şükela:  tümü | bugün
  • gercek bir hollywood klasigi, klasiklerin babalarindan bir film. eger casablanca kliselerin anasi ise bu film nenesidir. 1934 tarihli filmimizde clark gable devlesmek nasil olur cumle aleme gosterirken, capra screwball comedy denen tarzi yarattigini ilan ediyor depresif seyirciye nese ile dolu anlar vadediyordu.

    film konusu ile 70 lerin minareci videola ve inanonglu yapimciligindan cikan yapimlarina arak kaynagi olmakla beraber, benim hayatimda onemli bir yere sahip olan evcilik oyunu isimli filme de sut annelik yapmaktadir.

    konusu ise su sekilde ozetlenebilir, hulusi kentmenin simarik kizi gulsen bubikoglu hayati bilmeyen, ilgi manyagi simarik bir lavuk prensestir. bir gun elin birine asik oldugunu zannederek, babasina afra tafra yapmak icun olsa gerek king isimli birisiyle evlenir. peder bu evlilige celallenir kizina suresiz ev hapsi cezasi verir. gulsen ise pasif direnisle "yemiicim iste" diyerek aclik grevine girer. bir punduna getirip kacinca, yolda clark gable ile tanisir. clark yakisikli ama kepce kulakli bir gazetecidir. metin yazari cok zeki oldugundan hep sahane cevaplar verebilmekte, rakiplerini kisa surede ukte cehennemine yollayabilmektedir (bana birini hatirlatti).

    neyse otobuste bayan yani kavrami olmayan amerikada yan yana seyehat etmek zorunda kalan bu uyumsuz cift kisa zamanda

    a) kendilerini muthis bir maceranin icinde bulurlar
    b) birbirilerini taniyip kesfederek, hayat adina hem bize hem, hem kendilerini guzel bir ders verirler
    c) olaylari gelistirirler.

    mppda in devreye girdigi yillarda cinselligi ustu kapali en guzel isleyebilmis bu film, buggs bunnyden han solo/leia iliskisine turlu yerlerde karsimiza cikmistir.

    sicilyali muhacir yonetmen capranin amerikayi icat ettigi film olarak da bilinen bu filmde ince bir sosyal elestiri, bolca etik mesaj bulunmaktadir.
  • bu arada bir gecede olan nedir, neye isaret etmektedir filmi izleyenleri meraka dusurmustur.

    yine soylemeden gecmiyeyim monkey islanddan hatirladigimiz ayar alanin "oh yeah" (tam cevirisi "yok ya?") deme egilimine cok guzel dikkat cekmis bir eserdir.

    darmadagin eden cevabi da "you got me! yeah?!" seklinde olmustur.
  • clark cablein ilk filmi degildir elbet ama onu meshur eden filmdir. hatta kendisi hakkinda (filmin adina gonderme yaparak) bir gecede meshur oldu denmistir.
  • 1934 'te :
    en iyi film,
    en iyi yonetmen,
    en iyi erkek oyuncu,
    en iyi kadin oyuncu,
    en iyi senaryo
    dallarinda oscar'lari goturmus film.
  • en iyi kadin oyuncu odulunu bu filmle claudette colbert almistir.
  • meşhur otostop sahnesinin orijinali bu filmdedir:
    http://www.youtube.com/watch?v=jcqyrmlpi7u
    ellie: oh, you're such a smart alec. nobody knows anything but you. i'll stop a car and i won't use my thumb.
    peter: what're you going to do?
    ellie: it's a system all my own. der ve yol kenarına çıkıp eteği hafifçe sıyırır.
    http://upload.wikimedia.org/…night_film_trailer.jpg
    http://www.filmsite.org/itha3.html
  • türk filmine olsun, amerikan filmine olsun babalık yapmış bir filmdir *. aklımıza hep bir hödük olarak işlenmiş bir clark gable ne sempatiktir. klişelere göz atalım:

    1. otostop sahnesi; erkek beceremez, kız kolayca halleder.
    2. yara sarma sahnesi; kız adama şefkat duyar, yakınlaşma olur.
    3. tesadüfen kucağa düşme.
    4. yardım esnasında dudakların yakınlaşması, yakınlaşmazsa kesmeyle daha yakın konuma getirilmesi.
    5. ayrı ayrı uyumak zorunluluğu, erkeğin tenezzül etmez görünürken dibinin düşmesi.
    6. kırsal alanda kalma zorunluluğu, bu esnada kızın korkarak adama atılması.
    7. gerekçe açıklanırken, karşıdakinin dinlemeyerek olay örgüsüne katkıda bulunması. (5 yıl sonra bu maddeyi anlamadım)
    8. düğünden firar.
  • clark gable bu filmde gomlegini cikardiginda altinda fanile olmadiginin gorulmesiyle, amerika'da fanile satislarinin %75 dustugu iddia edilir. gercek midir bilinmez: http://www.snopes.com/movies/actors/gable.htm
  • romantik filmlerin olay orgusunun gelismesine cokca katkisi bulunmus bir film..

    --- spoiler ---
    kadin sordu:
    - new york'a dondugumuzde gorusecek miyiz?
    adam da umarsiz bir sekilde yanitladi:
    - hayir..
    kadin israrciydi:
    -niye peki?
    - evli kadinlarla isim olmaz cunku, sanima yarasmaz.. ben oyle biri degilim..
    -hani gelsen peki, ne zarari cikar..

    adam cevap vermedi artik.. kadin hala usanmamisti ama.. sorulari bitmemisti cunku.. sordu tekrar adama:
    -hic asik oldun mu? hic dusundun mu bunu?
    adam, boyle bir soruya kayitsiz kalamazdi:
    -tabii ki dusundum, kim dusunmez ki?! aptalca hayaller bile kurdum.. pasifikte bir ada gormustum.. yildizlara, uzansan dokunabilecegin bir yer.. insanlarin, ayin ve yildizlarin birbirine karistigi.. onu oraya goturecektim.. benimle dalgalara karsi gelebilecek birini.. ama.. ama bulmak zor.. bulmak zor..

    kadin, artik sirrini icinde saklayamiyordu, aradaki duvari asip adamin yanina gitti..
    - ben.. ben gelirim senle.. ben senle o dalgalara atlamaya raziyim...
    adam, yine aldirmaz bir sekilde..
    - git basimdan.. hadi git yatagina..
    adam aldirmaz biri miydi peki? donuk muydu bu kadar.. kadinin bu hezeyanlara vurdumduymaz..
    kadin gerisin geri dondu yatagina.. agliyordu.. nasil aglamasin? adamin elinde sigarasi.. ve adamin goruntusu, yine: vurdumduymaz..

    kadin uykuya daldi sonra, biraz.. adam, kalkti, dogruldu yerinden.. elini, zaten asilmak icin orada duran duvarin ustune koydu..
    -soylediklerinde ciddi miydin?
    kadin uyuyordu.. adamin gozlerinde bir gulumseme..
    --- spoiler ---