şükela:  tümü | bugün
  • zeki demirkubuzun 5.filmi. filmde taner birsel ve basak koklukaya muhtesem bir oyunculuk sergiliyorlar. aldatan bir kadın, bunu farkeden bir erkek ve çatırdayan ilişki ve sonrası. çok az ışıkla, minimalist bir kadroyla (demirkubuz, hem yönetmen hem görüntü yönetmeni hem ışık yönetmeni hem yapımcı hem senarist) iki haftada çekilmiş, nefis bir film.
  • gerçeği açıklama, gerçeği söyleme.
  • olumsuz bir işi yapmış olmayı veya kendisiyle ilgili olumsuz bir özelliğe sahip olduğunu kabullenip açıklamak
    (bkz: itiraf etmek)
  • ünlü itiraflar arasında james hogg’un `bağışlanmış bir günahkarın özel anıları ve itiraflarıveconfessions`*, de quincey'nin confessions of an english opium eater
  • reha muhtarın show tv de başlattığı yeni bir akım..insanlar gelip, vicdanlarını rahatlatmak için içlerini rahatsız eden şeyleri anlatıyorlar..ve adam aralarda seyircilere olayın gidişatı hakkında yorumlar yaptırıyor..hiçbir anlam bulmadığım, seyircilerin yargılama hakkına nerden sahip olduklarını da kestiremediğim, buna karşın reyting patlaması yaşatacak, kendi kendine olduğu zaman zaten yeterince yerinde olan iç dökme durumu.
  • utanç duyulan ve bilinmesinin ilk başta istenmediği bir eyleminizi açığa vurma kararı.cesret isteyen birşeydir genellikle.
  • yakında gösterime girecek olan, ama ondan önce 21.uluslararası istanbul film festivalinde ulusal yarışma bölümünde gösterilecek bir zeki demirkubuz filmi. film yönetmenin karanlık üstüne öyküler üçlemesinin ikici filmi. üçlemenin ilk filmi yazgı idi. başarılı oyuncu taner birselin performansını merak ettiğim film. aslında filmin fragmanlarınıda izledim bana sorunlu 80 sonrası türk filmlerini hatırlattı ki bu da merakımı atrtıran başka bir etmen oldu. harun iş için gittiği istanbul'dan ani bir kararla ankara'daki evine döner. karısı, harun'un döndüğünden habersiz geç gelir eve ve bir telefon görüşmesi yapar. ve bekleyiş başlar... film ankara film festivalinde en iyi yönetmen ödülünü almış. 35mm, 90 dakika, renkli.
  • zeki demirkubuz un karanlik uzerine oykulerinin 2. bolumu olan itiraf, ilk bolum yazgi dan kanimca bir gomlek daha asagida olmasina karsin,demirkubuz sinemasinin asiri gercekciliginin, oyuncularin mukemmel performansi ile birlesmesiyle yine cok iyi denebilecek bir film.
    insan tabiatinda yer alan kusku,ogrenme arzusu ve sucluluk bas karekterlerin etrafini sariyor ve ortaya gunluk hayatta rastlanilip belkide es gecilen realist bir trajedinin icyuzunu cikartiyor.
    ozellikle insan dogasinin karsisindakinin suskunlugu ve aciklamazligina karsi kendini yipratmasi ve bu yipranma,ice atmanin adeta bir patlama olarak disa vurumu filmde cok basarili bir sekilde isleniyor.
    vicdan ve sucluluk kavrami yine karekterlerin sergiledikleri insan davranisi yansimalariyla canlandiriliyor.
  • dramatik ve sansasyonel sahneleri bikmak usanmak bilmeden izleyen toplumu bu hale getirenin medya mi oldugu yoksa bu tarz goruntulerin reyting almasina, dogrudan turk zihniyetinin neden olusu, sebebiyle mi yayinlandigi sorusunu bir kez daha dusunduren reha muhtar programi.