şükela:  tümü | bugün
212 entry daha
  • malesef bu bir realitedir. işçi açtığı her davayı kazanır. yalan da söylese doğru da kazanıyor. sadece yarı kurumsal veya kurumsal şirketlerle işi o kadar kolay değil ama yine de onlara karşı da kazanıyor. yasalar bu konuda pozitif ayrımcılığı aşıp tarafgirlik boyutuna gelmiş.
  • gerizekalilara acilan davalarin umumiyetle kazanilmasidir o.
  • işçi haklıdır
  • her demiyelim % 90 oranlarında kazanılır
  • ateş olmayan yerden duman çıkmaz. ınsan kaynakları ve muhasebeden kaynaklı durum.
  • ulan adamların parası yok zaten ya kazanırsam diye açmıyor davayı genelde 3 kuruşu düşündüklerinden avukat yüzde yüz kazanırız demediği sürece hiçbir işçinin maçası yemiyor o davayı açmaya... açtımı da öttürüyor... bunun neresindan ayrımcılık çıkardınız anlayamadım. sen git fransa'ya da gör bakalım işçi hakları nerelerde... oralara da geleceğiz... o zaman görürsünüz.
  • çünkü düzen bozuk zaten. sadece çalışanlar haklarını bilmediği için bir çok şeye boyun egiyor. bunu gören kapitalist patron da "nasılsa boyun eğecekler" düşüncesi ile düzeni iyice bozuyor.

    tabi, hukuk alanında da bu yozlaşma oldukça, durumu nötrleyebilir günden güne.
  • çünkü iş veren dalyaraklık yapıp, sağdan soldan duyduğu metotlarla işçiyi, tazminatsız, haksız bir şekilde, işten çıkarıp sonra vay efendim tüm davaları işçi kazanıyor diye ağlıyor..

    nerden baksan sığlık, aptallık. bi akıllı siz varsınız amk
  • almanya‘da tam tersi olan durum, calisan her durumda haksiz burada isveren daima hakli .
  • türkiye'de istihdamı en fazla vuran durumlardan birisidir. haklı olduğu halde cezaya çarptırılan işverenlerden çoğunun artık işçi çalıştırmaya yanaşmadıklarını biliyorum.

    işçinin yalan da olsa beyanı yeterliyken, işverenin resmi belgeleri yetersizdir. işverenleri sürekli işçileri kandırmaya çalışan yaratıklar olarak görmekten vazgeçilmeli artık. kendi ayağımıza sıktığımız konulardan birisidir ve bunu kendi çıkarına kullanan kötü niyetli kişilere fırsat tanınmaktadır. mahkeme işini meslek edinmiş kişilerin artması bunun en büyük isbatı. bu açığı ticari zeka olarak kullanan avukatlarda katalizör görevi görürler.

    hakimler ama içtihat böyle adaletsizliğinin arkasına sığınabilirler ama bir taraftan da adaleti katlettiklerinin de farkında olmalılar. içlerinde inananlar varsa, öbür tarafta onları bu yaklaşımları kurtarmayacak. bunu da bilsinler.

    durum herkes için eşit derecede adil olmalı. varsayımlara göre adalet sağlanmaz. bilirkişileri de denetleyen hakimdir. son söz ondadır. sorumluluk da ondadır.
38 entry daha