şükela:  tümü | bugün
  • tarkovski'nin ilk uzun metraj filmidir, sonraki filmlerinden farkli bir tarzi olmakla beraber, ne dusunulurse dusunulsun tarkovski'nin en iyi filmlerinden biri (ofrett den her halukarda daha iyidir) ve duygu somurusunun gıdımını yapmadan tüm zamanlarin en iyi savas filmlerinden birisidir.
  • filmin basrolundeki nikolai burlyayev daha sonra tarkovski'nin andrei rublev'inde de oynamistir. o filmin cekimleri esnasinda, nikolai'nin rublev'in ciragi rolundeki performansindan memnun kalmayan tarkovski, daha cekingen, guvensiz bir performans sergilemesini istedigi oyuncuya pis bir oyun oynamistir. sette nikolai'nin performansindan hic memnun olmadigi, kendisine fena halde kil oldugu gibi dedikodular yaymis, bu dedikodularin nikolay'in kulagina kadar gitmesini saglamistir. e tabii cocukcegiz bunlari duyunca birden kendine guveni sonmus, performansi da ona gore titrek, cekingen olmustur. bir performans alicam diye bu kadar is yapiyorsun peki sonra gonlunu almak icun bisey yapiyor musun tarkovski efendi... git bir köseye cek güzel kardesim keyfin yerinde mi bi sorun var mi diye sormak yok... oyle tiskolara gitmesi, film cekmesi, yok efendim kitap yazmasini filan biliyosun ama...
  • tarkovski izlemeye başlamak için en doğru film. ki kendi de öyle yapmış belli ki. tarkovski filmde çocuk ve savaş psikolojilerini birlikte yansıtabilmeyi başarmış. ayrıca dikkat çeken bir diğer nokta da, patlayıcılar, ses efektleri ve dumanlar olmadan da savaş filmi yapılabileceği, hatta belki de en iyilerinden birinin yapılıp, savaşın ne demek olduğunun anlatılabileceği gerçeğidir.
  • büyük usta andrei tarkovsky nin venedik film festivalinde golden lion ve san francisco film festivalinde golden gate dahil toplam 15 ödül kazandıgı 1962 de çektigi ilk uzun metrajlı filmidir. rus yazar vladimir bogomolov un eserinden sinemaya uyarlanmıştır.
  • tarkovsky'nin felaketi anlatmak icin ucan kus imgesini ilk kullandigi filmdir.

    butun diger ozelliklerinin yaninda, sanirim benim icin en belirleyici izlek bu imgedir. aslinda bu imgenin en carpici ornegini yuksek hizda filmle cektigi andrey rublov'daki plan-sekans'ta gorebilirsiniz. tatarlarin yakip yiktigi kaleden yukselen cigliklar, alevler, kan, carpisma ve duman arasindan bir kaz havalanir, kanatlarini acar, o hizin icinde butun kareyi kaplar kanatlariyla, gecmisin uzerine ortulen bir ortu mudur, yoksa benjamin'in bahsettigi zamanin yikiciligina yuzunu donmus melege bir gonderme midir, bilemiyorum.

    ivan'in cocuklugundaki giris bolumunde, isgalin baslangicinda goruruz benzer bir imgeyi, bu sefer bir tavuk, yikimin habercisidir, kanatlanir ve ucamaz...

    ayni imgenin belirdigi bir baska film de kusturica'nin basyapiti -kanimca- underground'dur, ustaya bir selam ifadesi olsa gerek.

    buna ilaveten gozlerimizi yasartan, hatta teknigiyle yuvalarindan oynatan, bir yagmur sahnesi vardir. burada ivan ve ondan belki bir iki yas kucuk bir kiz cocugu traktorun arkasinda elmalar uzerinde bir yere gitmektedirler. simsek cakar, bir anda arka plan negatife doner, kizla ivan bakisirlar, sirilsiklamdirlar, ama cok mutludurlar, arkadan orman akar, bambaska bir renkte; yagmur kesinlikle mutlulugun ifadesidir tarkovsky icin, yanlis hatirlamiyorsam solaris'teki yagmur sahneleri icin tanrisalligin gostergesidir demisti bir yerlerde-oyle de olmasi gerekir, nitekim yagmur sadece tek bir evin icinde yagmaktadir-baba,ogul, kutsal ruh uclemesinde kutsal ruha tekabul eder yagmur.

