şükela:  tümü | bugün
485 entry daha
  • gerim gerim geren film.
  • kitabı okumamış, ilk filmi de seyretmemiş biri olarak film hakkında en ufak bir fikrim yoktu. hatta baş rolde çocukları görünce, fazla kanlı, öldürmeli olmaz diye düşünürken bayağı bildiğin gore sahneleri izlediğim film. aynen bu arada palyaçolar hiç korkunç değil otur sıfır
  • her izleyenin yaptığı mcdonald's goygoyundan burger king güzel ekmek çıkarmış kendine.
    burger king'in en uzun reklam filmi diyerek güzel bir reklam çalışması yapmışlar.
  • küçük sinsiliklerin mutlu ettiği bir film olarak iz bıraktı bende.

    öncelikle ilk fimin 1990 yılında çekildiğini ve pennywise'ın her 27 senede bir kendini doyurmak için ortaya çıktığını göz önüne aldığımızda, yeni filmin 2017 yılında tekrar çekilmesinin bir rastlantı olmadığını düşünüyorum.
    elbette bu teori ile chapter two 2044 yılında olmayacaktır ancak yine de güzel bir mizansen.

    filmin müzik kurgusu enfes.
    filmi izlerken en sevdiğim konu başlığı müzikler oldu. sekans - müzik uyumu ve hatta karakterlerin psikolojik altyapısı ile bu psikolojinin uyandırdığı etkinin müzik ile harmanlanma şekli harika.
    keza aynı şekilde dönem müziklerinin, günümüz penceresinden yorumlanması bir o kadar başarılı.

    elbette konu stephen king's "it" olunca, birincil eleştiri noktası "pennywise" oluyor.
    birçok izleyici doğal olarak tim curry'nin pennywise'ı ile karşılaştırıyor ki gayet normal.
    en temel eleştiri noktasının tim curry "pennywise"ının, çocukları "tavlamak" için kullandığı espiritüel dil olması gerektiğini düşünüyorum. zira çocukları manipüle eden pennywise yerine filmin geneli boyunca korkuları üzerinden çocukları sindiren bir pennywise izledik ki tahminen yönetmen abimiz gerilim dozunun derecesinin mümkün olduğunca düşmemesini istemiş ancak hayal kırıklığı yaratan nokta, ilk filmdeki psikolojik korku sistematiğinin bu filmde daha çok "scare-jump" tarzına dönüşmüş olması.
    hele ki ilk filmdeki çamaşır asma sahnesinin olmaması deli gönlümü az biraz yaraladı.

    çocuk karakterler enfes.
    richie karakteri, üzerine spin-off çekilebilecek kadar başarılı.
    keza eddie karakteri de öyle.
    zaten film genelinde filmin hem gerilim dozajının hem de komedi düzeyinin tavan yaptığı sekanslar bu iki karakterin psiklojik hezeyanlarından oluşmakta.

    bazı ufak detaylar ise kahkaha attırdı.
    çocuk karakterler arasındaki çekimser tek karakter olan ve yahudi kimliği ile öne çıkartılan stanley karakterinin, harabe ev araştırması sırasında eve girilirken tüm karakterlerin bisikletlerini sokağa attığı sırada özenle bisikletini park etmesi enfes bi ayrıntıydı :)

    new kids on the block göndermesi de öyle :)

    yine filmin içinde sık sık dönem filmilerine yapılan tek karelik ince plaseler de gayet şık göründü.

    genel olarak filmin atmosferini ve müziklerini beğenmekle beraber, korku sistematiği eski filmdeki manipülatif kurgularla planlanmış olsaydı bence film daha etkileyici bir iz bırakabilirdi.

    yakın dönem korku gerilim filmlerinde bilhassa avrupa sineması karşısında ezilen hollywood'un, 2014 yapımı it follows ile beraber gerçekleştirdiği başarılı işlerden biri olarak değerlendirilebilir nazarımda.

    eyyorumlamam bu kadar...
  • bu aralar deli gibi korku filmi izliyorum. haftada neredeyse 10-15 tane! az değil yani. it’in imdb puanı beni celp etti. taze bir korku filminin böyle yüksek puan almasına şaşırdım ve beklentilerimi yüksek tutup hiç yorum/spoylır okumadan filme gittim. istediğimi bulamadım hatta filmi korku filmi kategorisinden bile çıkarmaları için nereye başvurmam gerekiyorsa başvurabilirim. the witch gibi çok iyi bir filme 6.8 veren izleyici kitlesinin it’e 8 vermesini ateyizler bile açıklayamaz. açın tv’nizi, ışıkları kapatıp, mısırınızı koynunuza alıp the witch filmini bir gece izleyin. it’ten çok daha iyi gelecektir.
  • stranger things'in şablonunu kopyalayarak film yapmışlar. güldük eğlendik espiriler güzeldi ama olmamış.
9 entry daha