şükela:  tümü | bugün
406 entry daha
  • ne var bu aq istanbul'unda anlamıyorum. 4 senedir adım atma ihtiyacı bile hissetmedim. (hava alanına iniş yaptım sadece.)
  • "abi ya 10 sene başka şehirde yaşadım, 10 tane başka şehirde yaşadım, 10 tane başka ülkede yaşadım, istanbul gibisi yok ya, istanbul dışında hayat yok ya" diyenler bi siktir git dedirten istanbullu zırvaları altındaki klişeleri tekrar edip kendilerini avutmaya çalışan istanbullulardır. istanbul'daki hayatları o kadar kötü, o kadar basık, o kadar sıkışık ki, böyle klişelere sarılıp kendilerini avutmaya çalışmaktalardır.
    bunu diyenler ve birbirlerini destekleyip organize olanlar da genelde 18-24 yaş aralığındaki üniversiteli ergenlerdir. ergenliklerini attıkları zaman bu klişelerinin ne kadar hatalı olduğunu anlamış olacaklar. istanbul dışında hayat yok felan değil, sadece siz üniversite yıllarında edindiğiniz arkadaşları, o seneler gittiğiniz barları, birlikte gezdiğiniz sevgililerinizi özlüyorsunuz. yoksa her tatilde istanbul'dan kaçıp antalya'da bodrum'a akan biz değiliz. istanbullular bunu anlayabildiği zaman türkiye olarak büyük rahatlayacağız, şu saçma ego tatmininden de kurtulmuş olacağız.
  • evet.

    son bir yılda da iyice emin oldum. çok özledim istanbul’u, elbet bir gün buluşacağız.

    bir de belirtmek isterim ki, başlıkta belirtildiği gibi “istanbulluların” anlayabileceği türde bir şey. tüm hayatını başka şehirde geçirmiş birisi için anlam ifade etmeyebilir. ama hayatı istanbul’da geçirmiş birisi için başka şehirler yeteri kadar tatmin edemez.
  • "iklim soğuk olsa da, sibirya’da memurluk hayatına genellikle kolay ısınılır. orada, liberal düşünceler aşılanmış basit bir halk yaşar. nizamlar eskidir, sağlamdır, asırlar boyunca kutsallık kazanmıştır. haklı olarak kendilerini sibirya’nın saygınlarından gören bazı memurlar yerli, kökleşmiş sibirya’lılardır. bazısı da rusya’dan, hatta birçoğu büyük şehirlerden gelmişlerdir. bunlar, kadro ile ilgisi olmayan aylıklara iki kat harcıraha ve koltuk için parlak ümitlere kapılarak gelirler. onlardan, hayat bilmecesini çözebilenler hemen hemen her zaman sibirya’da kalır, orada seve seve yerleşirler. sonra da, onların soyundan birçok zengin ve yararlı beyinler ortaya çıkar. fakat uçarılar, hayat bilmecesini çözmesini bilmeyenler, sibirya’dan çabucak bıkarlar, üzüntü ile kendi kendilerine, buraya niçin geldiklerini sorarlar. sabırsızlıkla, yasal süre olan üç yılı doldurur doldurmaz tayinlerini çıkarmak için uğraşmaya başlarlar. sonra, sibirya’ya söverek, onunla alay ederek pılı pırtıyı toplayıp geri dönerler. bu adamlar, haksızdırlar. çünkü sibirya’da yalnız memurluk bakımından değil, türlü bakımlardan rahat ve mutlu yaşanabilir. bir kere burası son derece güzeldir. oldukça zengin, misafirperver birçok işadamı, hali vakti yerinde pek çok yabancı da vardır. genç kızlar, birer gül gibidir, son derece namusludurlar. av kuşları sokaklarda uçuşurlar, avcıların üstüne düşerler. gereğinden çok şampanya içilir. havyar olağanüstü güzelliktedir. bazı yerler, bire on beş ürün verir... sözün kısası, bereketli bir topraktır buralar. ancak bu topraktan yararlanmasını bilmeli. sibirya’da yaşayanlar da bunu çok iyi bilirler."

    ölü evinden anılar - fyodor dostoyevski
  • bence oslo'da stockholm'de helsinki'de dublin'de falan sanıyorum halbuki. bilmiyorum ne kadar doğru.
  • istanbul’da yaşamıyorsan ya da orada çok yaşamak isteyip de yaşayamıyorsan öyle zannetmeyebilirsin. ancak yaşamaya başladığında tam bir survivor’da olduğunu anlarsın. evet başka yerler de var hatta çok huzurlu yerler ancak istanbul’da yaşadığın kötü ya da iyi deneyimlerin hiçbirini başka bir yerde tecrübe etme şansın yok.boğulacaksan bile büyük suda boğul diye bir tabir vardır tam olarak böyle bir şey ve zor olan şeyler her zaman iyidir.
  • en büyük sanat etkinlikleri orada
    en iyi eğitim kurumları orada
    en çok x aktivitesi orada

    ....

    idi olacak diye düşünüyorum 50 yıllık süreçte yukarıdaki görüşler. çünkü pandemi ile değişen birçok toplumsal paradigma var ve iş neredeyse her şeyin online olacağı duruma doğru ilerliyor. bunun da sebebi maliyetinin çok daha düşük ve daha sürdürülebilir olması tabi ki.

    özetle istanbul'daki en iyi fakültelerin derslerine katılmak için, x aktivitesine katılmak için ileride belki istanbul'da yaşamaya gerek olmayacak hatta belki de bu mantıksız, daha maliyetli olan seçenek olacak.

    bunu bir fırsat olarak değerlendirebilirsek, bu durum nüfusu coğrafyaya daha dengeli dağıtmamıza yardımcı olabilir.

    not: hayat derken şehir benim gözümde değerlendirme kıstası değil, en önemli kriter şehirde yaşayan insanlar ve şehirde yaşayan insanlık. cahil kuru kalabalıktansa, hoşgörülü, eğitimli insanların olduğu ufak bir şehir ortamı yeğdir.
  • swinger party’ler ilgimi çekmiyor.
  • 30 senedir istanbuldayım ve takriben 8-10 büyükşehir 25-30 civarıda toplam şehir gördüm bu ülkede ve evet arkadaşlar bazı yerlerde hayat akşam 8 deyince bitiyor,bizde aşık değiliz bu şehr-i istanbul'a ama burda hayat 24 saat durmuyor.sevsen de böyle sevmesen de.
  • yanılgıdır. ankaradan bildiriyorum; ortalama istanbulluların yaptığı her şeyi ankaralılar da yapıyor. kırk yılda bir iyi bir konser, bienal, etkinlik olunca da ankaralılar kalkıp istanbul'da gelip o etkinliği yapıp dönüyorlar. uçakla falan yapmak da kolay üstelik.

    edit: ortalama üstü geliri olan ankaralılar, tatillerde yurtdışına gidip eğlenirlerdi. bu kurlardan sonra durumlar ne olacak belirsiz.
415 entry daha