şükela:  tümü | bugün
  • bazı capslerdeki iddiaya göre; 10 kasım 1938'de saat 09:45'te, bazılarında ise saat verilmeden bir italyan radyosunun atatürk'ün öldüğü gün şöyle bir anons geçtiği söyleniyor:

    "sezar, iskender, napolyon ayağa kalkın, büyüğünüz geliyor."

    ben söylemiyorum, aşağı yukarı iki yıldır whatsapp gruplarında, facebook, instagram ve twitter paylaşımlarında kemalistler tarafından paylaşılıyor.

    https://pbs.twimg.com/media/cw4yoagweaanapz.jpg
    https://img.bestofinsta.org/…ntq3ote3mtu3njq0nq==.2
    https://scontent-sea1-1.cdninstagram.com/…dk0mg==.2
    https://scontent-sea1-1.cdninstagram.com/…jq4nw==.2

    zeki bir insan için oldukça şüphe çekici bir iddia aslında. zira italyan radyosunun ismi bile yok. atatürk hakkında yarısının kim olduğunu ve nerede söylediklerini bilmediğimiz yabancıların sözlerinin bulunduğu listeler gibi.

    aslında kısa bir google araştırması ile sözün kaynağı bulunabiliyor. ben de öyle yaptım ve sözün kaynağını buldum.

    9 kasım 2014'te habertürk'te yayınlanan ferda ilbay ile yapılan bir röportajda ferda ilbay'ın dedesi asaf ilbay imzasıyla derlediği çocukluk arkadaşım atatürk kitabında geçiyor bu söz. fakat iddia edildiği gibi bir italyan radyosundan yapılan anons olarak değil:

    --- alıntı ---

    tahsil için oğlu nahit’i isviçre’ye götürdüğünde kendi karaciğer rahatsızlığını da göstermek arzusunda olan asaf ilbay, son bir kez ata’yı görmek için 20 ekim 1938 günü, dolmabahçe sarayı’na gider. ancak seryaver celal bey’den artık görüşmeye izin verilmediğini öğrenir. büyük bir keder ile saraydan ayrılır ve ertesi gün yola çıkar. oğlunu üniversiteye kaydettirir ve paris’te tedavi olur. italya üzerinden dönerken milano’da “glararipa de campari” gazinosunda “atatürk, 10 kasım 1938 günü saat dokuzda, gözlerini hayata kapamış, ebediyete kavuşmuştur” anonsu acı acı haykırılır. ilbay, derhal tren biletini alır ve istanbul’a doğru hareket eder. istasyonda bir türk vatandaşı, sabah çıkan gazetelerden birisinde, bir italyan profesörünün atatürk’e dair yazdığı bir yazıyı tercüme eder: “sezar, iskender, napolyon ayağa kalkınız, büyüğünüz geliyor.”

    --- alıntı ---

    yani asaf bey italya'dan yurda dönerken tren istasyonunda bir türk ile karşılaşıyor, o da asaf beye diyor ki sabah bir gazetede okudum, bir profesör yazısında atatürk için böyle böyle demiş.

    ne yazının tarihi, ne gazetenin ismi, ne de profesörün adı var. atatürk hakkında en adını sanını bilmediğimiz polonyalı profesörlerin bile sözlerini bulup yazan resmi tarihçilerimizin ise böylesine önemli bir cümleyi köşesinde yazan profesörü ve yazısını ise günümüze kadar halen bulamamış olması da işin diğer ilginç tarafı.

    peki bir italyan gazetesindeki köşe yazısında bir profesörün yazdığı iddia edilen bu söz ne zaman bir italyan radyosunun anonsu oldu?

    biraz paylaşımlara baktığımızda 12 kasım 2015 tarihli haşmet babaoğlu'nun "sevginiz de bu kadar baştan savma ve çıkarcı!" başlıklı köşe yazısına bu sözün konu olduğunu görüyoruz:

    --- spoiler ---

    en son instagram'da şöyle bir şeyle karşılaştım: "atatürk'ün hayatını kaybettiği gün bir italyan radyosunun anonsu: sezar, iskender, napolyon ayağa kalkın, büyüğünüz geliyor."