    tabii bu ayni zamanda andrey arsinicin dusununde hristiyan eskatolojisinin nasil degismez bir yer aldigini gosterir, cephenin bombalandigi sahnede-ivan da- demir hacin devrilmesini gozumuze sokar, sikiliriz, dusunuruz, ivan'in ne kadari aslinda yurtsever onculuktur -(bkz: genc oncu), (bkz: dziga vertov)- ne kadari hristiyanliktir bilemeyiz, tahmin ederiz.

    bunun yaninda doyumsuz guzellikteki orman sahneleri vardir, yusov'un calismasi (bkz: vadim yusov), ormani imgesel olarak yeniden tanimlamistir. nerede hollywood'un korkular alemi ormanlari, ki en basit romansta bile karanlik bir yana gonderme yapar, nerede yusov'un cogalan, yaratan, sasirtan ormani.
    son olarak ormandaki ask sahnesinin gordugum en iyi ask sahnelerinden biri oldugunu da eklemem gerekiyor; bir de garip bir nouvelle vague havasi vardi orada, en azindan ben oyle dusundum.
  • --- spoiler ---
    ivan ve annesi bir kuyunun başındadırlar ve dipteki suya, kendi yansımalarına bakmaktadırlar:
    - kuyu derin mi?
    - evet yavrum... biliyor musun? yıldızlar, sürekli olarak derin bir kuyuda da görülürler..
    - bütün yıldızlar mı?
    - tabii ya!
    - görüyorum anne, bak yıldızlar... onları görüyorum...
    - evet evet... yıldızlar var ya oğlum... bir kuyuda gece gündüz demeden her zaman görünürler, her zaman...
    - ne de güzel parlıyorlar.... değil mi anne?
    - evet parlıyorlar... bütün güzelliklerini ortaya dökmüşler...
    --- spoiler ---
  • rüyalar-bilinçaltı ve yaşamsal gerçeklik içine kurulmuş tarkovski filmi. filmin ilk 5 dakikası sinematografik bir derstir.

    ağaç yakın çekim, dallardaki örümcek ağının arkasında ivan omuz plan. ivan sağa sola bakar / yükselme

    ivan kareden çıkar, kamera ağacın boyunda yükselme devam, ivan kareye girer, yükselme sona erer / kesme

    keçi yüz plan / kesme

    ivan bel plan ormanın içinde koşar / kesme

    kırlarda uçan kelebek / kesme

    ivan omuz plan, kelebeği izler / kesme

    kelebeğin kırlarda uçan görüntüsü / kesme

    ivan profil omuz plan. uçmaya başlar. ağaçların içinden geçer, güler, yükselmeye devam eder / kesme

    öznel açı. ivan ağaçların arasından toprak yolun yanına doğru inmeye başlar, ağaçların arasına girer / kesme

    kaya parçasında soldan sağa kaydırma (hızlıdan yavaşa), kamera ivan boyun plan profilde sabitlenir. ivan başını yavaşça yukarı kaldırır / kesme

    ağaçların arasından süzülen ışık (yakın çekim) / kesme

    ivan profil yüz çekim. eliyle güneşi kapatır ve güneşe bakmaya çalışır. hafif gülümser. başını güneşin olduğu yerden sol çevirir, arkasına döner. / kesme

    amorstan ivan. annesine koşar. genel açıya düşer. ivan annesinin yanına varır. başını kovanın içine sokar / kesme

    üst açı (annenin beline gelecek ölçüde) ivan kafasını kovaya sokmuş su içer. kafasını kovadan kaldırır. alnını siler

    ivan: anne orada bir guguk kuşu var / kesme

    anne omuz plan. anne gülümser. alnını siler.
    gök gürültüsü efekti. anne ekranın sağ üst köşesine bakar. kamera sağa eğik açıyla anne yüz plana yaklaşım / kesme

    ivan alt açı. rüyadan uyanır, kalkar, bel plana oturur. ayağa kalkar, diz plan alt açıdadır. merdivenden iner. boy plan üst açıya oturur / kesme

    alt açı, yakın plan kapı çekimi. kapı açılır. alt, sağa eğik açı, ivan bel plan. yürümeye başlar. kamera aynı açıdan takip eder. ivan kareden çıkar. gökyüzünde kalırız / kesme

    yel degirmeni, kırık bir tahta parçası, uzak çekim. ivan uzaktaki yel değirmeninden ekranın soluna doğru koşarak çıkar. (plan sabit) ekranın solundan bel plandan girer, yüz plana gelecek şekilde ekranın sağ alt köşesine doğru yürür / kesme

