şükela:  tümü | bugün
  • 3.5 dakikalık video yaklaşık 1 yıllık. burada başlık açmamın sebebi belki aynı durumda olan işsiz üniversite mezunu bazı gençlere örnek olabilir, cesaretlendirebilir.
    https://youtu.be/b29eukanqme

    burayı okuyan, bu videoyu izleyen 1 kişi bile bunu yapabilirse mutlu olurum. ülkemizin tarımda olan sıkıntısı belli. köylümüz tembelleşti, yumurtayı bile market’ten alıyor. teşvikler saçma sapan harcanıyor. üniversite mezunlarımız doğada faydalı ve mutlu olmak varken, şehirlerde işsiz ve mutsuz. özellikle tarım ve hayvancılık ürünleri bu kadar pahalı iken.

    video ingilizce, özet geçeyim:
    -ekonomik kriz buna sebep oluyor.
    -italyan gençler tarımı keşfediyor.
    -fazla kalifiye gençler doğa anaya dönüyor.
    -50 bin genç kadın ve erkek geri döndü.
  • işte böyle informatif içeriklerle gelin.
  • yakında türkiye'de de yaşanacak süreç.

    bizim gençler gün gelecek, işletme, iktisat okuyup muhasebeci, öğretmen olmanın sonu olmadığını anlayacaklar.
  • türk üniversite mezunları avm ve nargileyi.
  • bir aşamada bu türkiye'de de olmaya başlayacak.ben de yapmayı düşünüyorum çünkü doğa bu ülkede güzel olan tek şey artık.
  • belki 20 yıl sonra bu topraklarda görebiliriz. 20 yıl geride olduğumuzu düşündüğümden değil de insanların buna bakış açısındandır.

    tarıma, kırsala dönmesem de istanbul'daki güzel bir işi bırakıp küçük bir şehre kendi işimi yapmaya geldim, hayatlar bir hayli farklı, bakışlar farklı, olaylara tepkiler farklı. çalıştığın insanlar arasında uçurumlar var, seni anlamayacaklar, bir süre sonra sen de yadırgamamaya başlayacaksın. o andan itibaren kırsala dönmüşsün, kırsaldan hiç çıkmamışsın çok fark etmemiş gibi hissediyor insan. bu sebeplerden dolayı insanların bu kararı vereceklerini düşünmüyorum bu topraklarda refah seviyesi yükselmeden.
  • üretime katkı sağlayacak kadar verimli ve büyük bir araziye sahip olmak için ya sizi uğraştıracak mirasçılardan uzak kalmak durumundasınız ya da ciddi bir yatırımla toprak almak zorundasınız. küçük ölçekli arazide ancak karnınızı doyuracak kadar tarım yapabilirsiniz ki çeşitliliği yönetebilmek çok büyük deneyim ister. hayvancılığa yönelseniz o da çok ciddi nakit ve tecrübe gerektiren iştir. sürekli bir hibe muhabbeti dönüyor ama o hibeler komisyon karşılığı profesyonel dosya hazırlayan ve bağlantılarıyla garanti hibe koparan aracıların para çıktıktan sonra götünü kıpırdatmayan müşterilerine gidiyor yalnızca. 2014 yılından bu yana ordu'da yaşıyorum. bir miktar arazim var ancak fındık masrafını çıkartmıyor. son on yılda kivi ve mandalina revaçta ancak profesyonel tarım yapmaya kalkıştığında onlar da gübre, ilaç, nakliye bedellerini yakalamaktan çok uzak. bunun sebebi küçük üretici olarak çıkartabileceğin ürünü pazara dahil etme kabiliyetimiz yok. mevzubahis videodaki gençler de benden farklı değil. bir ülkenin üretimine bu kadar mikro ölçekli girişimlerle katkıda bulunamazsın. bunu yöneten bir kooperatif, ziraat, oda bir şeyler olmadıktan sonra üretici yalnızca kendine kadar bezelye, fasulye, vs, vs, eker ve karnını doyurabilir. hatta ekstra işlerle sofrasını desteklemezse bu bile çoğu zaman lüks olur.
  • italyan kırsalını bilemem fakat türkiye’de köyde yaşamak sandığınız gibi kolay değil aksine zor.bunu hayatının büyük bir kısmı köylerde, yaylalarda geçmiş ve an itibariyle köyde olan biri olarak söylüyorum.
  • italyan kırsal yaşamı ile türkiye kırsal yaşamı arasındaki benzerlik, adlarının "kırsal yaşam" olarak adlandırılması dışında pek yoktur. bu "bizde kırsal hayat yoktur" demek değil. kafada canlandırdığımız kırsal hayatı yaşayan insanlar mehmet y. yılmaz gibi bodrum'da çiftliğinde, ata demirer, aslıhan gürbüz gibi ege kıyılarında bütün günü denizde, ufak bahçesinde, öğlen pinekleyerek, kitap okuyarak geçiriyorlar. buna da italyan kırsal yaşamı diyebiliriz.

    bir kere italyan mimarisi gerçeği var. sinir bozucu derecede şahane. köylerinde bile böyle. sadece renklerle bile bir albeni katıyorlar şehirlerine. yaşama alanı kültürleri var. saygıları sonsuz. yeşili her daim koruyorlar. alelade bir italya fotoğrafında yeşil bir yerin olmadığı sadece 1 yer var. venedik. o da deniz yüzünden. bizde ege ve karadeniz'in bazı yerleri dışında köyler bozkır. yan komşusu "binayı 3 katlı yaptı ve arsasını çevirdi" diye yanına 4 katlı bina yapan çok insan var.

    tarım ve hayvancılık her daim italya'da değer görüyor. görecektir de. klasik yemekleri bile iyi tarım ve hayvancılık eseri. iyi makarna için iyi buğday/yumurta, iyi salata için iyi domates, iyi peynir için iyi süt, iyi şarap için iyi üzüm hep lazım. bunu da kaliteleri ile hep sağlıyorlar. yemek çeşidi bizim 10'da 1'imiz bile olmayan italyanların gastronomi anlamında daha ileride olmasının sebebi, malzeme kalitesinin her daim aynı standartta ve hep iyi olması. üniversite mezunu bir genç, bu malzemeleri iyi bir şekilde ürettiği takdirde, italya içinde mutlaka alıcı bulacaktır. çünkü, ülkenin gastronomi anlamında olduğu kadar geleneksellik anlamında da büyük bir kitlesi var. bizde sadece mehmet gürs'ün şehir şehir gezip iyi malzeme arayışını, italya'da yüzlerle, belki binlerle de çarpabilirsiniz.

    hepsinden de ötesi, muhteşem bir demiryolu hattı var. bütün ülkeyi aşağıdan yukarıya hızlı trenle gitmenin yanı sıra normal hatlarla da ulaşım kolay. bu yüzden, ben x yere gidiyorum diyen insanın, bizdeki gibi tek otobüsle 8 saat gidip, oradan başka araçlarla ulaşılamayan yerlere gitmesi gibi değil.

    neyse, bu italyan köy hayatının avantajları şeklinde bir yazı olarak kalsın. türkiye'nin köy hayatının dezavantajlarını falan yazmaya lüzum yok.
  • lan italyada yaşayımda kırsala bile razıyım

    hadi kırsalı geçtim siena,sirmione yeterde artar bile bana