şükela:  tümü | bugün
  • ben değil, bilim akademisi üyesi naci görür diyor.

    peki istanbul buna hazır mı? tabii ki hazır.

    17 yıldır karadenizli müteahhitlerimiz canla başla çalışarak çok sağlam binalar yapıp istanbullulara sattılar. kentsel dönüşüm yapan akp, yıkılan binalar yerine hem estetik, hem de depreme karşı dayanıklı toki benzeri hilkat garibesi “şeyler” dikti.

    bitti mi? asla!

    deprem toplanma alanlarımıza tüm dünya hayran.
    görselgörsel
    görsel

    daha az paraya, daha huzurlu bir hayat için istanbul’u terk ettim. imkanı olanlar bu acı gerçek ile yüzleşip, kendileri için olmasa bile aileleri için bunu düşünsünler derim.
  • akademisine de , bilimine de... lan geliyor tamam anladık, bize niye söyleyip duruyorsunuz, zaten covid movid psikolojimiz sikildi, durup durup biri çıkıyor, yok herkes ölecek, her yer yıkılacak.
    git hükümete söyle de önlem alsın biz ne yapalım amk?
    evde erken uyarı cihazı mı icat edelim? evleri yıkıp yerine çelik konstrüksiyon binalar mı yapalım ne yapalım?
  • ben deprem konusunda sadece kızılderili oturan boğa ( şener üşümezsoy) hocama inanıyorum. 1999 depreminde naci görür, celal şengör hepsi 2. deprem gelecek dikkat edin istanbul yok olacak gibi felaket senaryoları çizerken şener hoca doğuya bakın dedi ve dediği gibi doğuda deprem oldu. geçenlerde manisa ve elazığ depremlerini de aylar öncesinden söylemişti.

    ayrıca şener hoca istanbul'da deprem olmayacak demiyor. en fazla 6,5 olacak diyor ki bu şiddet bile çok fazla istanbul için. ama papyon takmadığı için ya da felaket senaryosu çizemediği için pek umursanmıyor sanırım.

    istersen programlara kartal tüyüyle çık ben seni dinliyorum hocam.

    edit: zaten zamanında kartal tüyüyle çıkmış canım hocam.görsel
  • 25 yıl akp yönetir, bina üstüne bina diker ağaç bırakmaz. imamoğlu varken deprem olur onun başına kalır. bu ülke, bu millet böyledir. maldır.
  • haklı bir tespittir. minimum 7.3'tür çünkü doğu marmara 7.6, silivri tarafındaki fay ise 7.3-7.4 civarında deprem üretebilecek kapasitededir.

    bunun dışında "ben bu hocalara inanmıyorum, şener üşümezsoy'a inanıyorum" demek kadar saçma bir şey yoktur. hadi üşümezsoy'u yok saymayalım ama diğer bütün proflar mı yanılıyor? tarihi kayıtlar vs. var, yabancı bilim adamlarının çalışmaları var hepsi aynı şeyi söylerken neden bu konuda yayını bile olmayan bir adama inanalım sadece?

    bir diğer konu da bu açıklamanın "aman birader tamam olacak da git hükümete söyle" tarzı eleştirilmesinin saçmalığı. sizi çok saf gördüm, yani bilim insanları hükümeti uyaracak hükümet de kuzu kuzu bilim insanlarını dinleyecek öyle mi? öyle bir ülkede mi yaşıyoruz? naci görür de zaten niye insanlar deprem konusunda çıkıp taleplerini endişelerini iletmiyorlar yöneticilere diye sitem etmiş. adam bilim insanı. onun görevi bulguları açıklayıp değerlendirmek, halkı uyarmak. yöneticilere taleplerini iletmesi gerekense halk. eğer halktan bir talep gelmezse devlet niye sizi düşünsün?

    edit: bu arada bireysel olarak yapilmasi gereken en onemli seyler bence deprem cantasi(ciddi ciddi her ayrintisina kadar) hazirlamak, kirada oturuluyorsa zemini daha iyi ve eski olmayan bir eve gecmek, gidilebiliyorsa istanbul'dan gitmek, gidilemiyorsa da bu depremi her gun unutmadan deprem sonrasi icin plan yapmak. mutlaka istanbul disinda kalabileceginiz kisiler, aileniz vs. vardir. benim planim muhtemelen deprem oldugu zaman istanbul'da olacagim icin istanbul'u yuruyerek terk etmek. gunde 10 saat yuruyerek 2 gunde sanirim cikiliyor kadikoy'den istanbul'un dogusuna dogru. bunun icin haftada 1-2 defa uzun yuruyusler yapiyorum spor rutinimin disinda. hem yurumek keyifli bir sey, hem de oyle bir durumda yurumek zorunda kalinca yari yolda kalmak istemem. ha helikopteriniz varsa helikopterle cikarsiniz sehir disina bosuna yurumeyin tabii*.
  • kardeşim evde ki gardrop, tv ünitesi vs sabitlemek sıkıntı değil böyle büyük bi deprem de ev kafamıza yıkılınca canlı kalırsak ne bok yememiz lazım bence bunu anlatmalılar artık. boyuta bakılırsa istanbul'un yarısı enkaz altında kalır.

