şükela:  tümü | bugün
  • normal garanti şartları dışında kalmış ürünlerde ortaya çıkan bir sorun için duruma bağlı olarak verilebilen garanti hizmetidir.

    iyi niyet garantisi en çok otomotiv sektöründe karşımıza çıkar. x yıl y kilometre ölçütlerine göre garanti kapsamında sayılan(aynı zamanda periyodik bakımları düzgün yaptırılmış, yetkili servisler dışındaki yerlerde kurcalattırılmamış) bir araç, yıl-kilometre sınırları dışında olsa dahi şartlara göre değerlendirilip garantiliymiş gibi muamele görebilir. önemli olan aracı üreten firmanın şartları değerlendirdikten sonra iyi niyet garantisini onaylamasıdır. masraf tamamen veya kısmen karşılanabilir.
    örneğin aynı modelindeki tüm araçlarda bilinen bir sorun, modifikasyonlarla vb. yollarla giderilmediyse veyahut o soruna garanti süresini de aşan bir zamandan sonra karşılaşılmışsa bile sorun üretimden vb. kaynaklandığından, ilgili masraflar genellikle iyi niyet garantisi adı altında karşılanabilir.
    abik gubik arızalar içinse biraz elinizdeki kanıtların-verilerin, çokça da gidilen yetkili servisin etkisi vardır.

    ve fakat iyi niyet garantisi yerine şu popüler yaklaşımlarla karşılaşmak daha olasıdır:
    -bu modeller böyle*
    -kullanıcı hatası. yapabileceğimiz birşey yok*
    -bunu alan bunu da aldı*
  • bazı firmaların kusurlarını örtmek ve hatta kendi aleyhlerindeki krizleri fırsata çevirmek için kullandığı masal.

    örneğin volkswagen firması bunu türkiye'de çok güzel kullanıyor. ben bu terimi ve ifadeyi de zaten ilk kez evvelsi sene araç motorum sert bir şekilde teklemeye başlayıp vw marka aracımı servise götürdüğümde duydum.

    48 bin kmdeydi araç, hatta 45 bin bakımını bir kaç ay önce yaptırmıştım, ani tekleme sonrası motor devir düşüp, sistem araç bilgisayarından yanma ile ilgili motor arızası verdi. kalitesiz yakıt mı acaba filan dedim başta ama yakıta temizleyici katkı ilave edip yeniledikten sonra bile izmir-istanbul yolunu giderek artan bir şekilde tekleye tekleye kullandıktan sonra arıza düzelmeyince, daha fazla riske etmeyeyim deyip servise götürdüm. aracı aldılar, baktılar ertesi gün "garantiniz de yeni doldu ama ateşleme bobinleriniz sorunlu imiş onlar değişecek, tüm bakımları bizde yaptınız, ateşleme bobininin tanesi şu kadar ama merak etmeyin iyi niyet garantisine sokmaya çalışırız almanya'daki merkezimiz ile yazışıp, siz sadece işçilik ücreti ödersiniz" dediler. "a ne güzel iş" dedim, süpermiş. sahiden de öyle oldu. 600 liralık fatura için 150 lira filan ödedim.

    aradan bir zaman geçip 55 bin kmyi biraz geçtiğinde önden bir ses gelmeye başladı, 60 bin bakımına götürdüğümde söyledim, kontrol ettiler, bilmem neyin yağ devir daim pompası arızası dediler, değişecek, yine iyi niyet garantisi, sadece işçiliği sizden, a ne güzel ya, cidden süpermiş.

    bu sene başı (2014 ocak) 68 binde motor teklemesi iyice artıp (3. silindirdeki misfiring problemi) duruşlarda araç horon oynamaya başlayınca ve en nihayetinde böyle olmuyor bu deyip harlemdeki zenci arabaları gibi zıplaya zıplaya hep götürdüğüm yetkili servise götürünce de, "motor piston segmanı çatlamış, komple motor değişecek, iyi niyet garantisi yapabiliriz belki, 5000 avro fiyatı var, siz sadece işçiliği ödeyeceksiniz" dediler, o da yaklaşık 1500 avro bir şeydi.

