yıl için 6.3 milyar euro yolcu garantisi verildi. garanti tutarı yolcu başına dış hatta 20 euro, dış hattan gelip dış hata gidenlerde 5 euro ve iç hattan gelip dış hata gidenler için de 3 euro üzerinden hesaplanacak. devletin verdiği yolcu garantisi ilk etapta 90 milyon kişi. miktar tutturulamadığında üzerini devlet ödeyecek.

    * kağıt üzerinde şahane anlaşma. ne var ki, şirketlerin söz konusu işi kendi kaynaklarından tamamlaması imkansızdı. dolayısıyla yine hazine devreye girdi. ve 3.4 milyar euro’su ziraat, halkbank ve vakıfbank’tan, 500 milyon euro’su denizbank’tan, 300’er milyon euro’su da garanti ve finansbank’tan olmak üzere toplam 4.5 milyar euro borç alındı. 16 yıl vadeli, dört yılı ana para ödemesiz. kredi şartları da harika. gel gelelim cebinden tek kuruş harcamamaya yeminli beş şirket, geçen yılın mayıs ayında yine hazine garantisi altında 1.4 milyar euro daha kredi çekti. borç toplamı 6 milyar euro’yu buldu. havalimanının ilk fazı zar zor bu krediyle bitirildi.

    işte asıl hikaye de bundan sonra başlıyor…

    * kolin, 9 ocak 2019 günü elindeki yüzde 20 hisseyi kalyon’a devrettiğini açıkladı. kalyon’un payı yüzde 40’a yükseldi. geçen hafta iki şirketin daha havalimanı ortaklığından çekileceğine dair bir haber kulislere düştü. henüz tam faaliyete geçmemiş ve kağıt üzerinde olağanüstü kârlı görünen havalimanından bu ‘acil kaçışlar’ açıkçası şüphe uyandırıyor.

    işin perde arkasını biraz kurcalayalım.

    * 10 ocak 2019 günü havacılık konusunda uzman gazetecilerden sayılan habertürk yazarı güntay şimşek’in bir analizi yayınlandı. gündemin yoğunluğunda çoğu kimsenin gözünden kaçan bu analiz, 3. havalimanında dönen oyunlara dair ilginç ipuçları veriyordu.

    * öncelikle şirketlerin kur artışıyla katlanan 6 milyar euro’luk kredinin faizini dahi ödeyemeyecek durumda oldukları görülüyor. nitekim kalyon’un hisse devrinde tutar açıklanmadı. devrin onun payına düşen 1.5 milyar euro’luk borcun karşılığı gerçekleştirildiği belirtiliyor. kısaca kolin, inşaatı tamamladığı için devletten alacağı yüklü miktardaki hak edişi tahsil ettikten sonra borcunu devredip çıktı.

    * geriye kalan şirketlerden kalyon yüzde 40 hissesi ile ortaklıkta işletme yükünü taşıyan firma. onun çıkması söz konusu değil. cengiz ise ihalede teknik kriteri üstlenen pilot şirketti ve onun da üç yıl boyunca çıkması yasaktı. süre bu yıl doldu. limak ve mng ise inşaat işinde. her zaman çıkabilirler. özetle üç şirketin çıkmasının önünde yasal engel yok artık. peki bu nasıl olacak? o kadar borcu kalyon tek başına mı üstlenecek?

    * önce bir hatırlatma daha yapalım. 15 kasım 2017’de thy, “thy havaalanı gayrimenkul yatırım ve işletme anonim” adı altında yeni bir şirket kurdu. bu şirket anında tek yetkilinin cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan olduğu varlık fonu’na devredildi. thy’nin yüzde 49,12’lik bölümü de zaten varlık fonu bünyesine 3 şubat 2017 günü alınmıştı.

    * şimşek’in kulisinde 3. havalimanının yüzde 70’ini kullanacak olan thy’nin havalimanı işletmesine yüzde 20 ortak olmasının düşünüldüğü aktarılıyordu. kolin’in çekilmesinin ardından ise thy’nin yüzde 40 hisse almasının planlandığı ileri sürülüyor. bunun anlamı, kalan şirketlerin hisselerinin bir kısmını thy’nin alması. havalimanı işletmesinin yüzde 60’ının kalyon’a, yüzde 40’ının da thy’ye geçmesi planlanıyor. hisse devirleri borç devirlerini de kapsadığı için, thy 6 milyar euro’luk kredinin bir kısmını üstlenmiş olacak. ancak gerçekte tüm borç hazine garantisinde olmasından dolayı tamamı kamuya kalacak zaten. bu arada inşaatın bitmesi için gerekli 4.5 milyar euro’luk yeni yatırımı da thy üstlenecek.

