şükela:  tümü | bugün
  • isveç sosyal demokrat partisi (isveççe: sveriges socialdemokratiska arbetareparti - sap), yaygın olarak kullanılan adıyla "sosyal demokratlar" (socialdemokraterna), isveç'teki en eski ve üye sayısı olarak en büyük siyasi partidir.

    tarihçe
    nisan 1889'da stockholm'da isveç sosyal demokrat partisi (socialdemokratiska arbetareparti) adıyla kuruldu. partinin, 1898'de kurulan genel çalışma konfederasyonu'yla sıkı bağları oldu. başlangıçta marksist bir partiydi; giderek reformculuğa yöneldi ve yalnız işçilerin değil tüm sömürülenlerin partisi olmak yolunu tuttu. lideri hjalmar branting'in etkisiyle liberallere yaklaştı ve parlamento'da etkin olmakta ısrar etti. öte yandan partinin içinde h. bergegren'in başını çektiği sol bir eğilim de vardı. ı. dünya savaşı'nda tarafsız kalan parti, h. branting'i hükümete soktu (1917-1918). branting, 1920'de, 1921-1923, sonra da 1924-25 yılları arasında hükümet başkanı oldu.

    parti, 1932 yılında, köylü partisi ile işbirliği yaparak iktidara geldi. 1936'daki seçimlerde oyların % 46'sını kazanarak, ıı. dünya savaşı'na kadar ülkeyi yönetti. sosyal demokratlar birçok sosyal yasa çıkarttılar; elverişli vergi yasalarıyla sosyal eşitsizliği azaltacak uygulamalar yaptılar; yeni iş alanları yaratmak için kamu yatırımlarını geliştirdiler. ıı. dünya savaşı sırasında tarafsız kaldılar. 1946'dan 1969'a kadar partinin ve hükümetin başında tage erlander kaldı. sosyal reformlar sürdürüldü (eğitimin demokratikleştirilmesi, ailenin devletçe korunması vb.) ve dış siyasette barışçı çalışmalar yapıldı. 1969 yılında olof palme, erlander'in yerini aldı. ancak 1970'li yılların başında, sosyal demokratlar uzun süre iktidar olmalarının yarattığı belirli bir yorgunluk yaşarlarken sağ muhalefet güçleniyordu; 1976 yılında yapılan seçimler, sağcıların zaferiyle sonuçlandı. bununla birlikte olof palme 1982'de yeniden iktidara geldi. palme şubat 1986'da öldürülünce yerine ingvar carlsson geçti. başarılı ekonomi politikaları sosyal demokratları güçlendirdi. 1988'de yapılan seçimde en çok oy alarak gene iktidarda kalmayı başardılar.

    1991 seçimlerinde iktidarı kaybeden sosyal demokratlar üç yıl sonra geri döndüler. ancak sosyal demokrat parti, bu kez de isveç'in avrupa birliği'ne girmesi, refah devletiyle kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi arasında sıkışıp kalmıştı. 1994'te yapılan referandumla isveç'in ab'ye girmesi yüzde 52'ye 48 gibi bir sonuçla kabul edildi. sosyal demokratlar 1998 ve 2002 seçimlerinde de iktidarlarını devam ettirdiler. eylül 2006'da yapılan genel seçimlerde, sosyal demokratlar, büyük ortağı olduğu sol koalisyonun, merkez-sağ ittifak karşısında yenilgiye uğramasıyla 12 yıllık iktidarlarını kaybettiler. sosyal demokratlar'ın lideri ve başbakan göran persson görevlerinden ayrıldı.

    kaynak: vikipedi

    ayrıca bu partiden milletvekili adayı olacak türk asıllı siyasetçi sultan kayhan'la yapılmış bir röportaj için; http://politikaakademisi.org/…tan-kayhanla-mulakat/
  • 1889 yılında kurulmuş ve 1914 yılında en büyük parti olana kadar sürekli gelişmiş, ilerlemiştir. bu bakımdan, isveç'te genel bir sosyal demokrat kültürün oluşmasını sağlamıştır demek abartı olmaz. oysa tuhaf bir şekilde, isveç ezelden beri sosyal demokrat veya refah devleti sevdalısıymış gibi düşünüyor insan. 3 kez başbakanlık yapan hjalmar branting de bu partidendir ve isveç'te sosyal demokrasi, sağlam poziyonunu onun müthiş liderliğine borçludur. geç sanayileşen isveç'in 20. yy başındaki problemlerine ve değişen dünya düzenine uyum sağlamak/sağlamamak gibi buhranlarına çözüm üretebildiği ve bir işçi partisinden halk partisine dönüşebildiği için çok sevilmiştir. partinin 20. yy başında yaptığı sorgulamalar ve oluşturduğu kendine has sosyal demokrat çizgi, avrupa'daki diğer emsallerinden daha başarılı olmasını sağlamıştır. sadece işçi sınıfına hitap etmemesi ve diğer sınıflarla ortak çıkar alanlarının üzerinde durması; bir de ittifak ve koalisyonlara açık olması o dönemde bu partiyi avrupa'daki diğer rakiplerinden ayırmıştır. örneğin, avrupa'da genelde daha muhafazakar olan çiftçilere yönelik de politikalar üretmiş ve gerektiğinde onlarla işbirliği yapmıştır bu parti. bu anlamda, isveç'in demokratikleşme tarihi de aslında bu parti üzerinden anlatılabilir. çünkü ılımlı olan, gerektiği yerlerde koalisyona yanaşan, ortak hedefler için ortak adımlar atmaktan çekinmeyen, büyük buhran zamanı somut politikalar üretebilen bu parti eşit oy hakkı ve demokrasi için savaşmıştır.

    bir de 1932-1936 arasında isveç başbakanlığı yapmış olan partili per albin hansson'ın şu sözleri sanırım taa o yıllardaki demokratik anlayışlarını özetleyecektir:

    '' partimizin bütün üyelerinin programımızın her maddesi üzerine yemin etmesini hiçbir zaman talep etmedik. genel sosyal demokrat görüş çerçevesinde, farklı düşünme özgürlüğü sunuyoruz.''