şükela:  tümü | bugün
  • dün gece oradaydım. her geçen gün nasıl boka saplanır, nasıl daha rezil kepaze oluruz canlı bir örneği.
    led ışıklı sokak lambaları koymuşlar son olarak. alacalı, bulacalı. mermerden bank yapmışlar meydana. sıcak da oturursanız götünüz yansın, yağmurda oturmayın, soğukta bulaşmayın diye.
    polisler vardı bir sürü. yaka paça bir tarafta, göbekli kısa boylu. bir newyork, londra ne bileyim italya, helsinki de polisler vardır. kendileri ile gurur duyan. "bak kardeşim ben bu şehrin güvenliğini sağlıyorum!" diye gubarmış hindi gibi gezinen. bizim polisler ne bileyim.. apaçi gibi toplanmış karı kız kesiyor. yaka, paça bir tarafta. gözgöze gelmeye korkuyorsun.
    iki metre de bir kebapçı, dönerci, çiğ köfteci, nargileci dolmuş.kahire den bir farkı yok. eski sokak şarkıcıları da yok!. keman çalan bir abla vardı o da gelmiyor artık.
    mekanlar boş. sadece sokaktan turist avlayan adına clup denilen bir votka-bull'a yüzlerce lira kesen apaçi mekanlar kalmış.
    dilenci kaynıyor sokaklar. felaket ötesi bir ses kirliği var. bir çok kaliteli mekan kapanmış, taşınmış. bir ay da nasıl bu kadar dibe vurdu?
    galata kulesinin altında ki merdivenlerde bir sürü insan kendi kafasına göre eğlenirdi birkaç ay öncesine kadar. gitar, darbuka, akordiyon ve klarnet hiçbir zaman bu kadar uyumlu değildi. her yaştan, her kesimden insan hiçbir ayrım gözetmeden o merdivenlere oturur şarkılar söylerdi. şerit çekmişler. eline bir bira alsan polis on saniye de damlıyor. bombaların patladığı bir cadde de bir sürü sivil var.sadece insanlar eğlenmesin diye!
    mayın tarlası gibi galata.. üç tane sokak köpeği ve oranın mudavimi üç tane alkolik dede kalmış. banklara oturduğunuz da siviller hemen kesmeye başlıyor. ürküyorsunuz.
    bir toplum bir halk nasıl bu kadar vicdansız olabilir böyle bir şehire?
    bu kadar milliyetçi, bu kadar vatan sever ve bu kadar allah'tan korktuğunu idda eden bir halk? nasıl tecavüz edebilir bu güzelim coğrafya'ya?
    istiklal caddesi bunun canlı kanıtı.
    her zaman toma bekliyor girişte. korku kokuyor istiklal, herkes bir şeylerden korkuyor.
    zevksiz, ucube oluyor her geçen gün!
    hiçbir şey zoruma gitmedi de. o galata kulesinin altı her gece şenlik alayına dönerdi. kürtça, türkçe, ingilizce, fransızca şarkılar söylenirdi. ayrımcılığın, ırkcılığın, kötülüğün bittiği bir bölgeydi orası. her yaştan her kesimden, fakiri, zengini, apaçisi, enteli kol kola şarkılar söylerdi.
    dün gece alkolik dede bağırdı. "amına koyayım böyle dünyanın" arkadaşı geldi koluna yapıştı. "sen işersen, millet sıçar. burası bizim. sürerler bizi buradan, gidecek yerimiz yok!"
    işeyen, sıçan da yoktu oysa. sürmüşler herkesi!
  • bu caddede gezinen arap turistlerle ilgili her şeyi anladım da çözemediğim tek bir konu var. arkadaş sabaha karşı saat 03:00'de sadece gözleri gözükecek şekilde çarşafa bürünmüş bir arap turist yanında başka kimse olmadan bebek arabasıyla barların arasında neden gezer? dilenci diyeceğim kolunda louis vitton çanta var. bebek arabası da şu ikinci el araç fiyatına satılan üç tekerli zımbırtıdan. açık mağaza yok bir şey yok. hani çocuğu eğlemek diyeceğim ama o da mışıl mışıl uyuyor. yemek desen o sokaklarda lokanta yok. bir tarafında pezevenler, travestiler diğer tarafta kapalı bir barın önünde demlenmeye devam eden gençler var. bir kez de değil üstelik. en az üç beş kez şahit oldum bu duruma. anlayabilen varsa beri gelsin.

