şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: güdü)
  • kişinin denetiminde çıkan ve bir kere başladıktan sonra kendiliğinden ve önlenemezcesine süren bastırılması olanaksız ani eylem.itkiler , psikopat ya da paranoyak kişilerde , hipermanililerde , alkoliklerde ve eskiden kafa travması geçirmiş kişilerde daha sık görülür.
  • ing. motive, drive ve push gibi anlamları olan gaza getiren kuvvet. eskiler muharrik kuvvet de derlermiş, geçmiş zaman olur ki heyhat.
  • zemin mekaniğinde aktif itki ve pasif itki olarak ikiye ayrılır. aktif itki zemin önüne inşa edilen duvarı devirmeye, kaydırmaya vb. çalışırken pasif itki tersine duvarın ağırlığı ile beraber hareket ederek stabiliteyi korur.
  • insani bir bilinç çabası gerektirmeden yaşama atılımına yönelten,onu kendiliğinden eyleme iten,devindiren güç.beslenme itkisi,üreme itkisi gibi..uygulama alanı genişletilerek tinsel güçler için de kullanılabilir.bilgi itkisi,özgürlük itkisi gibi...
  • bir davranışın arkasındaki itici güç. anlamı ''motive'', motivation-motivasyon ya da güdü'den daha iyi karşıladığını düşünüyorum kök bakımından. gütmek de zaten hayvansı bir şeyler çağrıştırıyor. nasıl ki insan ürkmez, irkilir, aynı şekilde güdülere değil de itkilere sahiptir. içten gelen bir şeye işaret ediyor. (dürtü, güdü, itki fak etmez, aşağı yukarı benzer anlamlara çıkan güzel sözcükler.)

    motivasyon diye düşündüğümde sözcüğün anlamına bakmadan içimden itmekle ilintili bir şeyler söylemek gereksinimi ile itki demek geliyorsa bu doğru sözcüktür.
    türkçe'de türetim bilinçli konuşucularının (kendimi tam olarak dile hakim saymıyorum hata kötü konuşuyorum) seri bir şekilde konuşma esnasında yapabileceği bir şeydir ve belli bir aydınlık ya da eğitim seviyesi gerektirmez. sadece şu eklemeli dil oluşundan gelen basit, genel geçer uygulanan özelliklerini biraz daha etkin bir şekilde kullanmak gerekiyor.
    türkçeciler biraz fazla kasıyorlar. zaman zaman yanlış yapıyorlar bu nedenle. uğraştığın zaman aklına gelmez, en olmadık anda gelir. biraz daha doğal olmalı.
  • (bkz: propulsion)
  • bir diğer anlamı pulsion olan bu kavramda freud 'da trieb terimi cinsellik kuramının merkezinde bulunur. öznenin hikayesine bağlı olması anlamında itki içgüdünün karşısında yer alır. eğer itki kelimesi itişi esinlendiği için çok mutlu değilse de -oysa ki "itki, itiş değildir" yine de dilbilim-öncesi hayvanlarla ortak sahip olacağımız ihtiyacı göstererek, freud'un ve lacan 'ın bu soru üzerinde ileri sürdüklerini tamamyla ortadan kaldıran içgüdü teriminden çok daha iyidir. "freudcu itkinin içgüdüyle hiçbir ilgisi yoktur"
  • dün, izleyici olarak katılma şansı bulduğum kadir has üniversitesi film & drama yüksek lisans programının ileri oyunculuk dersini veren değerli profesör çetin sarıkartalın yaptığı tanıma göre; fikir zihinde bir etki yaratır ve enerjiye dönüşür o enerji bir itkiye dönüşür itki ise bir eyleme yol açar. eylem derken bu illa birine vurmak yada bir hareket değil.örneğin birine bakarken diğer yanınızda bulunan kişiden kaçınarak ve gizleyerek bakıyor olmanız o yönde bir itki sonucudur.
  • harekete geçiren güç.