şükela:  tümü | bugün
  • hic de amaclanmadigi halde, hatta "oh guzel guzel muhabbet edelim" heyecaniyla kaynar iken, karsidaki insan ile yakinlasmaya calisirken, agizdan cikan lafin bir anda karsidakini got etmesidir. hatta amaclasan bu kadar olmaz. hatta ve hatta bunu yapan insan aslinda istediginde laf sokamayan bi insandir fikrimce, cunku bu da bi nevi beceriksizliktir insana dost kazandirmaz kaybettirir.
    (bkz: sicti cafer bez getir)
  • farkında olmadan sürekli yaptığım şey...
    bana göre "gerçekleri söylemek", onlara göre "laf sokmak"...
    bu yüzden söylediğim hangi cümlenin laf sokmak, hangisinin sokmamak olduğunu hiç bir zaman bilemiyorum... bundan şikayetçi miyim? yooo!?!?
  • (bkz: pot kırmak)
  • askerden yeni gelmiş, bir kaç aylık mühendistim. 6 katlı binanın içinde oradan oraya düşeyara yazıp excel tablo yaparak koşuyordum. firma da herkesin bildiği bir holdingin en büyük ikinci firması. ana firmanın gölgesinde kalmış ama idare ediyoruz işte. ben o aralar kendimi yaptığım düşeyaralardan dolayı çok iyi mühendis falan sanıyorum. genel müdürle, yardımcılarıyla falan aram iyi.

    bir gün genel müdür sekreteri beni aradı. genel müdür bey seni çağırıyor dedi. slim fit gömleğimi isyan ettiren ayva göbeğim, çizgili ajandamla bir üst kata çıktım. çizgili ajandayı hiç sevemedim. kareli candır. neyse bir gittim ki karşısında bir yardımcısı var. trabzonlu bir adam. bu adam ekibine kalkıp dese ki "yarından itibaren islamiyeti bırakıyoruz, artık hepimiz mecusi olacağız." millet sadece "kaçta efendim?" diyebilir. o kadar korkuyor insanlar. odasında fosur fosur sigara içen bir abimiz. neyse odaya girdim, selam verdim. otur demediler, anlatmaya başladılar.

    büyük bir tedarikçi zam yapacakmış. o işi firma olarak kendimiz yapalım ama müşterileri bir analiz edelim bilmem ne dediler. aldım notlarımı. sorularımı sordum. ben soru sorunca aralarında konuşuyorlar. akıllarına gelmeyen şeyleri ben sorunca hee falan deyip tartışıp sonuca varıyorlar. ben de iç sesi "aferin boris lan" diye kendime gazı veriyorum. ben çizgili ajandama notlarımı aldım. sonra genel müdür bey, "boris ne zaman biter?" dedi. günlerden pazartesiydi. "valla elimde işler var" diye yarım ağız bir şeyler dedim. siktir et onları minvalinde bir şeyler söyledi. "iki gün lazım. çarşamba öğleden sonra biter genel müdür bey" dedim. o sırada yardımcı bey atıldı. "siz departmanda iki kişi çalışmıyor musunuz? ikiniz beraber yaparsınız. " dedi. ben de "iki kişi çalışıyoruz ama yine iki gün sürer genel müdür yardımcısı bey" dedim. adam sırıtarak "bir işi sen tek başına iki günde yapıyorsan, iki kişi bir günde yarparsın boris. oran-orantı. dedi. güldü ve genel müdüre döndü. ben de cahilliğin ve çocukluğun verdiği cesaretle ki şu anda bütün şirket yatırıp sikse yapamayacağımı yaptım. " genel müdür yardımcısı bey bir çocuğu bir kadın dokuz ayda doğuruyorsa, dokuz kadın bir ayda mı doğurur?" sorusunu sordum. işte o an laf soktuğumu anladım. yaşım 23. karşıdaki adamın benim yaşım kadar tecrübesi var. 10 katım temiz maaş alıyor. ebat olarak bir tokat atsa oturur üç gün ağlarım. velhasıl bu lafı söyledikten sonra uefa kupası finalinde son penaltıyı atan popescu gibi ellerimi açıp tribünlere koşmak istedim. yolun yarısında dönüp genel müdüre hadi gel lan beraber sevinelim dercesine geri geri koşmak istedim ama olmadı. genel müdür bıyık altından güldü. yardımcısına cevap hakkı doğduğunu farkedip "tamam boris. çarşamba günü getir çalışmayı. çıkabilirsin. kolay gelsin." dedi.

    gittim yerime başladım işe. akşam evde devam ettim. ertesi öğlene kadar yetiştirdim istediklerini fazlasıyla. genel müdür yardımcısına da anlattım böyle böyle diye. neyse ki adam tanıdıktan sonra beni sevdi. abuk subuk konuşmalarıma ses etmedi sonraları.
  • şanslı bıdık seni. benimkiler genelde soktuktan sonra farkına varacağım ve ya tam söylerken bi şeylerin ters olduğunu düşündüğüm için böylesine tehlikeli değil. buna rağmen başıma iş açabilecek kadar da ters anlayan arkadaşlara sahibim. geçen, iki hafta "sen daha küçüksün kavga başlamadan sessiz kalmayı bilmen lazım" dedim - ki makara yaptım benden 2 yaş küçük - barışsın diye peşinden koştum. hoş zaten muhabbetimiz yok diye çabuk silmişti beni ama ben bırakmam, muhabbetimiz olmuş oldu.
    yazarken farkettim yukarıdaki arkadaşla beraber bende işin sonunda kazanan taraf olmuşum. o işini sağlamlaştırmış bende muhabbetimin olmadığı yeni bir arkadaş edinmiş oldum. inşallah hepimiz böyle şeylerden karla çıkarız.