şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bu mekanda su satıldığına şahit oldum, özellikle yılbaşında olmak üzere su satılmasına ve içilmesine karşıyım; hem nedir yani içtiğini de çıkartmıyor musun sonuçta, ben suyu pek sevmediğimden kimsenin içmesini de istemiyorum, bir de memlekette demokrasi var diyorlar...
  • itü'nün vizyonsuzluk örneği sergileyerek ürettiği kötü bir yapıdır.
    kampüs kafe faciasından bıkmış olanlara ve kampüste başka alternatif olmamasına bakarak tercih ediliyor olması burayı iyi bir yer yapmaz.
    elinde bu kadar potansiyel varken kullanamayan başka bir kurum daha yoktur sanırım.
    kampüse avm yapmak gibi parlak bir fikir kimin aklına gelir?
    avm'ye de benzemiyor zaten, olsa olsa ym (yemek merkezi) olur, otopark manzaralı kafesi ve dürümcü dönercisinden başka bir şey bulunmamaktadır.
    oysa ki çok daha az maliyete kampüsün stratejik noktalarına, teması olan ve itü'nün mimarlık geçmişine yakışan kafeler tasarlanabilirdi.

    (bkz: ölümü gösterip sıtmaya razı etmek)

    (bkz: itü dinlenme tesisleri)
  • son ders saatinin bitmesiyle alkol servisine başlıyorlar. bence geç. kısacası, yetmez ama evet.
  • ilk katında mütevazı bir büfenin satacağı türden (bkz: kumru, börek, tost...) yemekler satanların dışında 3-4 mekan kendini bir midpoint, the house cafe falan sanıyor galiba. o fiyatlar ne lan öyle. insanlar 2 sene önce yemekhanedeki 2 liralık yemeği çok pahalı diye protesto ederlerken şimdi 12-13 liraya yemek yiyorlar burada.

    tabii kampüs kafenin lezzetsiz, özensiz mutfağı ve iğrenç hizmetinden sonra buradaki yemekler çok çekici.
  • bugün akşamüzeri hayatımda gördüğüm en şiddetli kedi savaşına sahne olmuştur. öyle ki, merak ettim bu kadar sert bir kedi kavgası olabilir mi diye eve geldim youtube'tan kedi kavgası videoları izliyorum, adamların epic fight diye koyduğu videolar bugün şahit olduğumun yanında solda sıfır kalır.

    hoş bir şeymiş gibi söylemiyorum ama bu bakımdan tarihi bir kedi savaşı izlemiş olabiliriz. öyle bir kapıştılar ki, anlatamam, kızın biri şşt diye üstlerine yürüyünce biri oturduğum masanın bi tarafından biri de diğer tarafından birbirlerine "dışarıda sktim belanı" bakışları ile bakarak dışarı koştular, sonra ne oldu bilmiyorum.

    ben böyle kin, böyle nefret ve böyle sertlik sadece insan kavgasında gördüm. bir kedinin insan kadar kötü olabileceğini ve o gözlerindeki nefreti görmek, ilginç bir deneyim oldu. hayvanları da kendimize benzettik ya la sonunda.. itü'deki şuursuz köpekler de yola atlayıp arabama havlıyorlar zaten psikopatlar.. şehrin havası bozuyor cidden hayvanları galiba.
  • itü ayazağa kampüsünde bulunan alışveriş merkezi. birinci katında çeşitli yemek mekanları, ikinci katında ise ise çay kahve içebileceğiniz bir yer olarak tasarlanmış bir kafe bulunuyor. üçüncü katı daha bitmemiş ama orada da alkol satışı olacakmış, en çok da bu alanda dikkat çekiyor bence. bitmeden bir şey söylemek erken ama özellikle kampüsteki yurt ahalisine çok yarayacak bu üçünü kat. genel olarak da kampüs ortamına canlılık katacak bir yer olmuş.
  • 3 ay sonra acilacakmis. alt kat starbucks ve sutis.

    kampuste yemek yenecek yer kalmadi. itu, asirlardir cagdas, ogrencisini kar ugruna satan bir universite.

    (starbucks ve sutis'i pahali olacaklari icin elestiriyorum. yoksa kampus icinde zaten bir tane starbucks var, yani kastim bunlar olmasin degil.)
  • bir mezun olarak okula uğrandığında arkadaşın 'gel avm'ye gidelim, birşeyler yeriz, bira da var' demesiyle tanıştığım mekan. itu'de avm denen bir yer olması ve burada bira satılması ilk başta kekleniyorum şüphesi yarattıysa da sonrasında beni dumura uğratarak gerçekliğini göstermiştir. ama hiç değilse bira satılmasına rağmen menüde bira olmaması bir nebze de olsa rahatlatmıştır, 'nerdeyim ben yahu?' diye panikleyen bünyeyi yatıştırmıştır. canım itü'm benim.
  • 11:30 - 14:30 arası adeta prime time'ını yaşayan, kampüs kafe'nin ocağına incir ağacı dikmiş "eh işte" mekan.
  • 3. katı gece 12'den itibaren 1930'ların chicago havasına bürünmekteymiş.