şükela:  tümü | bugün
  • üst not: bu başlık ve başlığın ilk entrysi özellikle ak parti seçmeni dostlarımıza hitaben yazılmıştır.

    son 5 ayda (ocak 2018-haziran 2018) istanbul il sınırları içinde çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren fabrikaların yanması olayı. kaynak

    piyasada gayet açıkça konuşulan bir gerçek var bununla ilgili:
    malumunuz ohal döneminde iflas erteleme istemek kanunen engelli. konkordato başvurusu yapmak da belli kriterlere bağlı.

    kendimizi üretici yerine koyalım:
    ülkede son 6 ayda döviz kontrolden çıktı. faizler kontrolden çıktı. iç piyasada talep azaldı çünkü alım gücü düşüyor. dış piyasaya zaten mal satamaz hâle geldik son iki yıldır yaşanan politik krizlerden ötürü.

    iflasın eşiğine geldiniz. iflas erteleme isteyip işinizi tasfiye etmek istiyorsunuz? aa yasak! eee, fabrika açık kaldığı her gün daha da fazla zarar ediyor. üretim araçlarından doğan zarar, doğrusal değil logaritmik artar. bu yüzden bir önceki gün ettiğiniz zarardan daha da büyük zarar edersiniz her geçen gün. borcunuz bugün 1, yarın 1 + 3, sonraki gün 1 + 3 + 5 şeklinde artıyor.*

    iktidarın sanayi teşviği vermesi söz konusu bile değil.
    2023 vizyonu dedikleri şey kıraathane ile bahçe çıktı. zaten yandaş olmayanlar için, kanunsuz ihaleler alarak devleti soymayanlar için üretim yapmanın bir anlamı yok çünkü kamuya mal satan yandaşlarla rekabet etmek mümkün değil.

    unutmayın; kredi çekemiyorsunuz, faizler uçtu gitti ya da borç dengesizliğinden ötürü bankalar kredi veremiyor. yatırım yapacak yabancı ortak bulamıyorsunuz, herkesle kavgalıyız. döviziniz kaldıysa bile bozdurduğunuz an ertesi gün bozdurmanıza kıyasla zarar etmiş oluyorsunuz. üretime devam etseniz satın alan yok. iflas erteleme istemeniz yasak. alacak vadeleri dolmak üzere, ilk haczi başlatan alacaklıyla birlikte panik hacizleri yağacak fabrikaya.

    bu gittikçe büyüyen umutsuzluk ve maddi zarar sarmalından nasıl çıkabilirsiniz?
    sigortadan alacağınız para ile...

    bugün geldiğimiz noktada, 16 yıllık ak parti iktidarının yarattığı ekonomik düzlemde
    insanlar, ekmek teknelerini ateşe vererek aç kalmaktan kurtulmaya çalışmaktadır.

    ak parti, özellikle 2012 sonrasında yürüttüğü inşaat odaklı ekonomik politikasıyla, yap-işlet-devret modelinin kötüye kullanımıyla, devlet kaynaklarını kullanmadan yaptığı ve fakat garanti ücret verdiği projelerin ettiği zararlar sebebiyle devletin de bu gidişata dur demesini imkansız kılmıştır.

    size bir haber daha:
    eğer hemen, bir iki ay içinde çok radikal yapısal reformlar yapılmazsa, teşvikler çıkmazsa, ödemeler ertelenmezse, ticaret anlaşmaları yapılmazsa, kamu ihaleleri gözden geçirilip adaletsiz ihaleler yandaşlardan alınmazsa, kısacası ak parti iktidarı devam ederse, sigorta şirketlerinde de ödeme gücü kalmayacak. bu durum ayyuka çıktığı gün, 2001 krizi günlerimiz alice in wonderland tadında kalacak.

    ak partili arkadaşlar, sözümüz size:
    günahıyla sevabıyla, erdoğan ve ak parti bu ülkeyi 16 yıl yönetti. muhalefet cephesinden zaman zaman gelen hakaretler bu gerçeği değiştirmeyecek.

    ama gün itibariyle erdoğan 65 yaşında. hem kendisi hem kadroları fetö konusundan ötürü ve kişisel hatalar sebebiyle çok zarar gördü.
    2002'de, 2006'da vaat edilen hiç bir şeyi duyamıyoruz artık ak parti'den.

