şükela:  tümü | bugün
  • osmanlı tarihçilerinin işgüzarlığı

    yok fatih 21 yaşında istanbul'u fethetmiş de bilmem ne?

    şimdi diyeceksin ne saçmalıyorsun? izah edeyim.

    ıı. mehmet tarafından fethedilen contantinapolis züttürük bir yarım ada bir de karşısında pera (galata) var işte.

    tek sorun nedir bu yarım adanın fethedilememesinde? etrafının kuvvetli surlarla çevrili olması, haliçe donanmanın girememesi.

    yoksa surların dışında türk yerleşim yerleri, yukarısı yine aynı batıya doğru arkası yine aynı önü arkası sağı solu sobelenmiş ama göt kadar yer (bugün tarihi yarım ada diye nitelendirilen), yani constantinapolis, doğu roma kalıntısı güçlü surlar içerisinde kaldığından ve şehrin yönetimi de bir türlü idareyi teslim etmediğinden surları aşıp da şehrin idaresini ele geçirememişiz idari olarak.

    ıı.murat dönemi belgrad'a kadar dayanmış devlet edirne bile başkent düşün yani, göt kadar yer koca imparatorluğun ortasında yama gibi kalıvermiş. bence asıl önemli olan istanbul'un fethedilmesi değil, o zamana kadar istanbul'un fethedilememesidir. bunun üzerinde düşünülmesi, fetihle övünülmesi değil fethe kadar neden fethedilmediğine dövünülmesi gerekir türk gençliği tarafından.

    çünkü istanbul'un (fethedilene kadar konstantinapolis ama yazması uzun oluyor o nedenle istanbul diye devam ediyorum.) fethinin önemi toprak olarak yüz ölçümünden falan kaynaklanmıyor sadece teknolojik olarak güçlü surları yerle yeksan edecek teknolojiye ulaşılamamasından ve ıı.mehmet in bu azmi göstermesinden kaynaklanıyor.

    neticede nedir? eğer istanbul surları toplarla yerle bir edilebiliyorsa şatolarında ve kalelerinde güvende oturan derebeyleri, krallar falan da artık diken üstünde oturuyorlar hepsi bu.

    yoksa fethedilen topyekun bugünkü istanbul değil.

    http://1.bp.blogspot.com/…nstantinopolis-bizans.jpg

    http://estb.msn.com/…fc7a9968ea62e576c6cc6e80c6.jpg
  • (bkz: zoruna mı gitti yarrağım)

    edit: bir çoğununkine gitmiş.
  • olaya doğu roma gözüyle bakıldığında, çok da yanlış olmayan bir önerme.

    93 harbi'nde kendinden kat kat üstün bir güce sahip ruslar'a karşı uzunca bir süre dayanan gazi osman paşa'yı yere göğe sığdıramadığımıza göre, 1453'ün doğu roma imparatorunu da benzer şekilde değerlendirebiliriz.

    bu durumda, nasıl ki 93 harbi'nde plevne'yi fetheden ruslar'a karşı küçümser bir eda ile bakıyorsak, bir benzerini osmanlı devleti ve ikinci mehmet için de düşünebiliriz.
  • stefan zweig'ın sternstunden der menschheit adlı eserinde ele aldığı tarihsel olaylardan biri de istanbul'un fethidir. zweig, istanbul'un fethini kolaylaştıran olayın bizans askerleri tarafından kerkaporta kapısının açık unutulması olduğunu yazar. o ana kadar çok iyi savunma yapan bizans askerleri osmanlı askerlerini surların içinde görünce paniğe kapılmışlar, şehrin o an düştüğünü sanmışlar ve bu sebeple de şehrin ele geçirilmesi kolaylaşmış. bu bakış açısı ve anlatıma göre istanbul'un fethedilmesinin sonuçları için değil ama fethe giden yol için bir anlamda "abartıldığı kadar değil " denmiş gibi.
  • (bkz: #20884207)
  • "gereğinden fazla abartılması" meselesini anlamayan mallara ufaktan izah edeyim.

    tarihi bazı olaylar, halkta bir bilinç(!) oluşturmak veya yetiştirilen gençliğe bir motivasyon kazandırmak amacıyla gerek idareciler gerek fikir ve aksiyon adamları tarafından abartılırlar aynı edebiyatta çarpıcı bir etki yaratmak için mübalağaya başvurulması gibi.

    anladın! biraz inceydi ama teğet geçmedi inşallah.
  • istanbul'un fethi 1204 yılında latin haçlılar tarafından da gerçekleştirilmiş bir olay olduğundan çok da yanlış olmayan önerme.

    kalıcı olamadılar o ayrı.
  • istanbul'un o zaman ki nüfusunun 40 bin olduğu düşünüldüğünde kesinlikle abartılmış bir olaydır.
  • (bkz: dördüncü haçlı seferi)

    önce dördüncü haçlı seferini okuyalım, ondan sonra abartılıp abartılmadığını konuşalım.

    bildiğin abartılıyor. biz orta çağı bitirip yeni çağa girişi askeri bir operasyonla açıklamaya çalışırken, bütün dünya yeni dünyanın keşfini yeni çağın başlangıcı olarak kabul ediyor. kendi kendimize gelin güvey oluyoruz, ama bunlar hep resmi tarih yüzünden, okumuyoruz, araştırmıyoruz. hürriyet'in verdiği tarih serisini de alıp istanbul'un fethine bakacağım, yine abartılı bir ulubatlı hasan muhabbeti çektilerse kızılcık sopam hazır.