    --- spoiler ---

    haşmet babaoğlu yeni karşılaştım dediğine göre daha kitap çıkalı bir yıl olmadan bu söz değiştirilmiş ve tüm kemalistler tarafından bir italyan radyosunun anonsu olarak paylaşılmaya başlanmış, halen günümüze gelene kadar da bir tane kemalisti bırakın, kendisine atatürkçü tarihçi diyenlerin bile araştırıp sözün kaynakçasını bulma çabasına girmediğini açıkça görüyoruz.

    mesela tv kanallarında kendisini atatürkçü tarihçi olarak da tanıtan ve kitapları da bulunan emekli tuğgeneral dr. naim babüroğlu bu sözü 9 kasım 2017'de hiç sorgulamadan "sezar, büyük iskender, napolyon ayağa kalkın, büyüğünüz geliyor…" başlıklı köşe yazısında italyan radyosu anonsu olarak kullanmış:

    --- spoiler ---

    italyan radyosu, atatürk öldüğü gün şu anonsu yaptı: “sezar, iskender, napolyon ayağa kalkın, büyüğünüz geliyor.” atatürk’ün dünya savaş tarihinin en iyi komutanı olduğu, bu yedi sözcükle anlatılmıştı. sezar, iskender, napolyon kıskanmışlar mıdır bilinmez ama atatürk’ün önünde büyük bir saygıyla eğilmişlerdir.

    --- spoiler ---

    sözün özü özellikle atatürk'le ilgili hem tarih kitaplarında hem de onun hakkında söylendiği iddia edilen sözlerde birileri tarafından ya uydurulan veya varolanın çarpıtıldığı bunun gibi çok fazla bilgi bulunuyor. yine atatürkçü yazar olarak çok büyük saygı duyulan sinan meydan'ın "che guevara'nın çantasından nutuk çıktığı" yönündeki iddiaları da (bkz: #71821760) benzer şekilde kaynaksızdır, ben de yazılarımda gerek çarpıtılan, gerek aslında hiç yaşanmamış bazı bilgileri defalarca analiz ettim.

    malesef ki kemalist tarih yazımı ve kemalistlerin sunduğu tarih bilgilerinde ciddi tutarsızlıklar, yanlış ya da hiç olmayan kaynaklar, ne zaman dolaşıma sokulduğu belli olmayan bunun gibi implantasyonlar çok fazla. fakat atatürk'ün tartışılmasının, hakkındaki gerçeklerin araştırılmasının bile çok büyük rahatsızlık uyandırdığını bütün sözlük camiası benim ifşa ve linç edilmem sürecinde tanık oldu. kemalistlerin çok çok büyük bir kısmı hem bu gibi şeyleri uydurmaya, çarpıtmaya bayılıyor, hem de bunların ortaya çıkmasından ve gerçeği öğrenmekten de bir o kadar rahatsız oluyor, hatta sinir krizleri geçirecek duruma geliyor.

    bu yazının altında da aynı linç devam edecek ve bir takım gerçekleri duymaya katlanamayan hazımsız yazarlarca hakaretlerle doldurulacak, küfürler ve iftiralar sıralanacak, kendi uydurdukları yalanlar sıralanmaya devam edecek ama ben gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğim. burada inkar etseniz, küfretseniz ve hakaret etseniz bile artık gerçeği biliyor olacaksınız, bu bana yeter.

    edit: kahkaha attım; duyduğuma göre başlığa yazanlara "entrini sil noluuuuuur :(" diye özel mesaj atan işsizler türemiş. hani entrileri silmeyecektiniz beyler hahaha.

    edit 2: "niye böyle bir şeyin uydurma olup olmadığıyla uğraştın?" diye sorular geliyor. cevabı basit. yeni bir sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin felaketinin önüne geçip yurdum kemalistlerinin teyitorg tarafından rezil edilmesini önlemek için.
  • konuyu ideolojilerden ayrı tutarak söylüyorum: yetişkin bir insanın bir kişi ya da konu hakkında bu kadar büyük bir hazımsızlık duyması ve kompleks geliştirmesi çok üzücü.

    hiç kimse eleştirilemez değil, atatürk de öyle. ancak üç yaşında bir çocuk gibi "bana ne bana ne atatürk kötü pis ben istemiyom onu" diye bi taraflarını yırtınca orada hiç bir entelektüel çaba göremiyorum. aksine çok ciddiyetsiz ve sığ duruyor.
  • ya furkan bi git allasen, aç maç izle.
  • yalniz adam zaman harcamis, arastirmis. ataturk'u oven bir anonsun kaynaginin belirsiz oldugunu tespit etmis. kaynak belli degilmis, hangi radyo, hangi gazete, hangi profesor oldugu belli degilmis. akademisyen olmanin da getirdigi bir aliskanlikla herhalde, degisik kaynaklara falan ulasmis ve kendince bir sonuca varmis.