    mühendisim sonuçta, hem de enerji sektörü de olsa bir motor firmasında otomasyon servis mühendisiyim, motor arızası çözmekle geçiyor hayatım; mantıklı gelmedi böyle bir arıza hem de kıllandım, misal bizim firmada bir arıza yaşayacağız, ben müşteriye "efendim finlandiya ile görüştük, onlar iyi niyet garantisi olarak parça bedelini karşılayacak ama bizim işçiliği siz ödeyecekmişsiniz" desem ne olur diye. olmaz tabi, adam güler bir tarafıyla, "git işçiliğini de merkezden al" der, kovar. öyle iyi niyet garantisi mi olur? neyse, dedim ya kıllandım bir kere ve merak bu ya, titiz kullandığın ve ilk sahibi olduğun bir motor nasıl 70 bin km'yi görmeden dağılır diye forumlarda orada burada iyice araştırmaya başladım.

    açıp okudukça 2009 modellerin ilk 6 ayı üretilen 160 beygirli bu tsi motorlarda bu arızanın sıklıkla yaşandığı, bununla ilgili bir yazılım güncellemesi olduğu, o güncelleme sonrası önce ateşleme bobinlerinin gittiği, sonrasında o pompanın dağıldı ve en nihayetinde 3. silindirdeki yanma bozukluğu (misfiring) neticesi bir çok motorun dağıldığını yazan yazılar ile karşılaştım uluslararası forumlarda. yani tüm süreç bilinen bir süreçti ve bir çok benzeri, örneği vardı. hem de; hemen hemen aynı süreç ile benzer zamanlarda tekrar eden şekliyle.

    haliyle türkiye temsilcisine durumu ilettim onlar da önce biraz mırın kırın derken indirim yaptılar en son 1500 liraya indiler motor taşlamasının işçiliği sebebi ile. "ulan motor komple değiştiyse neyi taşlıyorsunuz"; onu da yedim hadi, bir şey demedim servis danışmanına, ama ücret ödemeyi reddediyorum dedim, onlar da geri adım atmadılar. avrupa'daki merkezleri ile de yazıştım, yine bu bulduğum örnekleri filan da açıklayıp; "bakın bu bilinen bir arızanız, bir çok da örneği varmış dünya genelinde" dediğim halde herhangi bir sonuç alamadım, aracım bir ay serviste yattı, bu arada motoru parça parça a'dan z'ye değişti, ben ücret ödemeyi kabul etmediğim halde. en nihayet avukatımla ile gidip, savcılık, icra şu bu tüm 2009 modellerinizi piyasadan toplatırız filan derken kavga gürültü aracı aldık ücret ödemeden.

    özür filan gelmedi tabi üstüne, sanki hakkım olanı almam yanlışmış gibi trip yedim hatta servis danışmanımdan. ne yapayım satayım mı arabayı diyordum, zaten süreçte de çok soğumuştum markadan ama bir yandan da motoru sıfırlanmış araç oldu elimde, vardır bir hayır dedim ve kullanmaya devam ettim.

    bu süreçte de bir çok dsg şanzıman arızası okudum araştırırken, özellikle bu tip viteslerde çok problem vardı, başka kıtalarda başka diyarlarda filan bile başını ağrıtmış o firmanın. farklı ülkelerde garanti süresi uzatılmıştı. ayrıca neredeyse tüm bakımlarda otomatik vites ile ilgili bir yazılım güncellemesi yapılmıştı ve bunlar hep bu problemler ile alakalı idi okuduğum.