    yol haritası bu. uygulanması için sadece müsait zaman ve zemin bekleniyor…

    havalimanının zarar edeceğini biliyorlardı

    birkaç ay sonra iktidar, “tek kuruş harcamadan milyarlık havalimanını şirketlere yaptırıp kamuya kazandırdık” derse şaşırtıcı olmaz. zira 3. havalimanı, beş şirket ve onlarca taşeronu zengin etmenin yanında etrafındaki arazilerle birlikte yeni bir rant alanı yaratmanın ötesinde amacı olmayan bir projeydi. bırakın 25 yılı 2071’e kadar dahi kim işletirse işletsin asla kâr edilemeyeceği, sürekli kamudan para aktarılmak zorunda kalınacağı başından belliydi. nasıl mı?

    betam direktörü prof. seyfettin gürsel ve araştırmacı tuba toru delibaşı’nın dünyada benzer projeler için yapılan simülasyonları esas alan ve ihaleden bir ay sonra 28 haziran 2013 günü yayınlanan araştırması, havalimanının kâr etmesinin imkansızlığını ortaya koyuyordu. araştırmanın tamamı meraklısı için şurada.

    resmi plana göre, havalimanı ilk as¸amada 90 milyon, ikinci as¸amada 120 milyon ve u¨c¸u¨ncu¨ as¸amada 150 milyon kapasiteye ulas¸acak. betam’ın çalışmasında nüfus artış hızı, bilet fiyatları ve ekonominin büyüme performansı dikkate alınarak iki farklı senaryo oluşturuldu. senaryo 1’de bu¨yu¨me 2013- 2019 do¨nemi ic¸in yu¨zde 5, 2020-2030 do¨neminde yu¨zde 4 ve 2031-2043 do¨neminde de yu¨zde 2 kabul edildigˆinde; yolcu sayısı 2019’da 80 milyon, 2020’lerin ikinci yarasında 120 milyon, 2030’larda ise 150 milyon olarak tahmin ediliyor. buna kars¸ılık, bu¨yu¨me hızlarının aynı do¨nemlerde yu¨zde 4, yu¨zde 3 ve yu¨zde 1.5 kabul edildigˆi senaryo 2’de; 90 milyon yolcuya 2020’lerin ikinci yarısında, 120 milyon yolcuya ise 2050’lere dogˆru ancak ulaşılabiliyor.

    gelir-gider analizine bakıldığında her iki senaryoda da havalimanının 2019-2030 do¨neminde, yani kredi borcunun ödeneceği süreçte sürekli zarar edecegˆi ortaya çıkıyor. senaryo 1’de tahmini zarar 5.7 milyar euro, senaryo 2’de ise 7.7 milyar euro’yu buluyor. iyimser senaryoda bile ancak 2030’dan sonra ka^r etmeye bas¸layan havalimanı zararı 2043’ün sonunda kapatabiliyor. buna kars¸ılık senaryo 2’de birikimli zarar o yıla kadar da kapatılamıyor ve toplamda 4.8 milyar euro net zarar ediliyor.

    bu ne demek? havalimanını kim işletirse işletsin, ekonomide bir istikrar yakalansa dahi 2043’e kadar tek kuruş kâr olmayacak demek. kâr edilmesi için ne lazım biliyor musunuz? 25 yıl içinde havalimanının olağan gelirleri dışında, 10 milyar euro’nun üzerinde ekstra gelir bulunması. nereden? ya dünyanın en pahalı yolcu taşımacılığını yapmanız lazım ya da işletecek şirketlere bu parayı çıkarabilecekleri yeni rant alanları açmanız.

    her iki senaryo da şu sıralar ağırlaşan ekonomik krizi öngörmüyordu. dolayısıyla 2019’da ekonominin küçüleceği düşünüldüğünde zararın katlanacağını, bırakın 2043’ü, 2071’de bile kâr etmenin mümkün olmadığını söylemek abartı sayılmaz.

    peki niye yaptılar? bunu şirketler, iktidar bilmiyor muydu? elbette biliyordu. yanıtın bir kısmı şu hesapta gizli.

    yeni havalimanı ic¸in ayrılan alan 7400 hektar. 45 milyon yolcu kapasiteli atatu¨rk havalimanı’nın alanı 1178 hektardır. geçen yıl 100 milyon yolcunun uçtuğu ve dünyanın en yoğun havalimanlarından atlanta’nın kurulduğu alan da 1625 hektar. velev ki, 3. havalimanı 150 milyon yolcuyu bulsun, gerekli alan fazla fazla 3500 hektar hesaplanıyor. kalan 3900 hektar ne olacak? ya çevresindeki binlerce hektar? o arazilerin ortakları kimler?

    akp ve inşaat bir araya geldiğinde nasıl bir tehlike oluşuyor, varın siz hesap edin…"

    kaynak: https://www.gazeteduvar.com.tr/…3-havalimani-batti/
1167 entry daha