şükela:  tümü | bugün
  • "özgün yükseklikleri 8.3 metreydi ve sur boyunca yaklaşık 60 metre aralarla burçlar yapılmıştı. dönüşümlü olarak daire ve kare biçiminde olan bu kuleler duvardan yaklaşık 5.5 metre dışarı taşıyordu ve duvarlardan 2.75 metre daha yüksekti. iç tarafta mazgallı siperler boyunca kemerlerle desteklenmiş yürüyecek yerler vardı. bunlara ek bir güvenlik önlemi olarak yaklaşık 18 metre genişliğinde bir hendek yapılmıştı. bu hendek taş bir uçurumla ve karşıt bir uçurumla korunuyordu. pusulanın dört ana yönünde bulunan dört büyük kapının büyük kentler için yeterli görüldüğü zamanlarda, theodosius konstantinopolis için on kapı yaptırmıştı. theodosius'un surları o kadar sağlam yapılmıştı ki, 1.000 yıl sonra sonra savaşta kullanılan ilk topla ateşlendiğinde, gedikler açılmasına karşın çökmemişti."

    kaynak: bizans'da günlük yaşam, tamara talbot rice, 129
  • evliyâcığımın adım adım gezerek, arşınla hesab ederek kaydettiği surlardır. ondan başka divaneler de aynını yapmıştır, yapmaktadırlar haliyâ fakat hiçbirisi evliyâ efendi kadar lezzetli anlatamaz surları zannımca. hem yürümüş hem konuşmuş, hem bakınmış hem akılda tutmuş evliya. adam ne işten kaçmış, ne de hayatta en zevk aldığı şey olan seyahat etmeyi ketenpereye getirmiş vesselam. gezmenin hakkını vermiş, gördüğünün zekatını yazarak hasretmiş. onu taklid edip adım adım gezmek istedim ben de çok defa. fakat hem gevezeliğimden hem de gayetsizliğimden genelde 100. adımda falan darman duman oldum. ha, ben bir ölçü müyüm? elbette değilim. ama gene de insan karşılaştırmadan yapamıyor.

    alttaki metin, seyahatname'nin birinci cildinden. yky tarafından basılmış topkapı sarayı kütüphanesi bağdat 304 numaralı yazmanın
    transkripsiyonu, 25-27 sayfaları arasından. içi boş parantezler evliyâ'nın "daha sonra doldururum" deyip doldurmadığı yerler. metnin lügateçesini elden geldiğince yedirmeye çalıştım içine. afiyet olsun:

    ----

    ol asırda hakîr islâmbol kal‘asını dâ’iren mâdâr adımladığımızı beyân eder:

    evvelâ, bismillâh ile yedikulle'den taşra handak* kenârınca tâ ebâ eyyûb-ı ensârîkapusu'na gelince sekiz bin sekiz yüz on(8810) adım ve altı kapudur. ve küçük ayvansarıkapusu'ndan tâ bâğçekapusu ya‘nî şehîdkapusu'yla on dörd kapu mâbeyni altı bin beş yüz(6500) adımdır.
    ve yenisarây ki âsitâne i dârü's-sa‘âdet'dir, arpa anbârı dibinde kireçcibaşıkapusu'ndan yenisarây dâ’iren-mâdar on altı kapudur, on aded kapusu mekşûfdur, altısı mağlûk kapulardır, hîn-i mahalde küşâde olur hâs kapulardır, âmm kapuları değildir. bu yenisarây kal‘ası ebü'l-feth gâzî mehemmed hân'ındır kim dâ’iren-mâdar cirmi altı bin beş yüz adımdır. ve âhûrkapu'dan taşra nev binâ olan tarîk-ı âmm üzre tâ yedikulle köşesine varınca on bin(10000) adımdır ve yedi kapudur.

    ve bu terkîm olunan hisâb üzre nefs i islâmbol'un cirmi yedikulle'den ayvansarıkapusu'na, andan sarâyburnu'na ve yenisarây ile ve sarâyburnu'ndan yine tâ yedikulle'ye varınca dâ’iren-mâdar islâmbol kal‘ası kâmil otuz bin(30000) adımdır. ve bin adımda on kulle vâkı‘ olmuşdur. bu hisâb üzre cümle dört yüz kulledir. ammâ kara tarafı üç kat kal‘a dîvârı olmağile anların kulleleri ile cümle burc [u] bârû-yı islâmbol* bin iki yüz yigirmi beş (1225)kulle i azîmlerdir kim kimi çâr-kûşe* ve kimi müdevver ve kimi şeşhâne i mevzûn ibret-nümûn kullelerdir. ve iki kulle mabeyni ( ) bedendir. bu hisâb üzre dâ’iren-mâdar islâmbol kal‘asının etrâfında ( ) bedendir.