    neyse aracı aldım servisten, 3 ay geçti geçmedi, araç tam 70bin km oldu, bir sabah evden arabaya gittim beşiktaş'ta, park konumundan çıkaramadım aracın vitesini, araç öyle kaldı anlayacağınız. araç yardımı aradım, çekici geldi, bu sefer daha yakın diye başka bir yetkili servisine götürdük levent'te, ertesi günü aradılar; "efendim şanzıman arızası, daha doğrusu mekatronik arızası, parça değişecek, almanya merkez ile görüşeceğiz, iyi niyet garantisine sokmaya çalışacağız" dediler, iyi peki dedim. bekledim, sonra ertesi günü tekrar aradılar; "5000 lira mekatronik değişimi gerekiyor, merkezimiz iyi niyet garantisini kabul ediyor, siz sadece işçiliği ödeyeceksiniz, o da 2200 lira" dediler ve bende orada kayış koptu. "bakın motor arızası yaşadım ben zaten, oradan zaten konuyla ilgili biraz bilgim var, bu şanzıman arızası için 5 kuruş ödemem" dedim ve yine kavga gürültü, volkswagen almanya'daki board of management listesini çıkartıp onlara bile yazdım ama aynı tavır, aynı cevaplar, üzgünüz ama buradan yardımcı olamayız, türkiye temsilcimiz doğuş otomotiv size yardımcı olacaktır diye.

    sanki benim aracım burada serviste bozuldu diyorum ben adamlara. sonuçta hatalı bir dizayn yapmışsınız, bu arızalar hep sizin üretiminizden kaynaklı, daha kötüsü de siz türkiye'ye veya başka bir yere sattığınız ürünlerin arkasında duramıyorsunuz diye delirdim, yahu legodan araba yapsan 70bin km'de bu arızaları yaşamazsın, neticede şuydu buydur derken arabam 3 aydan uzun bir süredir yetkili servisin garajında yatıyor.

    bu süreçte araç için tüketici mahkemesine başvurdum, bu arada mahkemeye başvurunca önce 1800 liraya sonra 1000 liraya indiler, hayır 200 liraya da yapmışlar aynı işi başkasına ama umurumda değil artık rakamlar gemileri yakmışım. neyse önce tesbit davası açtık, bilirkişi raporu çıktı, bu şanzıman arızasının gizli kusur olduğu yönünde. rapor daha yeni elime geçti, şimdi de mahkemeye vereceğim. 1-2 sene sürebilir dediler, hani mahkemeden de çok ümidim yok, hani zaten öyle amerika'daki gibi manevi tazminat davası filan açamıyormuşsun. misal 1 milyon dolar markaya güvenim sarsıldı diye dava açabilmek ben de isterdim, sonuçta aynı markadan üçüncü aracımdı veya "bakın sayın hakim, 3 ay arabasız kaldım, resmen süründüm şu süreçte, daha da en az bir yıl arabasız kalacağım" deyip araçsız kaldığım gün başına tazminat istemek iyi olurdu ama öyle değilmiş pek burada işler. burada en iyi ihtimal yeni araç alıyorsun veya araca yıllar önce ödediğin bedeli ödüyorlar susuyorsun.

    neyse bakalım, daha araştıracağım ama dedim ya çok umurumda değil, aslında bilirkişi raporunu almak bile yeterliydi benim için. hatta ondan da çok ümidim yoktu, başka emsalleri olduğu halde zor çıkarırsın o firma aleyhinde karar demişlerdi. hele ki tesbit davası için gittiğimde bilirkişilerin aralarında konuşurken birinin o markadan başka bir model sahibi olduğunu duyunca şakayla karışık "hah şimdi yan bastık" demiştim. dedim ya, sonuçta bilirkişi raporunu almak ve haklı olduğumu ispatlamaktı derdim, bundan sonrası artık öyle ya da böyle geçecek bir süreç. ne kadar uzar bilemem ama haklı olduğumu bildiğim sürece umurumda değil uzaması.

    hayır, vaktim ve imkanım olursa olayı uluslararası mahkemeye de taşımayı düşünüyorum bir yandan. sırf emsal olsun diye ama o firma ile ilgili bırak uluslararası bir karar aldırmayı, haber bile yaptıramazsın aleyhlerinde yerel gazetede diyorlar, neyse bakalım, kim öle kim kala.

    neticede buraya kadar okumuş olan varsa naçizane tavsiyem; siz siz olun, herhangi bir firma size ürünüyle ilgili iyi niyet garantisinden bahsederse, önce niye öyle dediğini bir araştırın. altından bambaşka şeyler çıkabilir.