    edit: neden debe olduğunu anlamadığım bir entry daha. bolca mesaj geldi. kocası eğlenirken bekliyor olabilir. canlı bomba olabilir. canı sıkılmıştır vs. vs. hala tatmin olmadım. tekrar denk gelirsek çöp konteyneri arkasına saklanmış kocası tarafından hançerlenme ihtimaline rağmen soracağım. nedir lan sizin olayınız?
  • gece 2de rahatsız eden bir eski sevgiliye küfür etmek için hevesli bilumum insanı bulabileceğiniz mekan. şöyle ki: (bkz: ben bugün bunu gördüm)
    (eski sevgili arayıp rahatsız etmekte hatun cadde üstünde küfürle gitmektedir) bir yabancı aniden:
    -bağyan rahatsız mı ediyor verin bana, alın bu da benim cep telefonum merak etmeyin sizinkini çalmam (der ve kendi telefonunu verir)
    -(dinler dinler döner ve hatun grubuna sakince) kulaklarınızı tıkayın bağyan (dedikten sonra) lan orrospu çocuğu rahat bırak lan kızı ebenin a.ı gel lan g.tün yiyosa buraya gel lan şerreffsiz.
    -puhahaha
    - (elemanın kankası) dur lan bana da ver
    -al al sen de al
    - (daha sonra en bir diğer arkadaş da alır telefonu) lan dallama gelsene lan buraya a.cık
    (elden ele döndükten sonra telefon, eski sevgilisi arkadaşımızı rahatsız etmeyi kesmiştir)
    - eywallah bağyan
    -saolasınız.
    muhabbetine dünyanın başka neresinde rastlanır, istiklal güzeldir, istanbul güzeldir.
  • pusetli, dadılı arapların istanbul'daki uğrak yeri.

    ha bir de yeni saç ektirmiş bandanalıları da unutmamak lazım.
  • uygarligin en onemli caddelerinden biri;

    sanat, ticaret, yan kesicilik,
    kroluk, ozgurluk, uyu$turucu,
    yalnizlik, a$ik olma, kavga dovu$

    icerir. adami anı sahibi yapar.
  • islamcilarin medeniyetle olan iliskisinin nefis bir ornegini sunan cadde.
    "medeniyetimiz" diye aglar dururlar bir de.
    ellerine verilmis derli toplu ve ciddi cazibe merkezi olan bir caddenin icine etmeden duramadilar. yazik, kapasite olmayinca zor tabi...
  • hızlı yürürüm ve genelde yere bakarım yürürken. arada kafamı kaldırır lokasyon ve fizibilite emareleri toplar gene yere çeviririm gözlerimi. ve ben buradan her geçişimde ağlamaklı oluyorum. öylesine sevdiğim; bir şiirde, bir tabloda, bir öyküdeymişçesine arındığım bu yerde yürürken, öyle bir bela okuyorum ki, tanrı bile utanıyor.

    burdan bir dahaki geçişinizde yerlere dikkatlice bakın lütfen. başından sonuna kadar sadece yerlere bakın. inceleyin. taşları, işçiliği. ne düşünüyorsunuz? oradaki rezilliği, oradaki kepazeliği görünce ne düşünüyorsunuz? iki kez kırılıp yapılan bir yola benziyor mu? güzelim eski arnavut kaldırımı taşların kırılıp bozulmasını geçiyorum. allah belamı versin işin nostaljisinde değilim. elbette daha iyisi yapılsın, daha kullanışlısı yapılsın isterim. gelişen çağın modern teknikleriyle, eski dokuyu bozmadan sağlamlaştırıcı müdahaleler yapılsın isterim. karşı çıkmam en azından buna.

    ama allahınız aşkına bu kadar utanmazlık, yüzsüzlük olur mu ya? tonlarca para harcanıp, iki kez kırılıp yapılmasına rağmen tek bir sağlam taşın olmadığı, alelade dizilmiş kırık dökük yığıntılardan ibaret bu yolu böylece sergilemeye utanmıyor mu bu insanlar? bu nasıl bir belediyecilik zihniyetidir? bu nasıl aymazlıktır?

