şükela:  tümü | bugün
  • buna benzer bir başlık açacaktım. görünce buraya yazayım dedim. çok haklı bulduğum söylem.

    istanbul'un farklı yerlerinde deneyimledim. bir yerde birkaç dakika sabit durursanız hemen biri gelip para istiyor. normalde dilenci dediğin bir yerde çöker sen yanından geçerken para verirsin. ya da dilencinin dilenci olduğu bellidir. ezile büzüle gelir yanına. bu insanlar öyle değil.

    iki dakika bir caddede dur bak. hemen yanına biri gelip çeşitli bahaneler anlatarak para istiyor. kimi yemek parası, kimi otobüs bileti, kimi bir şey bir şey... hepsinin bir nedeni var para istemek için. çoğunu atlatıp savuşturuyorum. ama ara sıra bazılarından fena tırsıyorum. dün öyle bir 10 tl param gitti. hepi topu 60 tl param vardı zaten. bir de o 50 tl için hamle yaptı. orada tepem attı, gözüm karardı. 50 tl vermemek için canımdan olacaktım.
  • cebimde 50 kuruştan fazla para taşımamama sebep olmaktadır.
  • çok doğru tespit. kesinlikle hak veriyorum.

    başkan 1 liran var mı
  • hep 50 metre yürüdüğüm için beni etkilemeyen sorun
  • 1 liram bile olmadığı için beni etkilemeyen dürüm.
  • sokakta kulaklıkla son ses müzik açarak yürüdüğünde dış sesleri duymazsın , istanbul için en güzel çözüm budur herhalde . ben de kadıköy'de yapı kredi bankasının önünde arkadaşımı beklerken bir çocuk geldi 1 tl verdim arkasından biri daha biri daha 5 dakika içinde 9 tl dağıtmıştım sıra kağıt paralara gelince yok dedim ama onlara vermişsin dedi. beni birbirlerine göstermişler bu abla veriyor diyerek herhalde. sırayla yoldular .
  • özellikle arap göçünden sonra fark edilmemesi imkansız olan durum.

    istanbulumuz bir dilenciler şehri haline geliyor.

    istanbul ile ilgisi sadece fethedip tecavüz etmekten ibaret olanların umurunda bile değil!
  • ben normalde dilenci benden para isterken eğer somut bir şey söylerse dönüp konuşurum, mesela abi açım veya otobüs bileti alcam gibi şeyler söyleyenlere gel alalım veya gel karnını doyurayım derim, ciddiyse gelir harbiden, ciddi değilse yok abi sen ver ben alırım der, yüzümü döner ve yoluma devam ederim.

    lakin istanbulda bu artık aşırı derecede olduğu için ve hepsi de sahtekar olduğu için bakmam bile. insanlar istanbulda yaşayabilmek için günlerinin yarıdan fazlasını işle güçle geçiriyor ve evine sadece uyumak için gidiyorlar. ulan ibneler siz niye dileniyosunuz? siktirin gidin hiç bi şey yapamıyosanız su satın lan.

    kayseride eski terminali bilen bilir, o zamanlar öğrenciyim otobüs parası vermemek için yürüyorum oraya, dilenci geldi abi karnım aç paran var mı dedi, gel açsan alalım bi şeyler ne istiyon dedim, abi şu bakkaldan bi ekmek peynir falan alsan yeter dedi, yakınlardaki bakkal beş dakika yürüme mesafesindeydi, yürüdük harbi adam ekmeği aldı ve teşekkür etti gitti. onu hiç unutamam mesela hakkaten açmış demekki.

    ankarada da yine aynı yıllarda aştinin dışında yaşlı bi teyze yaklaştı yanımıza, sevgilim de yanımda, oğlum erzuruma gitcem bilet alamadım beş liram eksik dedi, sevgilim bakmadı bile alışmış kızcağız, ama ben teyze gel bileti ben alayım beş değil kaç liraysa ben öderim dedim, yok oğlum sen ver ben alırım dedi, la gel işte alıyım daha ne istiyon dedim, kadın bi şey de demedi, mal mısın lan dilenciyim anlasana der gibi bakış attı bana, ee dedim ablacım senin derdin başka. tipine baksan gerçekten ihtiyacı var sanıyosun zilliyi.

    yani benim kişisel görüşüm bir lira değil mi nolcak diyerek dilencilere para vermeyin, çok veresiniz varsa ihtiyacını sorun ve onu giderin, zaten hepsi de yok abi sen ver biz alırız diyo, hepsi sahtekar yani.
  • merobüsten inip eve yürümem 15 dk. bumesafede ki dilencileri sayayım:

    * metrobüsün hemen çıkışında mesaisinde dilenci
    * metrobüsün merdivenlerinde dilenci
    * yolda 2 ayrı noktada duran dilenci
    * beni mi buluyor anlamıyorum ama random bir kişide gelip mutlaka yolda kaldım para ver diyor.

    bu dilenciler mesaili ve vardiyalı çalışıyor. yani aynı dilenci haftanın başka günlerinde duruyor. bildiğin eleman gibi çalışıyorlar.
  • insanı bir noktadan sonra duyarsız bir öküze dönüştüren durum. en son "abla bi harçlık parası ablaa" diyen çocuğu "harçlığı anan-baban versin" diye bir terslemişim. sonra kendime kızdım, çocuğun ne suçu var diye ama insanın nevri dönüyor bir noktadan sonra. yav arkadaş onlar üremiş, sen harçlığı benden istiyorsun??? bana ne amk, bana ne? kediler de geliyor böyle miy miy miy, doğurdukları yavrulara bakmayıp başıma atıyorlar. ben de tutup kısırlaştırıyorum. siz zaten sokak kedisi gibi davrandığınıza göre insanlıktan çıkmışsınız belli ki, bunu yapıp biz de çıkalım tam olsun.