şükela:  tümü | bugün
  • bu salaklığa istanbul'da boğaz turu için beklerken şahit oldum.
    oturduk limonatalarımızı içiyoruz, çaprazımızdaki masadan her haliyle turist olduğu belli olan bir aile kalktı.
    ailenin dünya tatlısı, lüle lüle kıvırcık saçlı oğlu da kibarlık etti garson'a hoşçakal dedi.

    çocuk: ciao...
    garson: çav bella!!!
    aile: ters ters bakıp çocuklarını çekiştirerek kaçarcasına uzaklaştı..
  • la rinascente'de kuja fellik fellik koşuşturmaktadır. mekan da ana baba günüdür, her katta ben diyeyim 1000 sen de 2000 kişi, artık güvenlik görevlileri insan selini yönetmek için çizgiler çekmiş, insanları şuraya buraya diye yola sokmaktadırlar.

    bu karışıklıkta kuja kendini en kısa sürede mekandan atma derdindedir. görevliyi kestirir gözüne ve "kasa nerede?" diye sormak için yaklaşır...

    film de burada kopar zaten. kasa anlamına gelen "cassa" yerine, sürekli kullandığı ev, yani "casa" der. "kaaaza" diye okunanini..

    kuja: dov'e casa?
    görevli: ....?....??
    kuja: aa....cassa cassa!!!

    "ev nerede? :)" sorusuna afallayan görevli "gösterelim anam" ve "hmmm" arasında ikileme düşmüşken kuja son saniyede olayı toparlar, kasaya yönelir ve ağzından türkçe şu kelimeler dökülür.

    sikmeseler bari :)
  • che belli questi conigli (ne güzel tavşanlar bunlar) demek isterken;

    che belli questi coglioni (ne güzel taşaklar bunlar) demek.

    allahtan yabancı yoktu da gülüp geçtik. aile büyüklerinin yanında olsak enteresan anlar yaşanabilirdi.
  • sene 2010. tassakli bir dersin sozlu sinavindan cikmisim, heyecanlanmisim ve heyecanimi arkadaslarima anlatiyorum. heyecanlanma eylemini emozionarsi ile ifade etmek yerine eccitarsi ile ifade etmisim. eccitarsi, cinsel manada tahrik olmak anlaminda kullanilir.