    2014 aralık ayı ortası editi: 6 ay oldu, 2015 haziran'a imiş mahkeme günü... ya sabır deyip bekliyorum, buradan bir gelişme olursa düzenler, düzenler sizleri de bilgilendiririm.

    2015 ocak sonu editi: hukuki süreç yüzünden firma ismini şimdilik sansürlemek zorunda kaldım. ne diyeyim, hababam sınıfından bir replik gelsin, varın anlayın durumu:
    "çocuklar! sakın gelmeyin, tünelin bu ucu bombok bi yere çıktı!"

    2015 şubat ortası edit: bir deneme yapıp ferit şahenk'e ulaştım, artık o mu okumuş bilmiyorum ama ondan hemen sonra volkswagen adına doğuş otomotiv'den üst düzey bir yönetici aradı, akabinde marka müdürleri, satış sonrası destek müdürleri filanla görüştük ve hatta gittik şekerpınar'da bir toplantı yaptık, avukatlar filan da yanımızda, taleplerimizi söyledik. onlar da durumu bilseydik bu kadar uzamazdı filan dediler ilk başta. ama neden sonra bana ısrarla sadece aracımı ücretsiz yaptırıp ikinci el değerinden alabileceklerini söylediler en fazla. mahkeme devam ediyor, yargıtay şu bu derken o iş zaten zaman aşımına uğrayabilir dediler, yani muhtemelen bir şey alamazsın, al bunu sus otur yerine dediler kibarca. en nihayetinde o zaman ben de; yeni araç için fiyat alıp, bakın ben bu kadar masraf yaptım, bu da aracımın bedeli, siz doğuş olarak bu kadar indirim yapabilirsiniz, ben de şu kadarlık bir ödeme ile o aracı alayım, o zaman ben de mağduriyetimi kısmen gidermiş ve memnun bir şekilde çekebilirim mahkemeyi geri dedim. bu arada bahsettiğim indirim de yüzde 10 filan yani, onlar "yok" dediler, "biz yüzde 10 indirim yapamayız" (!). sen koskoca doğuş'un satış müdürleri olarak o kadar indirim yaptıramıyorsan ben zaten sizle neden görüşüyorum ya. neyse yani özetle, o iş olmaz, biz senin mağduriyetini kabul etmiyoruz dediler nedense sonradan çark edip. ben de zaten o kadar ay araçsız kaldım, mahkeme, şu bu, hatta dönem dönem araç kiraladım, onların masraflarımı da alacağım elbette ne kadar uzasa da tazminat olarak, ayrıca tüketici hukukunda geçtiği üzere ayıplı mal olduğu için yenisini de veya bedelini de alacağım dedim, mağduriyetimi de her ortamda paylaşacağım dedim ve görüşmeler tıkandı, daha doğrusu sonlandı.

    2015 mayıs başı editi: bahar geç geldi, çiçekler açtı filan derken; general otodan gelen ihtarname ile 10 ay için günlüğü 50 tl'den 15000 lira borç çıkarmışlar 30 nisanda. onun belgesi geldi. #51067421 otel odasına yerleştirmişler herhalde aracı, iyi bari.

    2015 haziran ortası editi: artık 23 haziran'daki mahkemeyi bekliyoruz, son bir görüşme yaptık. avukatım bu iş çok uzayacak, mahkemesi itirazı şusu busu bir sene daha uzayabilir, en iyisi anlaşalım bu cenazeyi beraber kaldıralım dediği için için kalktık gittik şekerpınar'a doğuş'un avukatları da görüşmeyi kabul edince, ama gidince oradaki servis bilmem ne müdürünün "gerekirse mahkeme sonucunu bekleriz, zaten kaybedince ödeyeceğiz" demesi ile görüşme 5. dakikada kesildi ve kalkıp çıktı avukatım, ben de peşinden şaşkınlıkla beraber çıktım tabii. zaten o çocuğu ilk görüşmelerde de gözüm tutmamıştı. lafa bak, resmen daha önce de telefonda dediğini tekrarlamış oldu, önce tereddüt etmiştim, ben mi art niyetliyim, ben mi cümlelerini yanlış anladım diye ilk görüşmelerimde diye ama bu iyi oldu. iyice tanımış olduk r. beyi. böyle adamlarla türkiye'de bu işler yürümez. artık mahkemeyi bekliyoruz, bakalım.