    vezendon kıral binâ etdükde iç kal‘a olmak iddi‘âsıyla binâ etmişdir, ammâ bayram paşa merhûm ta‘mîr [ü] termîm etmeğe mübâşeret etdükde islâmbol'un ve eyyûb ve galata ve üsküdar'ın a‘yân [u] eşrâf ahâlîsine ve ehl-i hırefine mahalle mahalle islâmbol hisârı'nın ta‘mîr ü [termîmin] fermân etdükde mi‘mâr arşını hisâbı üzre fermân edüp vech i dîvârın taşrasından kullelerin devr ederek hisâb olundukda islâmbol zirâ‘ ı bennâ ile kâmil seksen yedi bin arşınla ihâta etmişdir.
    ve kostantîn asrında kurşunlu mahzen kurbündeki tophâne'de beş yüz top âmâde idi. hâlâ demir kapuları zâhirdir. ve sarâyburnu'nda kezâlik beş yüz pâre top mevcûd idi. ve kızkullesinden taşra leb i deryâda cânib i erbâ‘aya* nâzır ejder i âteş-feşân-misâl yüz pâre balyemez top ı kûpları vardı kim rû-yı deryâda bu üç kovan toplarından kuş uçmak muhâl idi. ol ecilden deryâ tarafı havfından islâmbol emîn idi.

    ve ol asırda galata'dan yemiş iskelesine üç kat zencîr çekilüp üzerinde cisr i azîm binâ olunup âyende ve revende ubûr ederlerdi. vakt i hâcetde keştîler ubûr etmeğiçün gemiler üzre olan cisri küşâde edüp gemiler geçdikden sonra yine cisri kurarlardı. ve deryâ üzre zencîr ile bir cisr dahi balat kapusu'ndan karşu tershâne bâğçesine kurulmuş idi. ve bir cisr dahi eyyûb'dan karşu südlüce'ye zencîr üzre kurulmuşdu. ve yanko ibn mâdyân asrında karadeniz boğazı'nda yoroz nâm kal‘a dâmeninde rû yı deryâ üzre üç kat demir zencîrler çekilüp düşman gemileri geçmezdi. hâlâ mezkûr cisrlerin zencîr pâreleri islâmbol'da tershâne mahzenlerinde durur. hakîr'in manzûru olup her halkası âdem beli kalınlığı vardır, pâymâl-ı rimâl* olup yatır.

    ve ol asırda kal‘a i islâmbol ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân imiş kim kal‘adan taşra silivri'ye ve karadeniz sâhilinde [15b] terkoz kal‘asına varınca bin iki yüz pâre bâğ [u] besâtînli ve gül [ü] gülistânlı kurâ ve kasabâtlar birbirlerine muttasıl olmuşdu. bin hâkim yoroz şehir hâricinde hükm ederdi. ve bin hâkim kal‘a içre hükm [ü] hükûmât edüp rûz-merre kâr ı hükûmâtların kostantîn'e arz ederlerdi. ve kırk vezîri ve kırk bıtrîkı ve kırk kalayorozu ve kırk pusteniki ve kırk vamoşu ve kırk loğofeti ve kırk bistiyar ihtiyârı ve kırk kuparı (bunların hepsi devletlü, azametlü ya da uleme kimseler) var idi kim cümlesi hükûmât sâhibleri olup ellerinde altun ve gümüş mücevherli asâlar ile atmeydânı'ndaki dîvânhânede kostantîn huzûrunda el bağlayup dîvân sürüp hidmet ederlerdi.

    bu kostantîn dahi cümle pâdişâhları kendüye mutî‘ [ü] münkâd edüp îrân [ve] tûrân ve hind(ler)istân pâdişâhları kendüye bâc [u] harâç verüp ekâlîm i seb‘ayedi iklim kabza i tasarrufa alup cihângîr olmağa sehl kalmışdı. ammâ müddet i medîd ömrü islâmbol'u amâr etmeğile güzer etdi. ve zamân-ı hayâtında kızıl yumurta günleri ve meryem ana günleri ve isvet nikola ve kâsım ve hızır-ilyâs ve avusdos ve haçların suya bırakdıkları günler ve kara koncoloz * günleri ve bu makûle bed-nâm* ıyd i nasârâ günleri ve her bâzâr günleri islâmbol kal‘ası dîvârların kırmızı parankona* çuka ile mestûr etdirüp bizzât kendüsi alay ı azîm ile leka-yı bed-likâ gibi sakalına incü dizüp başına tâc ı iskender-i keyâniyânı geyüp islâmbol'u seyr [ü] temâşâ edüp deverân ederdi.

