şükela:  tümü | bugün
  • ismi ifşa edilmesi gereken şirketin vefat eden emekçisidir
  • garibani ucretsiz izne cikaralim diyen o mudurun anasini sikim. ınsallah burayi okuyorsundur onun bunun cocugu.
  • bu türkiye gerçeğine çok şaşıran arkadaşlarımız olmuş. ben kolu alçılı temizlik elemanı gördüm bir devlet dairesinde. dayanamayıp kendisiyle konuştum. taşeron şirket elemanı olduğunu, işe gireli 6 ay olduğunu, çalışırken kayıp düştüğünü, özellikle bir yılı dolmadan rapor alanların işten çıkarıldığını, o yüzden rapor alamadığını söyledi. düşünün adam iş kazası geçirmiş ve işten atılma korkusuyla kolu alçılı vaziyette çalışıyor, hem de devlet dairesinde. siz bir de özel sektörü düşünün. hamile olduğu anlaşılınca işten çıkarılan personel biliyorum.
  • kelimelerin anlamsız kaldığı zaman..
  • insan yerine koyulmayan ve insan yerine koymayanları sonuna kadar destekleyenlerin ülkesinde gerçekleşmiştir. avrupa'nın yasalarına baksanız, biz insan gibi yaşamıyoruz, değilmişiz dersiniz.
  • "mahmut nedim yenicil'in mesai arkadaşı mustafa kemal erten, arkadaşının iş akdinin ücretsiz izinden sonra sonlandıracağının kendisine de söylendiğini belirterek, "ben de bu durumu nedim'e anlattım. işten çıkarılacağını öğrenen arkadaşım, sürekli çalıştığı iş yerine giderdi. bir umutla tekrar işine geri dönmeyi düşünüyordu. bunun sinir ve stresiyle en son gittiği gün kalp krizi geçirip vefat etti. şirket yetkilileri aileyle ilgilenmedi. hatta başsağlığı bile dilemediler. arkadaşım evli, 15 yaşında liseye giden oğlu, bakmakla yükümlü olduğu yaşlı annesi vardı. yeni motosiklet almıştı. bunun borcu devam ediyordu" ifadelerini kullandı."

    yazıktır, günahtır be. allah kahretsin.
  • kamu ve özel sektör arasındaki böylesine uçurum dünyanın başka hangi ülkesinde var acaba?
  • vefat etmeden önce işine son veren firmanın öğrenilip topluca boykot edilmesi gereken merhumdur.

    edit: cd güvenlik a.ş. antalya diyorlar.
  • her gün buna benzer korkularla işe giden, işini düzgün yapıp ekmeğine sahip çıktığı halde güvencesi olmayan; bin türlü stresi sırtlanan milyonlarca insan var.

    ne yapılıyor bu insanlar için? belediye, valilik, içişleri... kısacası devlet n'apıyor? pandemi yüzünden ekonomideki ürkütücü tabloyu konuşamaz olduk. insanlar sendikalaşamıyor, hakkını alamıyor. daha da acısı kimse bunu düşünmüyor bile. ne kadar korkunç bir ölümdür bu. geride kalan insanlar, sevenleri ne halde şimdi acep...

    birbirini eğlemek için hashtag açıp hayati mevzuları ciddiyetten uzak bir alaycılıkla irdelemek, şiddet dilinin yeniden ve daha irite edici şekilde tekerrürüne sebep olmak; dibine kadar politik olan meseleleri sulandırarak olumlu sonuç almaya çalışmak akıllı insanların yapacağı iş değil arkadaşlar, kesin bilgi.

    sorunumuz ekonomiktir, sınıf temellidir. sorunumuz tam da budur. bir tarafta silahlar, paralar, psychedelic teşkilat havasıyla efsunlanıp duvarlarla bile kavga eden statü manyağı bir magandalık; diğer taraftaysa 15 günlük hakkından feragat etmek zorunda kalan, buna rağmen işinden atılan bir emekçi.

    bu memleketin cinayeti* güvencesizliktir. arkası, abisi olan yırtıyor. kadın da öldürse, çocuk da öldürse; kediyi köpeği de çiğnese, politik açıdan aynı safta olmadığın bir polise çarpıp kaçsa ceza almıyor.

    bu ülkede adalet yok. hikayelerdeki isimleri ve meslekleri değiştir, sonuç yine aynı. zayıf, mazlum, güvencesiz olmak ortadan kalkmadıkça; yeni, güvene dayalı, ayrıştırmaktan olabildiğince uzak bir siyasi dil yaygınlaşmadıkça ve de en önemlisi belirli bir statüye ulaşma hayali satmak engellenmedikçe bu dramı hepimiz yaşayacağız.

    kimsenin hikayesi böyle bitmemeli. insanlar hayallerini bu kadar kolay yitirmemeli. kabullenemiyorum.