şükela:  tümü | bugün
  • istiklal caddesi cazibesini kaybetmemiştir. istiklal caddesine yıllardır çekilen operasyon ile farklı bir kitleye cazip hale getirilmiştir, varoşlaştırılmıştır. eskiden çıktığınızda kültürel amaçlı turistik ziyaret yapan insanlarla beraber o yolda ağaçların arasında yürürken şuanda tamamı gri betonlar, arapça tabelalar ve nargile kafeler arasında saç ektirmeye veya burun estetiğine gelip allah'a şirk koşan mümin arap kardeşlerimizin nargile dumanları arasında yürüyorsunuz. tam olarak da istenen buydu zaten.
  • ülkede arap nüfus ilk defa çoğalmıyor arkadaşlar, devekuşu kabare'nin filan bu konuları taşladığı oyunları, dönemin yeşilçam filmlerinin bu konulara değindiği görülmüştür.

    taksim'in çehresini değiştiren bazı önemli mihenk taşları vardır:

    - gezi eylemleri: taksim cumhuriyet tarihinin en büyük sivil eylemlerine ev sahipliği yapmış bir yerdi. ülkenin her kesimine çalışmaları gereken yeni yeni dersler vermiş bu eylemler silsilesi sırasında gözden kaçan önemli bir durum oluştu;

    gezi eylemlerinin çekirdek tayfasında zaten taksim müdavimi olan bir kitle vardı, bu kitle uzayan eylemler sırasında sık sık uğradığı, alış verişini yaptığı, artık kanıksadığı, arkadaşı saydığı esnafla yüzleşmek zorunda kaldı. o "hoşgeldin yeğenim" diye karşılayıp ufak tefek ikramlarla babacan imajını çizmiş esnaf, aldı eline sopayı-palayı dikildi karşılarına. eylemcinin dost saydığı çevre bir kaç gün iş yapamadığı için gerçek yüzü ile karşıladı eylemciyi. eylemci bir baktı ki, o x abiler, y dayılar ne abisi, ne dayısı, sadece 3-5 kuruş parasını aldığı sürece iyi gibi görünen esnaflar. (esnaflık tam olarak budur, yüzünü menfaate dönmektir, romalı tüccarlar şehirleri selçuklu tarafından alındığında, ticaretin iyileştiğini gördüklerinde romaya sırtlarını dönmüşlerdi.)

    eylemciler bir çok sebeple birlikte çevrenin, kültürün, esnafın da korunması için verdikleri savaştan bu şekilde ihanete uğramış şekilde ayrılıp, kendilerine kollarını açmış bekleyen kadıköy'e kırdılar rotayı.

    -eylemcilerin terki sonrası taksim'in savunmasız kalması: açık konuşalım, şu ülkede herhangi bir şeyi savunabildiğimiz zaten yok, genelde tek yapılabilen yavaşlatmak oluyor. lakin vakit nakittir, iş dünyası (esnafın iyice büyümüş haline iş dünyası denir, prensipler aynı) zaman kaybetmeyi sevmez, bu yüzden tepki alabilecek projeler için biraz çekimserdir, gücü kılı kılına yetecek adam proje tepki görebilecek bir şeyse girişmez, zarar edebilir zira. boş kalan taksim projelerin hızlıca hayata geçebileceği bir mekan durumuna geldi.

    -çehre değişimi: kabul edelim, bir zamanlar istiklali istiklal yapan en önemli şeylerden biri her biri birbirini tamamlayan çevresel unsurlardı. hasır sandalyeli çaycı, tarihi binalar, tramvay, çevreye yayılan müzik... bu unsurlar zamanla kayboldukça istiklal'in verdiği o yarı nostalji hisside kayboldu.