    ve üç yüz altmış altı kapunun dîdebân ü bevvâbân ve nigâhbânlarına bahşîşler ihsân edüp ubûr ederdi. ve mezkûr bed-nâm günler olunca kal‘anın cemî‘i burc [u] bârû yı bedenleri üzre niçe kerre yüz bin haç-peyker* sancağ u bayrağ u alemler ile ve filandıra sûretli sanemler ile kal‘ayı zeyn edüp üç yüz altmış altı yerde torompete ve luturyanî borular ve tabl ı erganûn-i kübrâyîler ve nâkûs i yûnânîler taraf taraf çalınup şâdumânîler olup kal‘anın bedenleri elvân harîr alemler ile lâle-zâr olurdu. ve cemî‘i milel-i nasârâdan* ve gayrı edyândan âdemler gelüp islâmbol'un zîb ü ziynetin seyr [ü] temâşâ edüp giderlerdi.

    bu eşkâl ve bu cirmde ma‘mûr olan kal‘anın yigirmi yedi(27) aded kapularının mâbeynleri ne kadar adımdır anı beyân eder:
    evvelâ, yedikulle köşkü leb i deryâdır.
    andan handak kenârınca yedikulle bâbı'na gelince bin adımdır.
    andan bâb ı silivri iki bin on adımdır.
    andan bâb ı cedîd bin adımdır.
    andan bâb ı top iki bin tokuz yüz(2900) adımdır.
    andan bâb ı edirne bin adımdır.
    andan bâb ı eğri tokuz yüz adımdır.
    ve bu altı aded kapular cümle cânib i garba, edirne cânibine nâzırdır.
    andan ayvansarı bâbı'na bin adımdır.
    andan bâb ı balat yedi yüz adımdır.
    andan bâb ı fânûs tokuz yüz adımdır.
    andan bâb ı petre altı yüz adımdır.
    andan yenikapu yüz adımdır.
    andan bâb ı aya üç yüz adımdır.
    andan bâb ı cibali dörd yüz adımdır.
    andan bâb ı unkapanı dörd yüz adımdır.
    andan bâb ı ayazma dörd yüz adımdır.
    andan bâb ı odun dörd yüz hatvedir.
    andan bâb ı zindân üç yüz adımdır.
    andan bâb ı balık bâzârı dörd yüz adımdır.
    andan bâb ı yenicâmi‘ üç yüz adımdır. bu kapu sene ( ) târîhinde câmi‘ binâ olundukda müceddeden küşâde olmuş bir bâb ı cedîddir. iki tarafında taş merdübânlar* ile cemâ‘at-i kesîre câmi‘e urûc ederler. vâlidekapusu derler, cemâ‘at i kesîre'ye mahsûs bir bâb ı hâsdır, âmm değildir.
    andan bâb ı şehîd'e varınca üç yüz adımdır.
    ve ayvansarıkapusu'ndan bu şehîd bâbı'na gelince merkûm on dörd aded bâbları leb i deryâda vâkı‘ olup cümlesi cânib i şimâle* mekşûfdur.
    ve sarây ı hümâyûn'un cânib i erba‘asında olan bâb ı hâsların evveli kireçcibaşı ve yalıkapusu ve topkapusu ve dahi uğrunkapu, sarâyda cürm edenleri katl edüp bu kapudan deryâya ilkâ ederler.
    ve balıkcılarkapusu ve iç âhûrkapusu cenûba nâzırdır.
    ve bâyezîd hânkapusu cenûba nâzırdır, ammâ dâi’mâ küşâde değildir.
    andan bâb ı hümâyûn ı sa‘âdet-makrûn cânib i cenûba münkeşif bir bâb ı âlîdir.
    andan içeri üç kat bâb ı sa‘âdetler dahi vardır.
    andan servikapusu pâdişâhlar tebdîl i câme olup ayasofya câmi‘ine yâhûd şehri cüst [ü] cû etmeğe* çıkdıkda bu kapudan çıkar, cenûb tarafına mekşûf bir bâb ı kebîrdir.
    andan bâb ı sultân ibrâhîm hân, sene ( ) târîhinde küşâde olunmuşdur. soğuk çeşme dibinde bir bâb ı azîmdir kim cenûb tarafına nâzırdır.
    andan bâb ı sokullu mehemmed paşa alayköşkü dibinde bir küçük kapudur kim cânib i garba nâzırdır. [16a]
    andan bâb ı süleymân hân, bir gecede ihdâs edüp makbûl iken maktûl ibrâhîm paşa bu kapudan nihânîce duhûl ederdi. cânib i garba nâzır bir küçük kapudur, hâlâ dâi’mâ mesdûd durur.
    andan demirkapu bostâncılara ve musâhiblere mahsûs bâb ı azîmdir kim cânib i garba nâzırdır. âhûrkapu'dan bu demirkapu'ya gelince merkûm sekiz aded hâs kapular cümle islâmbol şehri içine açılır. ammâ sarâyburnu tarafında olan beş aded hâs kapular leb i deryâda olmağile şimâle nâzır cümle hadîd musanna‘ bâb ı âlîlerdir.
    ve bu zikr olunan bâbların mâbeyni ve cümle cirm i kal‘a i sarây ı sağîr ü kebîr on altı kapu mâbeyni dâ’iren-mâdâr altı bin beş yüz adım başka bir kal‘a i üstüvârdır.
    ve iç âhûrkapusu'ndan taşra hâs [u] âm âhûrkapusu'na gelince iki yüz adımdır.
    andan bâb ı çatladı'ya gelince bin üç yüz adımdır.
    andan kumkapu'ya gelince bin iki yüz adımdır.
    andan lankakapusu'na gelince bin dörd yüz adımdır.
    andan lanka'nın dörd bölük kal‘asın ubûr edüp dâvûdpaşakapusu'na gelince bin altı yüz adımdır.
    andan samadyakapusu'na gelince sekiz yüz adımdır.
    andan nârlıkapusu'na gelince bin altı yüz adımdır.
    andan yedikulle'nin iç yüzünde iç kal‘akapusuna gelince kâmil iki bin adımdır.
    ve bu yedikulle başka bir kal‘a i kanator vezîr binâsıdır, kapusu cânib i şimâle mekşûf iki kat hadîd bâb ı âlîlerdir.
    bu kapulardan mâ‘adâ tâ âhûrkapu'ya varınca hisâb olunan kapuların yedisi dahi leb i deryâda olmağile cümlesi cânib i şarka nâzırdır. ve bu tarafa lodos rûzgâr ı zorkârı gâyetü'l-gâye ziyâde isâbet etdüğinden bayram paşa merhûmun kal‘a hâricinde leb i deryâda binâ etdüği rasîfler telattum ı deryâdan harâb olup bu add etdüğimiz adımları sene ( ) târîhinde ibrâhîm hân asrında âhûrkapu'dan içeri adımlayup yedikulle'ye varılup hisâb olunmuşdur kim bu hisâb üzre dâ’iren-mâdâr* islâmbol kal‘ası yigirmi dokuz bin sekiz yüz on adımdır. ammâ bayram paşa asrında âhûrkapu'dan taşra adımladığımızda kâmil otuz bin adım idi. sahîhü'l-kelâm ve's-selâm
    ve mi‘mâr arşınıyla kal‘a i kostantıniyye seksen yedi bin(87000) arşındır. hatmü'l-kelâm bi't-tamâm.