    enkaz altında hayatta kalma teknikleri daha mantıklı olur şu saatten sonra.
  • "aman psikolojimi bozma" diyenler;
    "kaderde ne varsa o olur" diyenler;
    "marmara fayı zaten kırıldı"cılar;
    "devlet önlemini alsın" diyenler;

    kimsenin bir şey yapacağı yok sizin için, kendi önleminizi almak zorundasınız, devlet kanal açıyor depremle uğraşacak vakti yok şu an. ayrıca bırakın şu kokuşmuş istanbul'u artık deprem olmasa da yaşanacak yer olmaktan çıktı zaten, taşı toprağı altın falan değil kandırmayın kendinizi. hiç oluru yoksa kuzeye taşının olabildiğince. şahsi tavsiyem de depremden sağ çıktıktan sonra arkanıza bakmadan en hızlı şekilde istanbul'u terk edin, çünkü 24 saat içerisinde isteseniz de yapamıyor olacaksınız.

    tahminime göre kısa bir süre içerisinde olacak, zira bu sene sismik açıdan çok aktif bir yıl farkındaysanız, ülkenin birbiriyle alakasız dört bir yanı sallanıyor, bu da demek oluyor ki hem afrika plakası hem de arap yarımadası iki taraftan da itekliyor türkiye'yi ve orası burası sürekli patlıyor ülkenin. ki kaf hattında oluşan depremlerin (bingöl, malatya) şiddetleri manisa'ya falan göre daha yüksek, bu da kaf tarafının daha aktif olduğunu, ve kaf'ın son parçası olan marmara'nın da bundan nasibini bir şekilde alabileceğini düşündürüyor. buradaki tek dileğimiz depremin görece derin yerde gerçekleşmesi ki yıkıcı gücü nispeten azalsın, ha 7.3 bi deprem 70km derinde olur muğla bile sallanır ama istanbul'u beklendiği kadar yıkmaz, 15km derinde olur izmir ortalama hisseder, ama istanbul'un da canına okur.

    ufak hatırlatma; 17 ağustos ve 12 kasım'a kadar kaf boyunca tüm segmentler tek tek kırıldı belki 100 yıllık periyod içerisinde, sırada gölcük ve düzce parçaları vardı, onlar da boşalttı enerjiyi, sıra marmara ve sonrasında çanakkale'de.

    ben demiyorum bu arada ha, yer bilimcileri ve istatistikleri diyor.

    şimdiden herkese geçmiş olsun.
  • "minimum 7.3 olacak" gibi siktiriboktan bir şekilde bir yorum yapanın ne bilimine inanırım, ne yazdığı, paylaştığı makalelere itimat ederim.

    sabahtan akşama kadar bin tane üniversitenin makalelerini okuyorum, hocaları dinliyorum, kendim oturup araştırmaya çalışıyorum.

    depremin "prediction"'ı olmaz. "forecasting"'i olur.

    aman efenim "x şehrinde y tarihinde şu deprem olmuş, 4 ay sonra da a şehrinde şu büyüklükte deprem olmuş" gibi saçma sapan ortaçağvari, büyücü senaryolarına kapılmak doğru bir şey değil. aynı fay hattı üzerindeki depremler birbirlerini tetikleyebilir onda bir problem yok zaten, kimse de karşı çıkmıyor, ama şu hoca şu depremi öngörmüştü deprem olmuştu sonra da şurada falan demeyin arkadaş. bırakın bu cadılık büyücülük işlerini.

    oturup da yok efendim şurada şu büyüklükte deprem olacak 4 sene içinde, yok böyle olacak diyen adamlara itimat etmeyiniz.

    depremin x bölgesi ve çevresinde olma ihtimali vardır, ve olabilir de. buna "forecasting" denir. marmara denizi için bakıldığında çınarcıktan tekirdağa kadar olan bir 100 kilometrelik bir bölge var. o bölgenin tamamının kırıldığı senaryoda maksimum deprem büyüklüğü, 7.4, 7.6'dır. bu depremin yaratacağı ekstra problemler de depremin gerçekleştiği yere ve derinliğine göre değişir.

