şükela:  tümü | bugün
  • bi gece vakti, işten çıkmışsın. iş işte biter mi bitmez ama bi paydos saati vermişsin.

    garibanlığın gözü kör olsun bi taksiye atlayıp gidemiyorsun. taksi nesi, arabana atlayıp gidemiyorsun. araba mı var sanki. araba olsa neyse. bu saatte işten çıkmışsın ne arabası, garibansın işte. suç mu? yoo değil de, işte lanet olası elalem çok konuşuyor.

    beklerken otobüsü, karanlıktan fark etmediğin bi birikinti, gelen otobüsün farlarıyla ışıldamış. lanet olmasın ya, gelen otobüs seninki değil. bi de üstün kirlendi. kim çamaşır makinesini çalıştırır ki bu saatte eve gidince? ya bi pazarımız bile yok zaten. neyse el matikle bunu yıkarsın, tek pantolonun var.

    gelen otobüse perişan biniyosun. bakımsızsın bu çok açık. hayret iki tane boş koltuk var. ayakta duranlar da var. niye oturmuyolar, kontrol ediyosun kusmuşlar mı yoksa oturak kırık mı diye. yoo her şey normal, otur. cam kenarına oturdun. otobüs camına kafanı yasladın. uyumak istiyosun. ya kahretmesin çok huzursuz, kafan çarpıyor. hayat filmlerdeki gibi değil ya gerçekler çok huzursuz edici. neyse, ayaklarını koyduğun yerden sıcak üflüyo. paçandaki çamur kurudu. hem hava sıcak, sıcak çok değil de nem çok nem. çok rahatsız oldun.

    iyi akşamlar diyip indin, şoför şaşırdı, eyvallah dedi.

    eve gidiyosun. bahçede üç kedi, doğurmuş senin zilli kedi. daha evlenmeden yavruların oldu. süt almak lazım. bakkala gittin. bi süt, cepteki bozukluklar bereket versin yetti. iki gün yeter. sonrasına bakarız. kedilere kap ayarladın. sütü döktün. bi kap da su. yarın gelirken belki kedi maması alırım dedin. 5 liralık alsan yeter. günlük alırsın, hem selam verecek adam olsun.

    sonra eve tam oturmaya geçtin. üstünü dökündün, yarı çıplaksın. elde yıkayıp asmaya gittin pantolonu. komşular görmez seni, ışık kapalı. geçtin şortun var üstünde televizyon izledin. hala elini yüzünü yıkamadın. neyse bi banyo oluyosun hemen. gelip bornozu balkona astın. televizyon açık, izleyip yattın. üstünde pike var, sabah olmuş, 7.30. karnın çok aç, işte yerim dedin. iş gittin, cam kenarı huzursuzluğu.

    bitmez, ivediyetle ömrün tükeniyor. ivediyetle tükeniyoruz. selam vermeden, işimiz düşerse selam vererek. ulan kahretmesin, ben bu hayatı seçmedim ki.

    beckett, sen haklıymışsın. " dünyadasın ve bunun tedavisi yok."