    -arap akını: üstte saydıklarımız olup bittikten sonra değişen çehreye uygun müşteri çıkması çok zaman almadı. istiklal'in ve taksim'in bir önceki kültürü yok olma seviyesine gelince oluşan boşluk arapları çekti. yanılmayalım; taksim her zaman yabancı turist için cazibe merkezi idi, araplar eskisinden çok değiller, sadece eski cazibesinden geriye fazla bir şey kalmadığı için diğer ziyaretçiler azaldı, bu yüzden araplar ve nargileci tayfası görünür oldu o kadar.
  • 1-ak parti
    2- ak parti
    3- ak parti’nin ümmetleştirme politikaları
    4- suriye iç savaşı
    5- suriye iç savaşında ak parti’nin izlediği sünni islamcı, ihvancı, müslüman kardeşliği izleyen abuk sabuk politikalar
    6- ak parti’nin izlediği dış politikalar sonucunda ab ülkelerinden gelen turist sayısının azalması
    7- ak parti’nin izlediği güvenlik ve dış politikalar nedeniyle ülkede terörün artması, terör artışı ve rusya, hollanda, abd, fransa, almanya gibi ülkelere karşı yürütülen atarlı siyaset nedeniyle bu ve benzeri ülkelerin vatandaşlarına türkiye’ye gitmemeleri yönünde telkin ve yaptırımları
    8-kötü turistin iyi turisti kovması
    9-arap turistlerin istanbul’u işgali
    10-türkiye’nin yıllar içinde giderek araplaşması, arap özentiliği
    11-kişi başı harcaması yüksek veya medeni ülkelerden gelen talep azalırken, niteliksiz ortadoğulu turist sayısının artması
    12- daha çok madde yazabilirim.
    13- aslında istiklal caddesi cazibesini yitirmiyor daha doğrusu senin açından cazibesini yitiriyor ama şerbetli tatlı yiyip 4 çocuğu ile nargile tüttürme keyfi yaşayan arap açısından, petrolün üzerinde oturup türkleri kendine hizmet etme yarışında köle gibi kullanan elin katarlısı açısından, sokaklarında plajlarında cirit atan, vergi ödemeden kayıt dışı ekonomiyle dükkan açan suriyeli açısından, iç savaştan kaçıp sahillere yayılan yemenli açısından filan çok cazip bir yer oldu istiklal caddesi. istanbul. türkiye. ha bana kalırsa da af buyurun y*rak gibi bir yer oldu istiklal caddesi ama (bkz: 1. madde) istedikleri tam olarak buydu. araplar arapların olduğu yere gitmek istemiyor. hintliler hintlilerden uzak duruyor. ben de istiklal caddesinden uzak duruyorum. ülke genelinde bir virüs gibi, metastaz yapan bir kanser hücresi gibi cehalet ve az gelişmişlik yayılıyor.

    tüm sebep ak parti mi? evet. gelinen nokta ile övündüklerine göre ak parti. eskiden (çok eskiden de değil) avrupa’da bile eşine rastlanmayan gece hayatı, çok kültürlülük, restoran, yeme-içme, eğlence taksim’deydi. bugün de taksim’de ama farklı bir eğlence tarzı hakim olmuş. tüm tabelalar arapça, nargile cafelerde oturup sağı solu kesip konsomasyon yapan arap bacılar var. her yer kebapçı, tatlıcı, nargile cafe. nisan 2015’te ortalama oda konaklama 105 euro iken, nisan 2017’de 67.4 euro seviyelerine gerilemiş. kriz sonrası bu rakamlar daha da dramatik. yani tl değer kaybıyla birlikte ülkeye leş turistlerin akın etmesi normal. turist sayısı artıyor gibi görünse de önemli olan aslında türkiye’nin yıllardır kurtulamadığı ucuzcu turist destinasyonu imajından hala kurtulamıyor olması. bugün hasbelkader bir avrupalı turist türkiye’ye gelse ve taksim’e inse kafasında oluşacak türkiye imajını biz 40 sene daha düzeltemeyiz. eskiden avrupa’ya gidip elin ecnebisine ya kardeş sen bilmiyon ortamları türkiye şahane bir yerdir, kara çarşafla dolaşan deveye binen af buyur domaltıp keçi sken insanların ülkesi değil bizim ülkemiz. laik, demokratik, çağdaş bir hukuk devleti derdik. o zaman bile zordu anlatmak ama en azından deniyorduk anlatmayı. bugün ben gitsem avrupa’ya veya amerika’ya ya da afrika’ya, körfez ülkelerine biri çıksa atıyorum bir katarlı dese ki biz türklerden daha ileriyiz daha medeniyiz “he valla öylesiniz başgan” derim polemiğe girmem. ülkede gelişen üç sektör var et tokatlayan, bonfile öpen, kokoreç ısıran, hayvan leşine taklalar attıran kebap-et-ızgara sektörü (hayvancılık değil maalesef hayvancılık bitti), seri köz getir kardeşim diyen çomar/nargile/huqqa/çay/kahve/kahvehane sektörü, şerbetli şuruplu tatlı/künefe/tatlıcı dombalak/tulumbacı hacı/baklava/börek sektörü.

