şükela:  tümü | bugün
  • iyide nereye kadar? kucuk capli, bireysel olan butun isyanlar ba$arisizlikla sonuclanmi$tir. hep orgutlu olmak lazim.(bkz: fight club)
  • kızamamak, hiçkimseye kızamamaktır. düşünmek ve bir cevap bulamamaktır. haketmediğine inanmaktır. diz çökmek, gökyüzüne bakmak ve kolları iki yana açıp haykırmaktır: "neden?"
  • sabredilmeyecek zamanında hayatın, ruh yoksulluğunun kandırma gücünü sabır zannetmemek gerek.isyan et!!
  • bir çok seye yönelik olabileceği gibi tanrıya, kadere yahut daha materyalistik bir bakışla olayların gidişatına da olabilir. yaşanmış bir örnektir:
    köyünde hafif çatlaklığıyla bilinen dayının bir sene boyunca binbir emek ve özenle büyütüp hasata erdirdigi bir tarla mısır, bir gece ansızın çıkan fırtınayla yerle yeksan olur. sabah erkenden tarlasına giden dayının gözüne tarlanın tam ortasında yalnız başına fakat dimdik ayakta kalmış bir tek mısır çarpar. yanına gider, mısırı govdesinden kopararak ayırır ve eline alır. havaya kaldırdıgı mısırla beraber yüzünü de göğe çeviren dayım şöyle bağırır: "al bunu da götüne sok!!!"

    dayımın bu olaydan yaklaşık iki sene sonra felç geçirmesi ise tamamen bir detaydır...
  • bir şiir ile tanımlayacak olursak;
    ulusal marşlar peşinen sürükledi şiirleri,
    sonrası bildik bir hikaye…
    tüm kalemler topluca okullara yollandı.
    daha çabuk unutmaları için her şeyi…
    ve isyanı
  • mutsuzluktur. böyle koşup koşup duvara kafa atma ve pekmezi akıtma isteği doğurur çoğunlukla.
  • elinizdekileri sonuna kadar tükettiğiniz halde hiçbir geri dönüş alamadığınızda yapmaya gücünüz kalan son şey. halil sezai sağolsun isyan etmek bile artık bir espri konusu ama öyle değil o işte.

    tükenmek ve neden tükendiğini sorgulamak. 1 haftaya-2 haftaya ararız diyenlerin 1 ay sonra bile aramamış olması. paranın bitmesi. kurulmuş bir düzenin dağılma noktasına gelmesi. uzun süre çarpmamış kalbin hafif hafif çırpınmaya başlaması ama tekrar durmak zorunda oluşu. insanların yüzüne bakamamak. borçlar. başarısızlık hissi. yenilmek yani... isyan yenildiğinizde edilen bir şey sanki. zamanın sizi çiğneyip tükürmesi gibi.

    su akar, yolunu bulur ve hayırlısı neyse o olur ya... burada sen susun. akamıyorsun. zaman akıyor, sen duruyorsun, yol mol bulamıyorsun. enerjin içinde birikiyor birikiyor ve sonra patlıyorsun ama su patlar mı? patlamaz. hah, kaldın öyle işte biriktiğinle. isyan öyle bir şey.
  • düşünürsün bazen.
    isyan etmek gelir içinden.
    etrafındaki herkese, her şeye.
    edemezsin.
    kabuğuna çekilirsin aklındaki sorularla.
    cevabı bulamayacağını bilmene rağmen sorarsın kendine binlerce kez herşey neden böyle oldu, nasıl kaybettin içindeki o mutlu çocuğu.
    günlerce,saatlerce düşünsen de kandıramazsın ruhunu.
    yine dönersin sana göre boktan,kimilerinin imrenerek baktığı hayatına.
    devam edersin içindeki kasvetli havayı dışarının kirletilmiş oksijeniyle harmanlamaya .
    bir yanın inansa da bulutların arkasındaki güneşe ,diğer yarın devam eder seni aşağıya çekmeye.
  • halil sezainin sıkça yaptığı eylemdir. bir ara hangi tv kanalını açsam isyeeeaaaeaean diye höykünüyordu.
  • kişinin içinde bulunduğu vaziyete neden bulamadığı zamanlarda hasıl olan her şeyi tarumar etme isteği. kızılmaz, çünkü kızılacak bir şey veya biri yoktur. bu yüzden sadece kendisine kızabilir insan ve yine sadece kendisini tarumar edebilir.