    türkiye cumhuriyeti devleti'nin 2023 vizyonu, kıraathaneler ve bahçeler olarak açıklandı.

    akılcı vaatleri ve millete değer veren vizyonlarıyla öne çıkan diğer adaylara şans vermeyi düşünmek lazım.
    ülkede güzel giden her şey** daha da iyileştirilerek devam edecek, bundan emin olabilirsiniz.
    milli güvenlikte tavizsiz bir politika izleneceğinin sözünü hem millet ittifakı hem de cumhurbaşkanı adayları verdi.
    ekonomi, kalkınma ve toplumsal barış konusunda da yıllardır üzerinde çalışılmış, ülke gerçeklerine temas eden vaatler var.

    muhalif kimliğimden mümkün olduğu kadar sıyrılarak bakmaya gayret ettim, bu fabrika gerçekliğinden yola çıkarak sizleri huzur içinde, barış içinde, refah içinde yaşayacağımız bir türkiye'ye davet etmek istedim.

    bu seçimi partiler üstü olarak değerlendirmemiz, ülkemizin gerçek durumunu düşünerek ve daha da önemlisi kendi geleceğimizi düşünerek sandığa gitmemiz gerekiyor.

    bay ince'nin ak parti'nin iktidara geldiği günlerde, 2002'de yaptığı bir meclis konuşmasından alıntıyla: "halk size daha çok güvenmiş olacak ki, size meclis'te çoğunluğu verdi. halk ne yaparsa doğru yapar. ama aynı halk, daha önce başarısız gördüğü hükumetleri de sandıkta terk etti. sizi de terk eder. halk her şeyi görür."

    vakit, millet vaktidir.

    edit: bazı noktalarda bazı arkadaşların karşı iddiaları var "yanan fabrika sayısı geçen yıla göre aynı" gibi. bu iddianın sahibi arkadaşların (bkz: ohal'in iki yıldır devam ediyor olması) konusunda yani üç yıldır bu koşullarda yaşıyor olmamıza ilişkin yorumlarını ve yanan fabrikaların stoklarının yanıyor olma ihtimalinden bahsetmelerini de görmek isteriz.
  • ülkenin son halini gösteren olay. ben de diyordum ne zaman haber okusam bir fabrika yangınına denk geliyorum. meğer altında bambaşka sebepler varmış.
  • egonomi çoh eyi. bizi çekemeyen almanlar yakıyordur bence fabrikalarımızı.
  • (bkz: yanıyorsun fuat abi)

    önemli tespit.
  • bir ara arkadaşın perte çıkmayan arabası akşamına yangın çıkıp perte çıkmıştı. adam arabanın değerinden fazla para aldı.

    ee tabi yersen.
  • adam ciddi ciddi birşeylerden bahsetmiş, kimisi goygoyda, kimisi karşı tarafa atıp tutmakta.. tayipçi yada muhalifi olsun, birbirine atıp tutmakla hiç bir şey elde edemeyeceğini anladığın zaman bu adamlar seni kullanamayacak ve silkilen halk olmayacak..
  • kesinlikle aynı hipotezi savunduğum olay. basit düşünelim, bir fabrikam var:
    1-sigortalamışım
    2-zarar ediyorum
    3-döviz kuru ile hammadde alıyorum ve döviz uçuyor
    4-iflas açıklayamıyorum ohal var
    5-satmak istesem de kimse bu belirsizlikte yanaşmıyor
    6-halka arz ederek nakite çevirecek kadar büyük değilim
    7-işçilere maaş olarak zaten eriyen sermayemi dağıtmak istemiyorum
    herşey madde 8 ile başlıyor:
    8- aa o da ne yangın çıkıyor
    9- tüm materyallerimi o anın alım koşullarına göre fiyat biçtirip nakit olarak tahsil ediyorum.
    10- fabrika yandığı için işçiler mesai harcamıyor şikayetçi dahi olan yok. yazık bana adama elleşmeyin.
    11- direkt nakite dönmüş oldum.
    12- üretim ile başkası uğraşsın. döviz ne güzel.
    13- sigorta candır.
  • eli ayağı heryerden bağlanan fabrikatörün çekerim emaneti sikerim adaleti diyerek herşeyi yakması durumu.
  • ekonomik krizlerin olduğu dönemde bu tür olaylar artar. malum iflas da edemiyorlar.