    23 haziran 2015 ilk mahkeme sonra editi: iş için apar topar haftabaşı şehri terkettim, avukatım da orada olmana gerek yok deyince ısrar etmedim, vardır bi hayır diye gittim; neticede akşam haberini aldım mahkeme eylüle ertelenmiş, yeni bir bilirkişi heyeti atanacakmış şimdi, eylülde onların raporu doğrultusunda karar verilecekmiş. bu arada bu kadar ilgi beklemiyordum, mesajlarınız için soran herkese teşekkür ederim.

    2015 temmuz sonu editi: 17 eylüldeymiş mahkeme.

    2015 17 eylül editi: bilirkişi raporu çıkmamış, benim olmam gerektiğini düşünmüşler sanırım, kaldık yine başka bahara!

    2015 ekim ortası editi: 2. bilirkişi raporunu da aldım; kanaat ve sonuçta şöyle bir cümle var kıllanmam gerekir mi bilemedim ama çok hoşuma gitmedi, konuyu bilenlerden yorumlarını beklerim.

    --- rapordan alıntı ---

    1) dava konusu araçtaki otomatik şanzıman sorununun kullanımdan kaynaklanmadığı, üretimden kaynaklı ayıplı bir durum olduğu.
    2) şanzımanın komple değiştirilerek tamirinin mümkün olduğu
    3) bu haliyle aracın gizli ayıplı niteliğinde bir problem olduğu

    kanaat ve sonucuna varılmıştır.
    --- rapordan alıntı ---

    4 kasım 2015 editi: ve mahkeme sonuçlanır. ayıplı aracın misliyle değişimi kararı ile... ne olduğunu öğrenince daha detaylı açıklarım :p

    - ayrıca yazılı kararı hakimin yazması gerekiyormuş, bu da bir iki hatta üç hafta sürebiliyormuş bazen.

    - tüketici mahkemelerinde temyiz oluyormuş 2bin lira veya benzeri bir rakam üstü için, dolayısı ile bu mahkeme de temyize gidecek. yani kazandım dedim ama, bu işin kesinleşmesi 1 sene daha sürebilir.

    - ayıplı aracın misliyle değişimi için sayısız mesaj geldi; ama hala biraz muamma; örneklerini inceledik avukatımla, hani 2009 model aynı aracı sorunsuz vermek zorunda, onu veremeyince 2015'e kadar gidiyor olay, misal 2007 model bir araç için zamanında 2014 model 0 araç verilmiş tüketiciye. veya aracın bedelini ödemek zorunda kalıyor firma. icra hesapları var onun için de, 2009'da ödenen fatura bedelinin yasal faiziyle alınması gibi seçenekler var, zaten benim aracın 160 beygirlik tsi motor dsg şanzıman seçeneği kalmamış, tutup bu mahkemeler için öngörüp kenara ayırmadıysa doğuş grubu aracın sıfırını vermesi zor.

    bakalım, daha fazla cevap bulursam yine burada paylaşacağım. hayli mesaj aldım, tek tek cevap vermeye çalışıyorum, ama arada atladıklarım olduysa kusura bakmasınlar, bu sene sözlükte fazla vakit geçiremiyorum, tüm mesajlarınız için teşekkür ederim.

    2016 şubat başı editi: doğuş'un avukatları temyize gittiler tabii aralık başında, ben de iş yoğunluğu nedeniyle ne oluyor bitiyor diye pek bakamadım, sağolun çok merak edip soran olmuş, yargıtay kararını bekleyeceğiz artık sanırım, belki bir sene daha.

