şükela:  tümü | bugün soru sor
  • oturduğum semtte kapıları sürekli kapalı ve ışıkları açık itfaiye binasının önünden geçerken hep aklıma gelen soru. bir gün meraktan kapısını çalıp merhaba deyip gireceğim içeri.
    trafikte itfaiye aracı hiç görmem. yılda bir ya da iki kere belki görürüm. sadece yangın söndürmüyorlar, su basan yerin suyunu boşaltanlar, ağaçta kalan kediyi kurtaran, motora kaçan kediyi kurtaran, kafası tencereye sıkışan çocuğu kurtaran yine onlar.
    ama insan merak ediyor, hiç olay yokken, hiç anons geçmezken bu insanlar ne yapıyor? nasıl vakit geçiriyorlar ve en önemlisi, nasıl formda kalıyorlar?
    bunu düşünen sadece ben değilmişim, geçenlerde " aslında bu arkadaşlara belirli bir miktar evrak verilse de, oturdukları yerden evrak girseler " diyeni duydum. itfaiyeye memur gözüyle bakmak da pek içime sinen bir bakış açısı değil.
    hazır kıta olarak bekletildikleri için askere de benzetilebilirler ama polisin onda biri kadar yoğun da değiller.
    itfaiyeye canımız, malımız, hayvan dostlarımız emanet. yeri geldiğinde bu fedakar insanlar kendi canını ortaya koyuyor meslek onuru uğruna. iyi ki de varlar, allah başımızdan eksik etmesin.
  • spor yapıyorlar en azından benim oturduğum ilçede pinpon oynuyorlar.hepsi tombiş tombiş.