şükela:  tümü | bugün
  • - lan yeter lan yeter. eskiden ne iyiydik ulan, ninja turtles ile pizza yer splinter ustadan hikaye dinlerdik, ta ki çocukluğu bırakıp işe başlayana kadar. bittim ulan bittim, verdikleri iki kaşar peyniri onun için de labirentte dolan dur. mna koyim, uğur dündar'a şikayet edicem peynirler küflü lan. bir de nüfusumuz gittikçe azalıyor kıllanmadım da değil, ahan geliyor beyaz önlüklü hıyarlar. deli yaptılar lan beni kendi kendime konuşuyorum artık.
    - mehmet bey yeni geliştirdiğimiz ilacı denemenin vakti geldi, ötanazi isteyen hastaların kısa sürede ölmesini sağlayan bir zehir geliştirdim. hangi kobayı kullansak bu sefer?
    - ahan düştüm ulan ne hızlı döndürüyorsunuz tekeri fevrim döndü, yiycem hepinizi.
    - bak şu yaşlanmış düştü de bunu kullanalım, haydi iyi çalışmalar.
    - bittim ulan bittim.
  • özellikle reklam dünyasında bu kişilere müşteri temsilcisi denir. zehir etmenin ötesinde çıldırtırlar, hayattan bezdirirler, sinirden komaya sokarlar. bir de üstüne, her yolunda gitmeyen işi üstünüze atarlar, o saatten sonra zaten sinirden gözünüz kararır ve birçoğunu öldürme hayalleri kurarak yaşamaya devam edersiniz. [işini düzgün yapanlardan oluşan küçük kesimin, bu entry kapsamında incelenenlerle uzaktan yakından ilgisi yoktur. onlar üstüne alınmasın]
  • adi taylan olanlarin esmer ve yavsak olmasi ve bu cibiliyetsiz cinsten bir tanesinin ofiste bulunması
  • 3. kişilerin yanında ağzından hanımlar, canımlar, cicimler düşmezken, yalnız kalındığında "baksana"yı yeterli gören insanlardır.
  • enstitü kurulu üyeleri (bkz: ek)
  • kendisinden yapmasını istediğiniz her işe angarya gözüyle bakan insanlardır. öyle ki bir süre sonra siz de paranoyaklaşıp, "ulan acaba babamın işlerini mi getiriyorum ben bu dallamaya/karıya??" diye kendi kendinize sorarsınız..
  • resim sanatıyla ilgilendigini bunu bi yasam bicimi haline getirdigini iddia eden, imzasını (aslinda paraf) uzun calismalar sonucu adinin bas harflerinden olusan * "oturan ve gülen bir maymun" yapmayi basarmis bir tek insan pekala hayati zehir edebilmeye kafidir. üstelik hergün türlü türlü maymunluklar yapmaktan geri kalmaz. sanatla ilgili konusmalari çerçevesinde cennet mahallesinden sahneler zemininde oyunculuk elestirilerini dinlemek zorunda birakir. ilk zamanlardaki traji-komik durum nazarimda trajik olarak nitelendirilir.
  • koltugunu koruma sevdasına is dısında herseye aklı eren calısma arkadasları