şükela:  tümü | bugün
  • ferit edgü'nün 1.baskısı eylül 1999'da yapılan yky'ndan çıkmış 77 sayfalık öykü kitabı... 3 bölümden oluşan kitapta toplam 35 öykü bulunur; ikinci bölümde yazdığı çok kısa öyküler dikkat çekicidirler...
    (bkz: eşik)
  • çok sevdiğim bir ferit edgü kitabıdır. işte deniz, maria öyküsü ise kitabın içinde ecco il mare, maria olarak yer alır. öyküde geçmeyen türkçe karşılığının kitaba adını vermesi de çok hoş bir ayrıntıdır. benim için tarifsiz bir gizeme sahip olan bu mükemmel öykü ve kitaptaki diğer öyküler kanımca her anlamıyla sadeleştirilmiş ( yoğunluğundan ise hiçbir şey kaybetmemiş ), minimalist öykü örneklerinin en iyilerinden.

    "sabah, çok erken, kahvaltımı etmeden inmiştim kıyıya.
    in-cin top oynuyordu.
    bir süre yüzdüm. sonra, havlumu serdiğim şezlonglardan birine uzanıp sabah güneşinin gelip bedenimi ısıtmasını beklemeye koyuldum.
    bir ara, ilkin korkak ayak sesleri, sonra, bir yabancı dilde konuşmalar geldi kulağıma.
    uzandığım yerden doğrulup baktım.
    bir örnek siyah giysiler içinde, birbirinin eşi, iki yaşlı kadın gördüm. çok yaşlı ve çok kısa boylu ikiz kız kardeşler.
    biri, öbürüne,
    -ecco il mare, maria! dedi.
    maria, sol eliyle eteğini hafifçe çekti, tam dizlerinin üzerine dek. sonra sağ eliyle, denize inen merdivene tutunup, sol ayağını, dalgasız, sabah denizine soktu.
    elimde olmadan gülümsedim.
    beni fark edip rahatsız olmamaları için de, yanı başımda su içen kuşları ürkütmekten sakınırcasına, usulcacık şezlonga uzandım.
    bu arada, onların aralarındaki konuşmalara ya da denize girip çıkarken çıkardıkları seslere kulak kesilmiştim.
    ama hiçbir ses yoktu. denizden en küçük çırpıntının sesi gelmiyordu.
    meraklanmıştım. gözlerimi açıp doğruldum. çevreme bakındım. hiç kimseler yoktu. bir-iki sabah martısı. hepsi bu.
    ama havadaki o üç sözcük ve ayağını suya değdiren yaşlı, küçük kadın imgesi orda, havada asılı duruyordu.
    -ecco il mare, maria!"
  • "kadın, ne çok şey unuttun, dedi.
    adam, o kadar çok şey anımsıyorum ki, dedi. onlar da senin unuttukların."
  • niçin kaybolmuş fotoğrafları arıyorsun?elinde bir makinen var,görüyorum.yeni fotoğraflar çeksene.hatta o kaybolan fotoğraflarını.
    —ama onlar hayallerimdi.
    (syf.55)