şükela:  tümü | bugün
  • bugün yemek fiyatlarına gelen zamların protesto edildiği üniversite.

    temel haklarını savunmak için yasal hakları olan protesto ve boykota başlayan öğrencilere orantısız müdahale edilmesi artık ifade etmeye bile yeltenmediğimiz bir adaletsizlik.

    ama buraya yazma nedenim, hafızasız topluma küçük bir hafıza tazeleme.

    sonucu gelecekte türkiye'nin aydın yüzü olacak bir sürü gencin, genç fidanların yok edilmesine varacak olan ve dünyada olduğu gibi ülkemizde de 68 hareketi olarak tanımlanan hareketin başlama nedeni yemekhane zamlarıdır. hür bir birey olarak yaşamak için birlik olmaları gerektiğini öğreten ve belki ilk defa seslerini bu kadar çıkarmalarına önayak olan olay küçük okul protestoları ile başlamıştır.

    yine darbe sonrası apolitikleşen genç nesil, 1981 yılında yine istanbul üniversitesi'nde başlayan yemekhane protestoları ile idamlara karşı boykotlara kadar ilerlemiştir.

    bugün geçmişteki ruhundan çok uzak, sinmiş, kör, sağır ve gücünün farkında olmayan bu okul yine yemekhane protestosu yapamaya başlamıştır. bütün o cesur çocuklar bir bir gitti ama içinde gezinseniz ruhu hala orada.
  • zamanında bu üniversite benden bu üniversitenin öğrencisi olduğuma dair belge (öğrenci belgesi) istemişti.
  • hem lokasyonu, hem de mermerli, taşlı, sütunlu, kıvrıklı, arapça yazılı binalarıyla insanda içerisinde mutlaka bir de hayrat bulunduracağı izlenimini uyandırıyor.

    bak mesela bugüne değin hiç aklıma gelmemişti; bugün beyazıt migros’tan iki çörekle üç mürdüm eriği alıp beyazıt kampüsüne dönerken, hemen kampüsün girişindeki ağaçların altındaki banklardan birine çömüp eriklerimi yiyebilmek için gözlerim yakınlarda bir hayrat aradı, “kesin vardır, olmaması imkansız!” dedim, etrafa da bir göz gezdirdim ama bir hayrat bulamadım, ben de gidip eriklerimi lavaboda yıkadım. eğer yakınlarda bir hayrat olsaydı eriklerim ve çöreklerim konusunda çok daha mutmain olabilirdim.

    milletin kampüsünde starbuckslar şunlar bunlar varken bizimkinde allah rızası için bir hayrat bile olmaması kalbimi kırdı doğrusu. gerçi benim kalbim devamlı kırılıyor ya, neyse...
  • okula gitmediğin günlerde ana haberlerde görebileceğin açık öğretim tarzı bir okul
  • çok yanılıyor olabilirim ama yurtdışında işe başvururken isimden kazanacağını düşündüğüm üniversite. bir şirkete başvurduğunda "istanbul university" yazmak "bilkent university" yazmaktan daha iyi izlenim bırakır sanıyorum çünkü üniversitelerimizden hiç birinin adının sanının oralara gittiğini düşünmüyorum. zahmet edip sıralamaya da baksalar ilk bilmem kaçta üniversitelerimiz yer bulamadığı için pek anlam da ifade etmiyor sıralamaları. istanbul üniversitesi en azından bilindik bir şehrin en büyük üniversitesi gibi geliyor kulağa. ben olsam böyle düşünürüm. o yüzden ben değilim herhalde.
  • - istanbul üniversitesi'nde dün akşam saatlerine kadar herhangi bir olay çıkmayınca rektör, dekanı yumrukladı: "adımıza leke getiremezdik!"
  • öğrencilerin aç kalmasından mutlu olan orospu çocuklarının savunduğu üniversite. ülkenin %10'u üniversite öğrencisiyse, o kadar insanı öğrenci yapan kişi kimse git hesabını ona sor. öğrenci olmuş olana değil. ve eğer birileri ücretsiz yemek yiyebiliyorsa, neden başkaları da ücretsiz yiyemiyor diye sor, onlara yemek verilmemesini savunacağına dalyarak.

