şükela:  tümü | bugün
  • erkek sayısı bazı sınıflarında 1e bile düşebilen, biraz kasmak kaydıyla iyi bir donanımla mezun olabileceğiniz, klinik psikolojiyle ilgili çok güzel dersleri barındıran,ancak kredi doldurması güç olan,cerrahpaşadan*seçmeli ve zorunlu dersler alınan,düzenli olmasa da psikolojinin bir çok dalında yüksek lisans ve doktora programları açan,fakültenin* en güzel ve en kazık bölümü olduğunu düşündüğüm psikanaliz üzerine birçok ders alabileceğiniz türkiyedeki tek psikoloji bölümü.
  • şu an da sacece bir tek profesör (sibel arkonaç) ile eğitime devam eden bölüm
  • psikanalitik akım için tevfika tunaboylu ikiz ve talat parman,
    adli psikoloji için gökhan oral,
    endüstri ve örgüt psikolojisi için psikolojisi için pınar ünsal,
    söylemsel psikoloji için sibel arkonaç,
    sağlık psikolojisi için yeşim korkut
    ve gelişim psikolojisi için gül şendil gibi kendi alanlarında oldukça yetkin hocalardan dersler alabilme imkanı sunması sebebiyle en kapsamlı ve iyi eğitim veren psikoloji bölümü.
  • tpöçg'un düzenlediği 14.ulusal psikoloji öğrencileri kongresi'ne ev sahipliği yapacak 21-24 temmuz 2009 tarihleri arasında. programın ilk üç günü sunum, konferans, çalışma gruplarına ayrılmış. heybeli ada gezisi ve boğaz turu da gezi kısmına eklenmiş, merakla bekliyoruz. geçen sene 15.ulusal psikoloji kongresi'ne gösterilen özeni bekliyoruz bölümden.
  • oldukça güzel işler yapan bir öğrenci kulübüne sahip bölümdür.
  • bu yıl girdiğim sınav sonucu tercihte beni hacettepe psikolojiyle kendisi arasında kararsız bırakandır. istanbul aşkıyla yanlış bir karar vermek de istemiyorum. okuyanlar yeşillendirirse sevinirim.
  • her sene düzenlenen psikoloji günlerinin 6. sı bu sene düzenlendi.
    yapılan açıklamalarda açıkça belli ettikleri ''katılım belgesi her iki günde gelen katılımcılara verilecektir'' ibaresini, 'yönetim kurulu' kendi kendine karar alıp hiçbir açıklama yapma gereği görmeksizin, sadece ikinci gün katılım sağlamış olanlara da verdi. belgenin üzerinde şöyle yazıyor ''5 ve 6 mayıs tarihlerinde düzenlenen ... katılmıştır.'' bir belge ile gerçekleşen olay birbirinden farklı ise buna özel evrakta (belgede) sahtecilik denmiyor mu?
    öncelikli aldıkları karara uymayıp 2 gün sabahın 6 sında uzaklardan gelen tüm gün dersi olan, akşam ders alıp 22,30 da dersten çıkan, finalleri yada başka sınavlarına çalışmak zorunda olan insanları aptal durumuna düşürüp, sadece tek gün oturum başladıktan bilmem kaç saat sonra gelen kişilere de katılım belgesi verilirse burada, buna sorumlu kişilerin saygın ve kaliteli bir oluşum içinde olduklarından ve kararlarından nasıl bahsedebiliriz?
    bilgi öğrenmeyi umursayan, sabah erken kalkıp diğer işlerini erteleyip katılım gösteren, gerçek sorumluluk sahibi insanları bir kenara itip, hiçbir açıklama yapma gereksinimine girmeden tamamen kendi kendilerine, bir anda aldıkları karar neticesinde, psikoloji günleri katılım belgesini ekmek dağıtır gibi dağıttılar.
    herkes kendince karar alıyor fakat bu kararları özellikle seçkin bir üniversitenin ismi ile uygularken bu şekilde sorumsuzca ve insanların emekleri hiçe sayılarak yapılıyorsa, ben sorumlu olan kişilere başka bir şey diyemiyorum.
  • sanırsam türkiye'de en kapsamlı psikoloji eğitiminin verildiği okuldur istanbul üniversitesi psikoloji bölümü. eksileri ve artılarıyla anlatmak istiyorum.

    eksileri; genelde eksileri okul hakkında, bölüm hakkında değil. okulun birçok eksisi var, hatta bir ara okuldan soğumanıza ve gitmemenize neden olabilir baştan uyarayım.