    türkiye'yi bırak, dünyanın sayılı "ruh" taşıyan; bir insana aşık olunur gibi sevilen, bir insandan nefret edilir gibi kaçılan, bir insanı kıskanır gibi karmaşık duygular beslenen bir şehrin tam kalbine bu yapılır mı ya? bu çirkinlikle yüzyüze bırakılır mı bir şehir?

    siz, aksırıncaya kadar, tıksırıncaya kadar; kendisi ve tebaasının ağzını, burnunu, kulaklarını, vücudundaki her deliği parayla doldurmaya çalışan "hizmet adamları", siz okullarda "bir şehre nasıl kıyılır?" dersinde okutulacak adamlarsınız.

    ve beyoğlu bu ayıbınızı asla unutmayacak. asla.
  • sol frame'de görünce öldü sandığım...lan zaten öleli yıllar olmuş. renkli pasajları, tarihi binaları, nevi şahsına münasır dükkanları... hepsini toplu mezara gömmüşler.

    ağaç desen zaten pek yoktu önceden de, birilerini rahatsız etmiş ki kaldırıldı caddeden. arap saçına dönmüş kaldırımları bilmem kaçıncı kez baştan yapılıyor. tramvay desen zaten şeytan icadı, çocuğunu tasmayla dolaştıran arap bacı öyle buyurdu.

    modern ve geleneksel sanata dair hiçbirşey kalmamış. nargile tüttürme ve lokum/baklava popüler atraksiyonlar olmuş.

    daha çok şey yazılır ama artık çok geç, ne desek boşa.

    eskilerden bir candan erçetin değişmedi bir de arkasından yürüyen abaza kalabalık. el-istiklal caddesi vatana millete hayırlı olsun.
  • 4-5 sene önce yürürken alınan keyfi artık vermeyen, maalesef ki alternatif kültüre gittikçe uzaklaşan cadde.

    sebeplerine gelirsek:

    -günün her saatinde karı-kız kesme odaklı radarlarını açmış suriye' li çomarlar,
    -"2 tl versene" tüccarları,
    -caddenin fiziki dokusuna sürekli tecavüz edilmesi,
    -son dönem yaşanan terör olayları,
    -müdavim mekanların yerini fuhuş yuvası, abazan mıknatısı mekanlara bırakması,
    -mevcut mekanların da tüm bu kalitesiz yönelime maalesef ayak uydurması (örneğin; güzel yemek yiyebileceğiniz kaç mekan sayabilirsiniz?),
    -sürekli kavga eden tiplerin giderek çoğalması,
    -mekanların arabik temalara yönelmesi,
    -bakir kalmış mekanların ise aşırı pahalılaşması (pera' da 20 tl altına 33' lük bira içmek neredeyse imkansız),
    -en azından haftasonları falan uğrayan yeni neslin eğlence anlayışının, şımarıklıktan ve taşkınlıktan ibaret olması,
    -içerken ağız yerine göte daha çok başvurulması,
    -kalibresizlik,
    -çapsızlık,
    -müzmin ortadoğu kafası,
    -kültürsüzlük,
    -gelişmemişlik,
    -azgınlık,
    -gerzeklik,
    -okumamışlık,
    -görmemişlik ya da sonradan görmelik,
    -kusmuk,
    -kaos,
    -panik.

    ve daha bir sürü şey. emeği geçenlerin amına koyayım.

    (bkz: vallahi emoları özledik)
  • 100 yıllık caddenin sadece son onbeş yılını bilenlerin deşifre olmasına vesile olmuştur.
    90'lı yılların sonlarınakadar ortasından ağaçların geçtiği hatta bahar aylarında yaprakların gölgelediği bir bulvar olan, ara sokaklarında gümüş pazarlarının, eski plakçıların olduğu, üniversitelilerin sokaklarda cıvıl cıvıl gezdiği, sinemaların her seans dolup taştığı, çoğu binanın hala eski dokusunun korunduğu istiklal caddesinin, kademe kademe çirkinleşmesi evet akp döneminde olmuştur. e yuh.