    "tsunami olacak, hepimiz sular altında kalacağız" diyip ortaya çıkan andavallar da var. marmara depremi senaryosunda oluşabilecek tsunaminin kaynağı çınarcık havzası'ndan başlayıp tekirdağ kumbağ'a kadar olan sualtı vadisinde deprem esnasında veya sonrasında su tabanının zeminine bağlı olarak heyelan yapması ve bu sualtındaki toprak hareketinin çok büyük olmayan ve insanları çok çok etkilemeyecek şekilde olması bekleniyor. bu beklenilen bölgede beklenilen deprem geçrekleşirse zaten doğrusal olarak oluşabilecek dalgalar marmara denizi'nin güneyine doğru ilerleyecek. depremin olduğu kuzey kısmı yani istanbul kıyıları farketmeyecek bile neredeyse 7.4'lük bir öngörü ile.

    hiçbir bilim insanı bir bölgedeki fay hattının ne kadar uzunlukta kırılacağını, büyüklüğünü, yerin ne kadar derininde olabileceğini öngöremez. bunu söyleyenler spekülasyon peşindedir. zaten son 10 senede moda oldu artık deprem tahmnicileri. daha bir tane uluslararası mecrada bir tane bile makalesi, çalışması olmayan günümüz türkiyesi profesörleri canlı yayına bağlanıp saçma sapan şeyler konuşuyorlar.

    depremin biliminde öngörü diye bir şey yok. tarihsel verilere bakılarak da deprem tahmini yapmak çok doğru bir şey de değil. yok efendim bu fay 1800 bilmem kaçta kırıldı, yok aradan şu kadar sene geçti, böyle periyodik bir şey değil bu. bilim insanları henüz böyle bir başarıya ulaşmadı depremde. biz göremeyeceğiz ,belki de 300 sene sonra depremi önceden bilebiliyor olacağız. ama 2020 yılı itibariyle depremi bilimsel olarak sadece saniyeler önce tahmin edebiliyoruz.

    bu olacak olan depremin senaryosunda, (beklenen demiyorum özellikle, tarih boyunca deprem yaşayan, genç bir plaka üzerinde yaşıyoruz italya'dan iran'a kadar sürekli hareket ediyoruz, deprem hep oldu, hep olacak bu bölge üzerinde.) en az 7.3 olacak diye bir şey yok. fayın tamamı kırılırsa 7.4, 7.5 dedik. fayın tamamı kırılacak diye bir şey bilmiyoruz? duymadık? 5.8 oldu geçen, şu andan itibaren her an yine olabilir, bu büyüklük 4 olur 5 olur 6 olur 7 olur. bir yerin coğrafi şartlarına göre maksimum büyüklük tahmin edilebilir eldeki bilimsel verilerle, ama minimum veriyi veremezsin böyle bir dünya yok.

    hangi depreme hangi minimum büyüklüğü veriyorsun sen? biri ödül versin sizlere.
  • beni çok korkutan açıklamadır.

    deprem güvenlikli, üç yıllık, markalı bir binada oturuyorum.

    ve fakat, apartmanımızda tek bir yangın söndürücü yok. deprem anında ocaktan veya doğal gaz kaçağından yangın çıksa sapasağlam binada yine gideceğiz, zira yangın merdiveni yok. yönetici ve denetçiye ayrı ayrı iki kez bildirdim durumu, denetçi olacak kuş beyinli şerefsiz "siz çok biliyorsunuz" diye tersledi, yönetici olacak sünepe ise "siz kendi evinize alın" dedi.

    bu sabah önce maltepe belediyesi'ni, sonra istanbul belediyesi'ni, sonra da itfaiye müdürlüğü'nü aradım, ama asansör için aylarca denetime gelip giden belediyeler "yangın önlemleri yetkimiz dışında" diyor.

    bana önerilen tek yol dava açmak. ama şu salgın ortamında dava açsam beş seneye bitmez. üstelik bir de yönetici inat olsun diye bana kedilerim için karşı dava açmakla tehdit ediyor. bu da uzun yıllar süren masraflı bir hukuk savaşı demek.

    oysa tek istediğim apartman içinde duracak ve ben evde olmasam da her an erişilebilecek yangın söndürücülerin alınması. bu en üst katta oturan denetçi ile yönetici için de yararlı bir önlem, zira deprem anında itfaiyenin gelip bizleri merdivenle indirmesini beklemek iyimserlik olur. ama eğitimli ve genç bu iki adam sadece talep bir kadından geldiği için inatlaşarak almakla yükümlü oldukları önlemi almıyor. ve benim elimden de cimer'e yazmak dışında hiçbir çözüm gelmiyor.

    edit: @seytankilli yönetmeliği gönderdi. buna göre zaten apartmanın bodrumunda kapalı otopark (ve lpg'li araçlar) olduğu için sanayi tipi yangın söndürücü olması gerekiyormuş. yani bir yönetmelik de var, ama denetleyip uygulatacak otorite yok!
  • politik doğruculuğundan ötürü her ne kadar sevmesem de iyi ki ekrem imamoğlu seçilmiş diyorum.

    akapeli bir badem bıyıklıya kalsa allah diyerek geçiştirir, yardım edicez diye insanları daha da rezil ederdi.