    bi kere psikoloji bölümü fen-edebiyat fakültesinde, o fakülte de laleli'de. hani cemal süreya'nın "laleliden dünyaya giden bir tramvaydayız" dediği yer. tramvayla geliyorsanız tam bir eziyet, metrobüsten bile daha kötü oluyor düşünün. vezneciler tarafından metroyla gelmenizi tavsiye ederim.

    fen edebiyatta olduğu için kampüs hayatı yok. evet yok. iki karış çimen sadece şu an kapalı olan hergele meydanının yanında var, orası da genelde kapılmış oluyor. çok çok büyük fakülte olmadığı için her şeyi kolayca bulabilirsiniz ama bi tuvalet bulamazsınız. kadınlar tuvaletleri küçük ve kötü.

    onun haricinde bölüme 150 küsür kişi alınıyor, bunların 50 civarı alttan alan, üstten veren öğrenciler. dersler çok kalabalık olmasa da sınavlar aşırı kalabalık olur. zaten okul genel olarak aşırı kalabalık olduğu için bir süre sonra alışırsınız.

    gelelim artılarına. istanbul üniversitesi psikoloji bölümü gerçekten çok iyi. eğitimi harika. hocalar dünya tatlısı. ilk sene geldiğinizde, diğer üniversitelerde genelde 2 veya 3.sınıfta verilen dersleri siz hemen almaya başlıyorsunuz. sosyal psikoloji (sevim cesur), bilişsel psikoloji (sevtap cinan), gelişim psikolojisi (gül şendil) vs. hepsi alanında gerçekten bilgili insanlar.

    freud'u diğer okullarda olduğu gibi psikoloji tarihi dersinde görmezsiniz, ist üni genel olarak kliniğe eğilimli olduğundan freud'u psikanalitik kurama giriş dersinde 1 yıl boyunca görürsünüz. o kadar görürsünüz ki artık herhangi bir olayda, "freud'a göre o öyle değil" dediğinizde sunacağınız çok yeterli kanıtlarınız olur. elif hoca bu dersi en iyi anlatan hocalardandır, öyle ki dersi sabahın köründe olmasına rağmen amfi hep doludur.

    dersler ilk sene amfide işleniyor. sınıf yok. sınavlar genelde 1-2 hafta sürer ve boğaziçi üniversitesinin aksine sınav zamanı ders yapılmaz. bu güzel bir artı çünkü sadece sınavlara odaklanmış olursunuz. vize ve final var bildiğiniz gibi. tek kötü yanı, bir güne 2 hatta 3 sınav koyabilmeleri.

    öğrenci işlerinde psikoloji ile ilgilenen kemal abi var, dünya tatlısı. ne zaman gitsem hemen hallederim işimi, hiç bekletmez. bu da bir artı.

    aldığınız derslerde bir de fizyoloji gibi, çapa'dan hocaların gelip anlattığı dersler de olur. eğer ilgiliyseniz çapa'dan gelen hocalar (nurcan orhan) sizi tıpla psikolojinin kesiştiği bölümlere yönlendirip güzelce ilgilenebiliyor. sinirbilim kulübü gibi şeylere üye olabilirsiniz ve gerçekten güzel şeylerle uğraşırsınız.

    öyle bi bölüm ki ilk dönem bir ders alırsınız ve "heh ben buna yönelicem" dedikten sonra, başka bir ders verir sana ve "bunla mı ilgilensem?" demeye başlarsınız. eğer bölümü seviyorsanız, gerçekten sizi sıkmayacak ve özellikle sevim hocamın sosyal psikoloji dersinde ağzınız kulaklarınızda dinlemenizi sağlayacaktır. genelde haftada bir gün boşluk olur hep programlarda, onu güzel bir aktiviteyle ya da aldığınız seçmeli felsefe ya da sosyoloji ile doldurup entellektüelliğinize entelektüellik katabilirsiniz. benden söylemesi.

    sorusu olan varsa, cevaplandırmaktan mutluluk duyarım ve bir dm kadar uzağındayım. sincerely.

    edit: kemal abi gitmiş :(
  • bölümü tercih etmeyi düşünüp soruları olanlar özel mesajla ulaşabilirler. belirli bir ekolde türkiye'nin en iyisi olduğunu düşünüyorum, tabii diğer ekollerde daha iyi üniversiteler olabilir. klinik psikoloji ve psikodinamik konusunda yetkin kişiler barındıran bölümdür.