şükela:  tümü | bugün
  • nusret gökçe'nin cümlesi. adam gerçekten de iyi ki bir hata edip okumamış. 10 yaşında kasap yanında çıraklığa başlayıp belli bir işte profosyonelliğe yükselmiş. şimdi diplomalı çalışanları var adamın.
  • ilginç bir şekilde nusret için doğru bir tespit. en azından türkiye şartlarında kasaplık saygınlık gören bir meslek olarak nitelendirilmediği için kimse çocuğum okusun da nitelikli kasap olsun diye düşünmez. biz okulu para kazanmak için okuruz sözde daha iyi bir gelecek için, kendi mesleğimizi bulup kendimizi keşfetmemiz için değil maalesef. doktor avukat mühendis öğretmen olmak için okuruz. (bkz: işini severek yapmak)
  • nusret denenin yanında çalışan okumamış tuvalet temizleyen, zor şartlarda çalışanlara da sormak lazım, iyi ki babaları okutmamış mı? evet nusret başarılı ama milyonda 1 denk gelmiş, biraz yetenek biraz şans, biraz hede biraz hödö.

    saçmalamış.
  • nusret için geçerli tespittir. ve nusret'in bunu söylerken "kimse çocuğunu okutmasın" gibi bir mesaj verme gibi bir amacı da olduğunu sanmıyorum. adam kendi hayatını örneklemiş sadece. milyonda bir evet ama kendi hayatı milyondan önce.
  • babasının hata yapıp okutmamasıdır. belki başka kabiliyet de olup sporcu sanatcı olacaktir.
  • eğitim sistemini, bu gibi çocukları meslek erbabı olmaya yetiştirecek şekilde dizayn etseydik şu anda ülkemiz çok farklı bir konumda olurdu.
  • cahiliye dönemine denk geldiği için doğru bir tespit. okumak kimseye saygınlık ve güç kazandırmıyor bu devirde maalesef. bunun sebebi okumamış insanların çokluğundan ziyade okumuş insanların seviyesi. her ile her ilçeye bir üniversite açarsanız okumuş olmak veya diploma sahibi olmak çok büyük bir anlam ifade etmiyor.

    açın şimdi facebook’u ve etrafınızda üniversite mezunu olan kişilerin paylaşımlarına bakın. ondan sonra da okumuş insanlara saygı duyun duyabiliyorsanız eğer.

    devir cahiliye devri maalesef. kısa yoldan köşeyi dönenin saygı duyulduğu bir devir.
  • kasap değil de kuaföre çırak verilse sonuç ne olurdu acaba diye düşünmeme sebep olan açıklama.
  • vizyonsuz cümle.

    okumayıp anca saltbae olabilir. kolunda rolex, altında ferrari ile gezebilir ama dünya genelinde bir alain ducasse'ın gördüğü itibarı görmesine imkân yok ne yazık ki. cahilliği övmeyin allah aşkına.
  • buna karar vermesi gereken babalar olmadigi icin anlamsiz cümle. zorunlu egitimin belli bir yasa kadar devam etmesi bu sebeple sart.

    adam ne kaybettigini hic bir zaman bilemeyecek (türkiye'de egitim sistemi cok kötü olsa da, insanlarin kapasitelerini ortaya cikarmakta hemen hic etkisi olmasa da). belki okumaya devam etse inanilmaz bir bilim adami olacakti, belki doktor olup insanlarin hayatini kurtaracakti. olay sirf paraya geliyorsa, belki simdikinden daha zengin olacakti. cocugu okuldan almak dünya görüsünü de otomatik etkilemek demek oldugu icin, simdi kazandigi paraya bakip böyle bir cümle kurmasi cok abes degil. bu arada 10 yasindan itibaren calismak zorunda kalmasi ve arada muhtemelen hic de oh oh oh diye yapmadigi, yapmak zorunda kaldigi isler artik pek aklina gelmiyor sanirim.

    dünya'da okulu birakip basarili olmus kisilerde bu karar genelde üniversite sirasinda alinan bir karar. yani kisilerin bu karari verecek yasa ve olgunluga geldiginde verdigi bir karar.

    ancak ailesine de bir sey diyemezsin. türkiye'de cocuk okutmak bile parayla ve demek ki durumlari yetmemis. keske gercekten sosyal bir devlet olabilsek ve insanlar bu tarz hayati kararlari mecburiyetten vermek zorunda kalmasa.