şükela:  tümü | bugün
  • gelenekçi bir toplum alan türk toplumunu gazlamak için söylenen yalanlardan biridir. bu yalanı söylemenin etiği elbette ki tartışmaya açıktır, ancak sosyal bir bilim olan tarih bu hatayı affetmeyecektir.
    halbuki insanlara eğrisiyle doğrusuyla “gerçek” tarih öğretilse, bireylerin devletlerine bağlılıkları daha bir taktiklenmiş olur.
    öğrenci akademik-bilimsel kaynakları incelediğinde; anlatılan bu realitenin yalandan ibaret olduğunu fark ettiğinde dumura uğramaz. devletine olan güveni sarsılmamış olur.

    bir çok tarihçi orta çağ’ı (bkz: medieval period) üç aşamada inceler: early, high, late medieval period.
    late medieval period en genel ifadeyle 1315-1317 avrupa kıtlığı ile floransa’da patlak veren italyan rönesansı arasındaki dönemi kapsar ve ülkemizde bilinenin aksine early modern period’un başlangıçıyla sonlanır.

    çünkü bu dönemde modernleşme hareketini başlatan ciddi gelişmeler (bkz: black death) meydana gelmiştir. istanbul’un fethi ise elbette ki bunlardan biridir. söz konusu fetih avrupa’da feodalizm’i yıpratmıştır.
    ancak “biz orta çağı kapatıp yeni çağı başlatan bir milletiz” benzeri ifadeler koca bir şovenizm‘den ibarettir. bu söylemler ve anlatılan yanlış tarih; kısa vadede insanların aidiyetlik duygularını körüklediğinden devlete bağlılıklarını artırır, ancak bu bağlılık basit bir okumayla-araştırmayla sarsılacak kadar zayıftır.

    okumuş-araştırmış bir bireyin, ideolojisinden kolaylıkla vazgeçtiğine şahit olunmuş mudur? olunamaz! zira o bireyin inancı bilimle tastiklenmiştir ve kolaylıkla yırtılamayacak kadar güçlüdür!
  • tıpkı, meşhur istanbul'un fethi hadisinin uydurma olduğu gibi...
    muktedirler her zaman kendi eylemlerini din sosuna batırarak kutsamayı tercih etmiştir. allah gönüllerin fethi ile ilgilenir, toprakların değil!

    hadisle ilgili merak edenler google'layabilir.