    ote yandan, bu arastirmaya ve bu vakti harcamasina sebep olan cikis noktasi da su :
    bazı capslerdeki iddiaya göre

    perhiz. lahana tursusu.
  • kolay maklube yapılışı

    maklube yapmak için öncelikle, 2 buçuk su bardağı pirinç, derin bir kap içerisine alınır ve üzerini geçecek kadar su ilave edilip, 1 buçuk-2 saat kadar bekletilir.
    ince ince doğranmış soğan, kuşbaşı et, kırmızı biber ve tuz düdüklü tencere içerisine koyulur.
    ocağın üzerine alınıp, sürekli karıştırarak, etler suyunu salıp çekene kadar pişirilir.
    daha sonra üzerine 2 su bardağı kaynar su ilave edilip, kapağı kapatılır ve kaynamaya bırakılır.
    etler kaynamaya başlayınca, kısık ateşte 20 dakika kadar haşlanır.
    daha sonra düdüklü tencerenin kapağı açılır ve etler suyunu tamamen çekene kadar pişirilir.

    garnitür konservesi, süzgeç içerisine alınıp yıkanır ve süzülmeye bırakılır.
    1 fincan sıvı yağ ile yıkanıp suyu süzülen pirinçler, tencereye koyulup, 5 dakika kadar karıştırarak kavrulur.
    kavrulan pirinçlerin üzerine 1 buçuk tatlı kaşığı tuz ilave edilip, güzelce karıştırılır ve ocaktan alınır.

    maklubenin yapılacağı derin ve düz bir tencerenin içerisine önce pişirilen kuşbaşı etler koyulur.
    etlerin üzerine biraz garnitür serpiştirilir ve kavrulan pirinçlerin yarısı dökülüp, yaydırılır.
    pirinçlerin üzerine garnitür serpiştirilir ve kalan pirinçler üzerine boşaltılıp, yaydırılır ve kaşıkla biraz üzerine bastırılır.
    tencerenin kenarından dikkatli bir şekilde, 3 buçuk su bardağı kaynar su ilave edilir.
    üzerine 1 yemek kaşığı kadar tereyağı koyulup, kaynamaya bırakılır.

    kaynamaya başlayınca tencerenin kapağı kapatılır ve tencere ocağın en küçük gözüne alınıp, kısık ateşte pirinçler suyunu çekene kadar pişirilir.
    pirinçler suyunu çekip yumuşayınca, ocaktan alınır ve demlenmesi için 20 dakika kadar dinlendirilir.
    pilav demlenince, tencerenin üzerine servis tabağı yerleştirilir ve tencere ile birlikte ters çevrilerek, pilav servis tabağı üzerine çıkartılır.
    hazırlanan kolay maklube, salata ve yoğurt eşliğinde servise sunulur.
    bu ölçüler 5-6 kişi için yeterli.
    bu nefis kolay maklube tarifi için ayşe tuzak‘a çok teşekkür ederiz.

    kaynak: kadincatarifler.com
  • bazı tarihçilere göre ( mesela murat bardakçı) ulubatlı hasan diye biri hiç olmamıştır. ulubatlı hasan hikayesi tamamen uydurmadır.

    ulubatlı hasan hikayesinin yaşanmamış olması 29 mayıs 1453 günü gerçekleşen hadisenin büyüklüğüne gölge düşürmez.

    italyan radyosunda bu anons yapılmamış olabilir. bu hikaye uydurma olabilir. hatta atatürk'ün söylemediği bazı sözler de atatürk söylemiş gibi uydurulmuş olabilir. bunların olması atatürk'ün yaptıklarını küçültmez. atatürk'ün önemini azaltmaz.
  • yazdıklarımın arkasındayım diyen bir yalancının kemalizm'e saldırmak için kullandığı uydurmadır. gerçi kendi kendini yalanlayan bir adama neden inanılır onu da bilemedim şimdi.
    fes, sarık gibi arap kültürü ürünleri kendi ürünü sanacak kadar cahil, atatürk'ten başka bir şey yazmayacak kadar hazımsız, kendi savunduğu gibi yaşamak yerine, purolu, kot pantolonlu fotoğraf atan çakma hippi bir adamı neden ciddiye alıp, cevap vereyim ki?

    klasik kulaktan kulağa bilgi dezenformasyonu bir olaydır. ama bu atatürk'ün büyük bir lider olduğu ve cumhuriyeti kurduğu gerçeğini değiştirir mi? hayır. ne yaparsanız yapın, siyasal islam bile sıkıştığında atatürk'ün peşine takılır.
  • peygamberlik mesleği kadar uydurmadır. arapçılara duyurulur...