şükela:  tümü | bugün
  • osmanlı devleti'nin resmi bir politikası olup, fethedilen yerlerde halkı sömüren feodal beylerle mücadele edilip yerel halka dokunmama ve dini inancına karışmama anlayışıdır.
  • öğrencilerin tuzağa düşürmek için iskan politikası ile birlikte verilir. istimalet yerine, hoşgörü politikası dendiği için; "iskan mıydı acaba ya, istimalet ne ola ki ?" diye düşünüp iskan politikasını işaretler çoğu öğrenci. hatta 20 yıllık tarih hocası bile bu hatayı yapmıştır. eski defterlerime şöyle bir bakıyorum da istimalet adı geçmiyor bile.
  • "yumuşak güç kullanarak hakimiyet kurmak" olarak çevirebiliriz belki.
  • fethededilen bölgelerdeki yabancı unsurların devlete alıştırılması ve bağlanması için hoşgörülü bir tutum sergilenmesi işi.
  • osmanlı devleti'nin uyguladığı soft power politikası, fethedilen yerlerdeki halka din,dil özgürlüğü tanınması, ağır vergi yükünden halkın kurtarılması ve halkı idare sürecine katmak genel çerçevesini oluşturur.
    (bkz: iskan) ile alakası olmamasına rağmen karıştılır genelde.
  • egemenlik altına alınan yerlerde belirli sürelerde uygulanan özgürlükçü geçiş politikasıdır.
  • bir kimseyi bir seyi kabule yatkin hale getirmek. fethedilen yerlerdeki veya dusman topraklarindaki ahaliyi kazanma karsiligi olarak kullanilan bir osmanli terimi.
  • sonradan sikişin kaçınılmaz olduğu bir politika
  • halil inalcık'ın ifadesi ile istimâlet:
    "hoşgörü ile kendi tarafına kazanma anlamına gelmektedir.
    toprağı yurdluk olarak alan osmanlı alpları ve nökerleri, geçimleri için rum köylüsünün yerlerinde kalmasına muhtaçtı. istimâlet politikası zorunlu idi."