şükela:  tümü | bugün
  • ithal ürünlere fon koyulması, ancak rekabetçi bir imalat sektörün varsa mümkündür. imalat sektörün hamle yapmıştır, fakat yurt dışı mallar pazarı domine etmektedir. bu sektör kalkınana, pazar gücü edinip yurtdışı pazarına açılmak zorunda kalana kadar fon uygularsın. kimi sektörlerde yapılıyor zaten bu işler. fon koyulan sektörler var.

    ama ülkenin imalatının geneli dışa bağımlıyken kalkıp genel bir fon koymaya kalktığın takdirde enflasyonu coşturma ihtimali kaçınılmaz. arz darboğaza düşecektir, iç piyasada mal olmadığından yine dış pazara muhtaç kalıp bu sefer de fon paralarını devlete yedirmek zorunda kalınır. devlet de bu fonları kredi olarak teşebbüslere dağıtıp lokomotifi hareketlendirebilir, ama bu sürecin en az iki üç seçim döngüsünü kapsayacağını rantçı kaşarların tamamı bildiğinden, bunu makul biçimde formüle etmezler.
  • (bkz: set etmek)

    az vergi veriyoruz, bir de çoğu şeyin fiyatı küsüratlı. yukarıya doğru yuvarlayın lütfen.
  • kafa zehir maşallahta ya ithal ettiğin adam da senden aldığına vergi koyarsa? her şeyden vazgeçip ilkel avcı-toplayıcı topluma dönelim diyeceğim de bu kafa onu da beceremez.
  • başlığı görünce bakanın birinin söylediğini zannettiğim önerme.
  • satın alacak insan bulunursa neden olmasın denecek önermedir.
    (bkz: 2003-2018 enflasyon ve alım gücü rezaleti)
  • aa, pek de hoş olacak fikir.
    (bkz: samanın kilosu olmuş kırk lira)
  • ithal olmayan mal varsa tabi. ama yoksa kimse mal alamayacağı için vergi de toplanamaz.
  • peki onun yerine ülke içindeki tüm vergileri azaltarak mal üretebilir hale gelsek nasıl olur?

    mesela çalışanına asgari ücret ödeyen patron, bu rakamın yarısı kadar bir rakamı da devlete ödemese?

    mesela maaşlar üzerine devletin vergisi rusya'daki gibi sadece yüzde üç ile sınırlı olsa?

    o zaman ülke içinde üretilen mallar ve hizmetler de ucuza gelir. yurtdışına mal satabiliriz. ekonomi de düzlüğe çıkar.

    bu uygulamanın hemen herkese ve ülke ekonomisine büyük faydası olur.

    hemen herkes diyoruz, çünkü sırtını devletin milyarlarca dolar vergi gelirine dayamış bir küçük azınlık bu durumdan hiç de mutlu olmaz.

    devlet gereksiz masraflarını dondursa, biraz tasarruf etse ne olur? bu kimi mutlu etmez? veya ülkede ne değişir?

    1) milli tank (6 milyar dolar), milli savaş uçağı (8 milyar dolar) projeleri, gereksiz ve çok masraflı köprüler, kanal istanbul, böyle israflı işlere devletin harcayacağı para kalmayacağı için mutlu olmayacaktır.

    2) trt ve diyanet bütçesi azalacağı için bu kurumların çalışanları devletin geliri ve masraflarını azaltmak istemezler elbette.

    3) politikacıların işe aldırdığı, hiçbir şey üretmeden para kazanan isparkından çaycısına, tüm seçim yatırımı vatandaş.

    4) itibardan tasarruf olmayacağına inananlar.

    5) özel hastane sahipleri. devletin özel hastane masraflarını karşılaması gibi ülke ekonomisinin altına dört beş sene sonra patlamak üzere kurulmuş saatli bomba sistemden er veya geç geri adım atılacak . ama adamları devlet kesesinden zengin etmeye devam ediyoruz şu aşamada.

    evet. bunları toplasak nüfusun yüzde beşi çıkmaz. ama bu yüzde beşlik son derece organize kalabalık, ülke ekonomisini rehin almış durumda. sırf onlara kaynak yaratılsın diye tüm ülke halkını esir aldılar.
  • kahvehane muhabbetlerin bir numaralı konusunu oluşturan ekonomik çözüm önerisidir. tabi ağırlıklı olarak avrupa ile ticari münasebetleri bulunan güzel ülkemizde gümrük birliği gereği verginin sadece ithallere değil yerlilere de konması gerekeceği yine bu muhabbetlerde peşisıra ifade edilir. sözün özü gümrük birliği kötüdür*.