şükela:  tümü | bugün
  • davanin gorulmekte oldugu mahkemeye getirilmek uzere, ba$ka bir yerde bulunan bir $ahidin ordaki mahkemece ifadesinin alinmasi.
  • derdest bir davada tebliğ, şahit, ehli vukuf dinlenmesi, keşif, isticvap, yemin gibi muameleleri yapması için bir mahkeme tarafından diğer bir mahkemeye veya kendi üyelerinden birisine selahiyet verilmesidir. kendisine selahiyet verilen mahkemeye "istinabe olunan mahkeme" üyeye, hakime veya memura naip denir.
  • bazı kaynaklarda hukuki yardım diye geçer.
  • bazı kaynaklarda adli yardım olarak geçer
  • hukukun her dalında(adli-idari,hukuk-ceza) söz konusu olabilen birimler arası yardımlaşmadır.
  • bir davanın görülmekte olduğu mahkemeye gönderilmek üzere, başka bir yerde bulunan tanığın ifadesinin bulunduğu yerdeki mahkemece alınması.
  • istinabe istisnadır, ama türkiye’de istinabe bir kuraldır.
    çünkü türkiye'de bir şeyin "doğru olmadığını ama bazı durumlarda gerekli olabileceğini" öngörüp bir şeyi mümkün hale getirirseniz, herkes bunu kullanır. şu anda da yargı sistemimizde yargıçlarımızın keyfine keyif katan bir kurumdur bu. istinabe, doğrudanlık ilkesini yerle yeksan etmektedir.
  • yalnızca yargılamalarda değil; kamuda ön inceleme, inceleme ve soruşturmalarda da kullanılan terim. ifadesine başvurulan kişi herhangi bir nedenle davete icabet edemiyorsa bağlı bulunduğu amirliğe yazılarak muhakkik için naib tarafından ifadesi alınabilir. 4483 sayılı kanunda anılmaz ancak yönergelerde mevcuttur.
  • örnekle açıklanması gereken yardım kavramı. mahkemenin yargılama esnasında ihtiyaç duyduğu bir delil başka bir yerdeki mahkemenin yargı çevresinde ise, delilin orada toplanıp, davanın görüldüğü mahkemeye getirilmesi istinabeye örnektir.
  • davanın görülmekte olduğu mahkemeye gönderilmek üzere, başka bir yerde bulunan tanığın oradaki mahkemece ifadesinin alınması.