şükela:  tümü | bugün
  • müzikle de şiir yazılırın tarifi bu albüm. özellikle ikinci parça olarak karşımıza çıkan "muhallebicinin oğlu", eski eski şeylere dair yazılmış bir şiir gibidir; eski bir yeni türkü şarkısı olan "akasya kokulu sabahlara" götürür bizi.

    edit: mümkünse onur caymaz'ın ezilmiş leylaklar kitabı'nın soundtracki olsun bu albüm.
  • boyle insanin icini gidiklar gibi, yeni asik olmanin heyecani gibi, sevgiliden ayrilmissin gibi, istanbul gibi bir album. dinlemeyeni hirpalarim, o derece guzel.

    (bkz: ince saz)
  • nasıl bazı yerlerin, bazı nesnelerin bir karakteri varsa müziklerin de ait olduğu bir yer ve müziğin içinde yaşayan insanlar olduğunu bir kez daha fark etmemi sağlamıştır bu incesaz albümü. adının içinde istanbul'un geçmesi mühim değil, isimsiz bile olsaydı biz anlardık bu parçaların içinde istanbul'un yaşadığını. hüzünlü, kaybolmuş istanbul anıları. ara sokaklardan denize inip, boğazı seyrettiren, o meşhur simitlerinden yediren, filmlerde yer alan sahil kenarındaki banka oturup uzun uzun ufku seyretme sahnesini yaşatan parçalar. istanbul'a hiç gitmedik, kız kulesini hiç görmedik, sokaklarında yürümedik. ama hayalimizde var bir tane. gidip de bunun bozulmasına neden olmak... müziğin bilmediği şey mi var, allasen.
  • geceme huzun katan şarkı
  • bu albümde yer alan kanarya plajı bildiğin istanbul lodosu gibidir.önce dağıtır ortalığı per perişan eder, durulunca şehrin yeniden hayata döndüğünü ima eder.bıkmadan dinlenmeli, efkarlı anda ise bilhassa uzak durulmalıdır.içmeden çarpılmak deyimiyle birebire özdeştir.
  • bir sarki aciyi,ozlemi ,umutsuzlugu anlatabilirmi?sorusunun cevabi.
  • vallahi muzik icin ahkam kesecek kadar bilgim yoktur ancak kendimce bir estetik algim var. bundan birkac asir sonra "bakin iste 2000'lerde turkiye'de bu eser yapilmis" diye gosterecekler diye tahmin ettigim album budur. cunku tam hissini veriyor.
  • istanbul gezi'den ibarettir;sag yanı irtica, sol yanı özgürlük olan..