    ----
  • boş bally tüpleri, kova diye tabir edilen esrar kullanma mekanizmasına ait malzemeler, tiner kutuları, serum, şırınga vs. ile dolu sidik kokan tarihi mekanlar.
  • pislik, çer çöp, yağ is içinde bırakılmış mezbeleliklerdir. işin aslı surlar fetihten sonra da hep gayrı meşru işler için kanun dışı adamlar tarafından kullanılmıştır. amma bugün koskoca bir turizm alanı olan suriçi diye tabir olunan dersaadet'in hâlâ ve göz göre göre binlerce turistin geçtiği güzergahlarda ve hâssaten sarayburnu civarında kokocuların, bilumum serkeşlerin yatıp kalktığı bir yer olarak kabul edilmesi akıl alacak şey değildir. bu surlar temizlenmelidir. o surlar temizlenmeli ve oralar turizm için daha aktif olarak kullanılabilmelidir.

    bu belediye 80'den sonraki en etkili yönetime sahip iken nasıl olur da surların o acınası halini görmez! hiç mi geçmiyor bu kadir topbaş bu surların dibinden? geçmez olur mu..hiçbirinin işine gelmiyor abi.
  • dili olsa da şahit olduklarını açıklasa dediğimiz kaderine terk edilen tarihimizdir.