    tanım: öğrencilerinin hakları yenilen üniversite.
  • kebabçıların öğrencilerden daha rahat girebildiği üniversite

    yıl 2008,istanbul üniversitesi mühendislik fakültesi öğrencisiyim. birgün şu meşhur beyazıt kampüsünü bir gezeyim dedim ve kampüsün yolunu tuttum. giriş kapısına vardığımda güvenlik engeliyle karşılaştım. öğrenci kimliğimi gösterdim ama mühendislik fakültesi öğrencisi olduğum için bu kampüse giremeyeceğim söylendi. ne kadar dil döktüysem girmeyi başaramadım.
    neyse 2009 yılında mezun oldum. boğaziçi üniversitesine y.lisansa başvurdum.referans mektubu için mühendislik fakültesine gittim. yine karşımda güvenlik. niye geldiğimi sordu. referans mektubu için hocalarımla görüşmeye geldiğimi söyledim. güvenlik kulübesinden hocayı aradılar. hocandan onay aldıktan sonra kimliğimi bırakarak içeri ziyaretçi olarak girmeyi başardım.
    bir sonraki gün referans mektuplarını teslim almaya motosikletimle gittim. güvenlik motor kıyafetleriyle beni gördü ve "yemek mi getirdin? " dedi.
    bende geyik olsun diye "evet kebap getirdim " dedim. bunun üzerine güvenlik "tamam geç" dedi. ne kimliğimi teslim ettim. ne de telefondan onay almak için bekledim. artık öğrencisiyken giremediğim üniversiteye mezunken rahatlıkla girebiliyorum; motosikletle gidip "yemek getirdim" demek yeterli...
  • öğrencilerin aç kalmasına sevinen orospu evlatlarını göstermiştir. devlet yemek vermek zorunda mıymış... haysiyetsiz olduğunuz için böyle şeyleri anlayamamanız normal sizin fakat şunu merak ediyorum. gerçek yaşantınızda hiç mi kimse annenize küfür ederek sizin haysiyetsiz 1 adet şerefsiz olduğunuzu yüzünüze vurmuyor ya da belli etmiyor ki gelip fikir beyan ediyorsunuz?

    devletin görevi futbol kulüplerinin borçlarını silmek değil mi? bilmem kaç bakanlıktan fazla ödenek alan bu okulun yemek fiyatlarına inanılmaz zam yapması tıpkı devletin önüne gelenin borcunu silmesi gibi normal he mi? he size göre. çünkü çok fazla bir şey beklememek lazım. biat ettiğiniz adam zamanında "bunlar ateist, bunlar terörist, bunlar solcu" demişti odtü öğrencilerine. hani şu biat ettiğiniz adamın meydanlarda gerile gerile konuştuğu savunma sanayi icraatlarında görev alan odtü'lüler.

    edit: unutmadan amına koyduğumun cahil bir kitlesi üniversitelerde yemeğin beleş falan olduğunu sanmakta. sizin ben kafanızı sikeyim ne diyim.
  • kazanması zor bitirmesi kolay üniversite.

    öğrenciyken çok farkına varamıyor insan, bi kere çevrendeki herkes istanbul üniversitesi öğrencisi, hatta elini sallasan istanbul üniversitesi öğrencisine çarpıyor, öğrenci sayısı da fazla o yüzden bir ayrıcalık bir özellik hissetmiyorsunuz, ipini koparan girmiş gibi duruyor ama gel gelelim mezun olunca pek de afilli bi yerden çıktığınızı o zaman anlıyorsunuz. öğrenimi leş diye düşündüğünüz üniversitenin çok şey kattığını diğer üniversite mezunlarıyla bir aradayken görebiliyorsunuz köklü bir üniversite olmasının katkısını, yaşanan o siyasi çatışmaların içinde bulunmanın farkını lise bozması üniversite öğrencileriyle bir aradayken idrak ediyorsunuz, en azından ben o zamanlar anladım ve bitirdikten sonra daha çok sevdim... özetle; mezunu olmaktan gurur duyduğum okulum.