şükela:  tümü | bugün
  • eveeett...
    bu olay da gerçek, sanırım trabzon'da geçiyor.
    bir inşaatta amelelerden biri, arkadaşları yemekteyken, yemeğini çabuk yediği için tek başına halledebileceği şeyleri yapmak üzere tekrar şantiyeye dönüyor. bu sırada vinçle (motorlu diil) tuğla indirecek 4 veya 5. kattan (binanın en üstünde), amcam yukarı çıkıp tuğlaları dolduruyor. aşağı iniyor ve ipi çözüyor. ipi çözer çözmez de tuğlalar ağır olduğundan adam yukarı çıkmaya başlıyor. yolda tuğlalarla çarpışıyor, en yukarıda da parmakları vinçin makarasına giriyor ve 1-2 parmağı kırılıyor, ipi bırakmıyor ama bu sırada da tuğla kovası yere vurduğu için boşalıyor, adam bu sefer ağır gelince aşağı inmeye başlıyor, yolda boş vinçle tekrar çarpışıyor, ve düşüyor. bunun üstüne ipi de bırakınca boş konteyner kafaya iniyor. ama neyse ki adama bişey olmuyor
  • adana'da iki karde$ 2. kattaki evlerinden e$yalari bo$altmak icin e$yalari evden atmaya karar verirler. abi e$yalari atar, karde$ a$$ada tutar. taa ki buzdolabina gelene kadar. abi buzdolabi atar, karde$ altinda kalir.
    abinin savunmasi : karde$im at sen ben tutiim, hızını kesiim dedi, ben de attim
  • kişiye seçme şansı olduğunu hissettiren, demokratik ve huzur verici ifade.
  • inanmak istiyorum buna....(bkz: ilhan irem)

    ister inan ister inanma

    ister inan ister inanma

    senle doluyum ben hâlâ

    ister inan ister inanma

    aynı heyecan bende hâlâ

    su mu sandın yüreğimi?...

    dökülsün bir çırpıda...

    mum mu sandın sevgimi?...

    sönüversin bir solukta

    su dersen; okyanus benim gönlüm...

    ateş dersen; güneş ömrüm

    unutulmaz sevgilim, sevgin

    unutamadan ölürüm...

    gül mü sandın yüreğimi?...

    soluversin soğuklarda......

    gün mü sandın sevgimi?...

    bitiversin karanlıkta...

    gül dersen; dört mevsim benim gülüm

    zaman dersen; sonsuz ömrüm...

    unutulmaz sevgilim, sevgin

    unutamadan ölürüm...

    ister inan ister inanma

    senle doluyum ben hâlâ

    ister inan ister inanma

    aşığınım ben hâlâ

    aiığım sana ben hâlâ

    aşığım sana...anlasana......
  • şu an ismini hatırlayamadığım bir ingiliz hikaye yazarının yazmış olduğu believe ıt or not adlı hikayenin türkçe adı.
  • kara kitap'ta celal'in hazırladığı köşe..
  • jack palance'in uc hamlede bir pastayi nasil 8 parcaya bolebilecegimizi gosterdigi tv serisi.
  • ilhan irem'in, sözlerinin ilk yarısını pencere köprü ve ötesi albümündeki başka bir şarkıya da include ettiği çok özel şarkı...
  • yillar once kanallardan birinde gupegunduz verilen (trt bile olabilir) colugu cocugu fena korkutan kurt adamli, vampirli, ruhlu bilimum hikayeyi olmus gibi anlatan kalantor karizmatik bir sunucunun sundugu bir yabanci tv programi. kalantor sunucu her hikayeyi"ister inan ister inanma" diyerekten bitirirdi.
  • trt'de gündüz vakti "ister inan ister inanma" adında verilen program idi. orijinal adı da "believe or not" idi zaten.

    program hep kalın enseli, takım elbiseli bir amca tarafından gece vakti ortamında sunulurdu. taş zeminli sütunlu bir ortamdı. arkada tarafta da yüksek bir platforma çıkacakmış gibi duran 3-4 basamak vardı. oysa o basamakların çıktığı platforumun yani sunucunun konuştuğu yerin arka planının duvarı yoktu, uzay ve yıldızlar vardı (yani ben öyle sanırdım) adam oradan düşse neler olur diye merak eder, kendi kendime korkardım. (ara: akıl fikir)

    romalılardan ve sair tarihi kişiliklerden bahsederdi hep bu program. neron roma'yı yakmış, bilmem hangi kişi şöyle inanılmaz bir şey başarmış gibilerinden.

    ister inan ister inanma dedikleri için ben belgesel diye izlemezdim. "biz sallıyoruz işte, yersen" demek istiyorlar zannederdim. (bkz: çocukluk sanrıları)