şükela:  tümü | bugün
  • ingilizce, istanbullu anlamına gelir. constantinopolite'dan, stambolite olmuş, en son istanbulite olarak kalmıştır.
  • altinci nesil yazar
  • bir gün bu yazar arkadaşla kalabalık bir grup olarak künefe yemeğe gittik, sıradan bir şeyin kutlamasını yapacaktık yani künefeler bahane. her neyse herkez kendine söyledi künefeyi hafiften muhabbet eşliğinde yemeğe başladık, fakat istanbulite bunu yerken biraz bronzlaşmaya başladı, "olm noluyo lan" demeye kalmadı , kendisi "benim eve gitmem lazım" dedi. aldı arabanın anahtarlarını vın truzim arkadaş. sonra gelince öğrendik (aradan bir yarım saat geçmişti, biz tatlıyı yemiş sigara içiyorken) "çok sıkışmıştım eve tuvalete gittim dedi. alla alla burda da var wc neden gittin teeee oraya kadar deyince arkadaşın başka bir tuvalete sıçamadığını ögrendik. yarıldık. ("bu bir hastalıkmış , çoğu insanda varmış" açıklamasında da bulundu kendileri)

    onun künefisinide biz yedik beklerken, hala lafını eder durur.

    ayrıca
    (bkz: evdeki haric hicbir tuvalette rahat sicamamak)
  • bir neyzen. bir kanka. bir abi. kısaca, çok kıyak insan be!
  • ufak bi' papera başlık hazırlarken "'kadıköyian' şeklinde bi' şey mi kullansam lan acaba?" derken çevirmen arkadaşa danışarak karşılaştığım kelime. ufkum açıldı inanamazsın.

    bi' de dipnot ekledi arkadaş, ki bunu da kullanırım ben bundan sonra, "istanbullshit ile de kafiyeli hem".

    (bkz: istanbullshit)
  • duymaktan nedense hazzedemediğim istanbullu manasına gelen ingilizce kelime.

    muadilleri için
    (bkz: berliner)
    (bkz: shanghainese)
  • aaa ben de bir istanbulite imişim. ne havalı kelime! aynen bir newyorker...

    ama bizim farkımız starbuckstan kahve içip cookie yemek yerine sıcacık çay içip simit yemektir.