    siyasal islamın eline sermaye geçince yapabildikleri sınırlı işte. sadece ayı gibi yemeyi ve yan gelip yatmayı biliyorlar.
  • akp'li belediye başkanının, bölgenin tüm kültürünü hiçe sayıp " burayı dev bir alışveriz merkezi"yapacağız demesiyle başlayan yasaklar ve arapperestlik.
  • araplardır.
  • istiklal caddesi bilerek ve isteyerek dönüştürülmüştür. haaa yeni de değil 10 senelik plan program çerçevesinde. dışarda ki masaları kaldırmayla başlayan süreç avm arap derken buyrun yeni istiklal caddesi.
  • 2016 yılındaki bombalı saldırılardan sonra rutin olarak taksimde olan ve kaybedecek bir şeyi olan kitle korktu, korktuk. reina saldırısından sonra eğlence hayatı çok büyük darbe aldı. bu kitle gidince eğlence mekanları iş yapamadı birer birer kapandı. bunu fırsat bilen iktidar da dikti kocaman camiyi ve taksimi ele geçirdiğini ilan etti. gezme, eğlenme kültürü olan insanlar gelmeyince de bari arap turist çekelim mantığında işletmeler türedi.

    e bu arapların dolduğu yerde de düzgün profilli insan ne arasın istanbul’un en kötü semtlerindeki halk yıllarca buralara ait olamamanın hırsını çıkarırcasına istiklal caddesini bölgeleri olarak işaretledi.

    ekonomik kriz de bu durumu iyice belirginleştirdi çünkü taksime eğlenmeye giden kitle ortadirek insanlardı. çok zengin zaten yine bebek, etilerdeydi çok fakirin eğlenceden haberi yoktu. orta sınıf yok olunca alın size istiklal caddesi nasıl bitti.
  • mülteci çalıştırma tercihleri, araplaştırılması, işletmelerin ahlak yoksunu ve devamlılık ihtiyacı duymayan mekanlar haline dönüşmesi. bir jenerasyonun caddenin yıpratılmasını izlemesi ve bunları yok sayarak caddede aynı keyfi alması mümkün olmuyor.
  • bu caddenin 1950-60'larda cazibesi vardı. ama sadece gelir düzeyi yüksek, üst orta sınıf insanlar için cazipti.

    1970'lerde bu sınıf için cazibesini kaybetmeye, başladı. gazino ve pavyon mekanına dönüştü.

    1990'larda ise üniversite öğrencileri ve gençler tarafından cazip görülmeye başlandı. pavyonların yerini barlar, kafeler aldı.

    2010'larda ise cazibesini yine kaybetmeye başladı. daha çok turistlerin uğradığı bir alışveriş mekanı haline geldi.

    özetle: her 15-20 yılda bir istiklal caddesinin "kitlesi" değişir. bu hep böyleydi, böyle olmaya da devam edecek.