şükela:  tümü | bugün
  • kendi istegiyle isten ayrilma
    (bkz: istifa mektubu)
  • bireyin çalıştığı iş yeri ile olan işçi/işveren ilişkisini kendi iradesi ile bitirmesidir.
  • calistigi yerden ayrilma durumu. genelde kendi isteginle gerceklesiyorsa salak bir gulumsemeye sebep olur ki diger calismaya devam eden insanlar acaip kiskanirlar. ay keske biz de gidiyor olabilsek seklinde hemen kendilerinin de istifa edeceklerini soyleselerde aslinda istifa edenler su fani dunyada cok azdir. istifa etmek cesaret isidir. yeni bir yer olsun olmasin radikal bir degisikliktir. kangren bacagin kesilmesi gibidir.
  • bir sabah bakar ki kişi ayakkabıları ağlıyor. tamam diye söz verir onlara, bugün son. gün boyu bir ton hesap kitap, eldekiyle ne kadar idare ederiz muhasebeleri sonra. akşama doğru sıkmaya başlarlar "hani hadi" diye. ötesi bir mektup, daha da ötesi kocamaaaaan bir oh be. oh beeeeee!
  • türkiye'de ya tam olarak anlaşılamayan ya da cesaret edilemeyen bir hadise olarak gözümüze çarpmaktadır. 17 agustos gibi en azından devletin yıkım bölgesine geç ulaşmasının sorumluları veya çürük yapılanmanın mimarları hiç mi suçlu hissetmediler. defalarca yaşanan krizlerde hiç mi bir siyasetçinin sorumlulugu yoktu.

    neden hepsi, hiç bi şey olmamış gibi, yapmaları gerekenleri yapmamayı sürdürüp, haketmeden maaşlarını almaya devam ediyorlar. kepenk kapatan esnaflara, evine kuru ekmek bile götüremeyen işsiz babalara, hiç mi suçluluk duygusu hissetmiyorlar, hiç mi üzülmüyorlar. bu kadar basit midir, halkı bir günde yarı yarıya fakirleştirmek. ya da herhangi bir bedeli yok mudur...
  • birisi tepki için istifa ederken, ötekisi fırsattan istifade eder.
  • türkiye'de istifra etme eylemi olarak gerçekleşen kendi işine kendi son vermesi olayı. ne şeker...
  • cesaret işidir.

    çalıştığınız zamanlarda dolup dolup taşan sabır bardağınız sizin canınızı yakar artık. düşünürsünüz, sağlığım mı yoksa biriken emeğim mi diye... sağlığınızda sınıra dayanmışsınızdır artık .. sürekli stresli, sürekli sinirli ve asık suratlı bir insan olup çıkarsınız. asık suratlı olmaktan yüzünüz yorulur. çünkü çalışırken gülümseyecek birşey bulamaz duruma gelmişsinizdir. dışarıdan gören ve konuşan insan için her zaman kolaydır "aman, salla gitsin, hepsi ve her yer aynıdır" derler.

    cesaretinizi toplarsınız, ufukta da az biraz başka bir iş olanağının ışığı görünmektedir.

    "ben gidiyorum" dersiniz. önce yüzünüze garip garip bakarlar. kolay değildir. siz o işe girdiğiniz zaman doğan çocuk şimdi ikinci sınıfa başlayacaktır. işvereniniz önce şaka yaptığınızı zanneder ya da zam ihtiyacı için bir nevi gözdağı olduğunu zanneder. sakinliğinizi koruyarak dersiniz "ben gerçekten gidiyorum" "yasal sürem tamamlandıktan sonra ben burdan gideceğim"

    işvereniniz hala şaka olduğunu sanar. ya da öyle sanmak ister, neyse işin o kısmı sizin derdiniz değildir tabi. size der ki "şakanı anlamadım, pazartesine kadar düşün"

    aslında "odak" noktasındasınızdır. ama bunu size itiraf edemez. siz gidince çok şey yer değiştirecektir. sizin kurduğunuz sistemler, işleyişler yara alacaktır. ama bir kere kafanıza yerleştirmişsinizdir, gideceksiniz ve daha huzurlu olacaksınız.

    işten ayrılmak için yasal sürenizi tamamlarsınız. içinde buruk bir sevinç vardır. bir taraftan bu kadar sene aynı yerde çalışmak ve bunun getirdiği ilişkiler, arkadaşlıklar, diğer tarafta ise size açılan yeni kapılar ve umutlar.

    işten çıktığınız günün ertesini cumartesi zannedersiniz. evdekilere sürekli günün adını sorarsınız. işe gitmek sizin için bir alışkanlık olmuştur. hatta sabah erken kalkıp üstünüzü bile giyinebilirsiniz, sonradan aklınıza gelir "haa ben istifa etmiştim dimi"

    umutlarınıza doğru tebessümle ve emin adımlarla ilerlersiniz.
  • ise baslayali iki gun (sayiyla 2, hatta daha rakam) olmussa neden bulup, kullanilmasi zor olan hareket/miş. işin en can alici kismiysa "vay, iş ağır geldi galiba koç. baba parasi yemeye benzemez bu işler" gibi tepkilere karşı kuyrugu dik tutmak icin "ulan, su isin hakkindan geliyim ilk işim istifa etmek olacak" tarzi bir havaya burunmeniz. ortama egreti durmaniz.
    ben calismak istemiyorum, okulumu istiyorum. "soz anne cok calisip, kırıklarimi duzelticem" demek istiyorum.
    ------------hayallerde--------------
    -ben gidiyorum.
    -ee daha dun basvurdun işe. bu ne acele!
    -almazsiniz diye dusundum. hem iş umdugum gibi cikmadi. (evet, bu olabilir galiba) fazla zorlamayin ağlarim.
    -iyi, git o zaman
    -2 gunluk yevmiyemi verin
    -siktir lan!
    -sen kovamazsin, ben istifa ediyorum. ** sen siktir! *

    özgürüm bee... *
  • asuman krause ilk albümünden bir şarkı.
    sözleri de yazalım olayı:

    yanımdaydın ama uzağımda, bu nasıl bir şey?
    sen aklıma düştüğünde içimden nehirler geçer
    seni bana getirmeyi nasıl akıl edemedin?
    dağı dağa kavuşturan o unutkan kader

    kalbimin en ucra köşesinde
    her zaman hazırdı yerin
    bilmedin...
    sen kendini sevmekle meşguldün
    dev gibi sevdamı
    görmedin...

    istifamı verdim bu aşktan
    kaderimi yazarım en baştan
    anladım ki senin yüreğin
    ya demirden ya da taştan

    ve burda da hakan altun' dan şu şiiri dinliyoruz.

    bu ayrılığın nedeni asla ben değilim
    ama yalnızlığımın tek sebebi sensin
    oysa ki çok istemiştim
    kalbinin sahibi olmayı
    anladım ki senin o taş kalbin
    hiç sevmeyecek, hiç istemeyecek beni
    ben de yokum artık sen de
    eğer buysa istediğin
    istifamı verdim bu aşktan,
    bunu sen istedin...
    sen istedin...