    ivan amors. ivan yürür, kamera sabittir. uzak plana dönüşür. tepede bulunan enkazın arasından güneş görünür / kesme

    ormanlık alan. gökyüzüne atılan iki tane maytap. kamera maytapların düşüşünü aşağı tilt ile takip eder. ivan’ın bataklıkta yürüyüşünü görene kadar tilt devam eder. ivan’ı gördükten sonra önce alçalma sonra da sağdan sola kaydırma ile takip / kesme

    yakın çekim. güneş bulutların arkasından kaybolur / kesme

    ivan boy plan omuz kamera ile takip. ivan bataklığa girer, bir sala tutunur, uzaklaşmaya başlar. jenerik girer. uzak çekim bataklık, sazlıklar ve gökyüzü görünür. plan sabitlenir. jenerik girer.

    ivan bir örümcek ağının arkasında görülür. bu tutsak olarak yaşadığı hayatını ifade eder. arkasından gelen keçi; günahı ve savaşı, kelebek ise özgürlüğü temsil eder. gördüğü kelebekten etkilenip uçmaya başlar ancak bu isteği kısa sürer yere indiğinde güneş (yani gerçeklik) ona kendini belli eder. güneşe elleri arasından bakarken annesinin yaklaştığını fark eder ve dünyanın güneşinden uzaklaşıp her insanın kişisel güneşine –annesine- koşar. annesinin taşıdığı kovadan su içer, bu bereket ve bolluk demektir. alnını siler emekçilere selam ederek, annesine bir guguk kuşu gördüğünü söyler. guguk kuşu zamanı temsil eder ve aslında annesine zamanının dolduğunu söylemeye çalışır. bu sırada gök gürültüsü kopar, annesi çok korkar. ivan rüyadan uyanır. guguk kuşu bu kez onu gerçekten uyandırmıştır. içinde uyandığı yel değirmeni emeği temsil etmektedir ama değirmen savaşın ağır izlerini taşımaktadır. bu da savaşın emeğe ne büyük zararlar verdiğini gösterir. oradan uzaklaşarak tepeye doğru yürür bu aşması gereken zorlukları temsil eder. tepenin üstünde savaşın bıraktığı enkazların arasından süzülen güneş, zorlukların arkasında duran umut dolu gerçekliği temsil eder. ormanda göyüzüne atılan ışıklı maytapları görürüz sonra, bunlar insanoğlunun güneşe karşı koyuşunun bir temsilidir ve bu sahnenin arkasından da güneşi batırır tarkovski. ivan gölün kıyısına gelmiştir. aşması gereken bir engel daha bu çocuğu beklemektedir. ama onu bu zorluk da yıldıramaz ve tarkovski onu güneşin battığı ufuğa doğru yolcu eder. kendi gerçekliğini bulması için.
  • tarkovski efendinin yine izleyenlere inceden mesajlar verdiği filmdir lakin benim anladığım ivanın binbaşı olması.
    (bkz: sezercik küçük mücahit)
  • başrol oyuncularından yevgeni zharikov, anlattığına göre galtsev'i 20 yaşına girerken oynamış. önceleri tarkovski onu rol için genç buluyormuş; ama tanışmaları ertesinde zharikov'u bırakmamış. zharikov, yorumlayanların değinegeldiği mesajlarının yanı sıra filmde savaşın genç teğmenlere yüklediği ağır sorumlulukları da vurgu alanında olduğunu söyler. kholin'i oynayan valentin zubkov'dan çok şey öğrendiğini, onun tarkovski'nin her söylediğini anında oyunculuğa aktarabilecek yetenekte ve esneklikte olduğunu belirtir. film eduard abulov tarafından çekilmeye başlanmış; ama yapımcı daha sonra tarkovski'yle anlaşmış. o da senaryoyu yenilemiş ve yarıya inmiş bütçeyle yeniden çekmiş filmi.
  • dun izleme girisiminde bulunup yarisinda zayi oldugum film. bir sure dvd playeri kapatmadim, pause halinde biraktim ama olacak gibi degil, sarmadi beni. benzer bir durumu solaris'de de yasamistim fakat o biraz farkliydi, bunye kaldirmamisti yarim birakmistim fakat film benim icime virusu salmisti ve daha sonra devam edecegimi biliyordum. zaten sonraki izleyisimde filmin bitisine uzulmustum resmen, bu kadar beni icine alan bir film devam etsin istemistim. ama bu oyle degil, sarmadi dedigim gibi.