    2016 haziran başı editi: yine çok mesaj gelmiş, sağolun, kusura bakmayın bu dönem güncelleyemedim de. ve henüz bir haber yok, yargıtay'da dosyalar biraz yavaş ilerliyormuş bu dönem, yani öyle duydum, hani ne kadar doğru bilmem ama biz de bekliyoruz, muhtemelen sonbaharı hatta sene sonunu bulacağız gibi.

    2016 temmuz sonu editi: darbe girişimi sonrası iyice yavaşlayan yargıtay'dan ne zaman bir karar (umarım onay) çıkar, artık tahmin etmek çok güç. bu sene içinde çıkmayabilir bile diye korkuyorum. bu arada haziran sonu gibi bilirkişi raporu elime geçti, bilirkişi derken hani tutar tesbit amaçlı, aracın yenisiyle değişimi veya bir tutulması aynısının sıfırı olmadığı için mümkün değil demişler, 150hplik modeli varmış, opsiyonları filan da farklıymış, onun liste fiyatı 97 bin lira; neyse ama sonuçta o modelin hiç kullanılmamış olanından tahminen bir bedel belirlenmesine karar vermişler. bu da icrada yaklaşık 70 bin liraya yakın bir tutar olarak hesaplanmış. halbuki benim eskisi de full ve 160hp lik modeli idi üstelik, yani yenisi ile değişimi yapılabilirdi belki ama dediğim gibi lüzum yok, gerek yok. zaten, itiraz etmemizin çok bir esprisi yokmuş bu noktada, yargıtayı beklemeye devam yani.

    2017 şubat başı editi: iş yoğunluğu, hayat koşturması filan derken aylar ayları kovalıyor ve hala daha bir ses seda yok yargıtaydan. arada sağolun mesajlar ile soruyor insanlar son durumu ama gelişme yok, tek bildiğim icranın belirlediği değere de itiraz etmiş doğuş oto. tüm şu süreç sonunda 3 senedir otoparkta iyice çürümüş aracım ile başbaşa kalacağım gibi gelmeye başladı artık...

    2017 temmuz başı editi: mesajlar geliyor yine, çok sağolun. tam 3 yılı geçti, araç hala doğuş'un otoparkında. mahkemeden de, daha doğrusu yargıtaydan da hala bir ses seda yok. bekliyorum anlayacağınız... ve bu arada gelen sayısız mesajlar arasında gördüğüm kadarıyla insanların çoğu bırakın mahkemeye vermeyi, mahkemede hakkını aramayı, dile bile getirmiyor yaşadıkları problemleri doğuş otomotiv ile. gerçi başıma gelenleri bizzat yaşadıktan sonra ben de artık mahkemeye verin, tüketici haklarınızı arayın, vatandaş olarak hakkınızı arayın filan diyemiyorum kimseye...

    2017 ekim sonu: sağolsunlar insanlar merakla takip ediyor ve soruyor devamlı ama henüz ses seda yok yargıtay'dan... bu kadar mesaj almayı beklemiyordum açıkçası teşekkürler destek mesajlarınız için.
  • bir malın garanti süresi satıldığı ülkeye göre değişir.her ülkenin şart koştuğu minimum garanti süresi vardır. misal türkiye'de satılan bosch'unda regal'inde çamaşır makinesi 2 yıl garantilidir. fakat bosch'dan beklenen dayanıklılık regal'den çok daha fazladır. 2,5 yıl sonunda her ikiside bozulursa yasal olarak garanti kapsamına girmez fakat sen bosch firmasına gidip "ben bu ürüne regalin 3 katı para verdim,bosch eskiden kaliteliydi,bütün ürünlerim bosch,bosch eskiden kaliteliydi,birde bakımlarını eksiksiz yaptırdım,enayi miyim ben?" derseniz firma adını,müşterisini korumak adına garantisiz ürünler kısmen veya tamamen garantili olarak işlem görebilir.buna denir.
  • nedense son zamanlarda çok sık duymaya başladığım, kronik arızalı araçları cici laflarla sahibine tamir ettirmenin yegane yolu.
  • ne çektin be agrali
  • okuduklarım ve duyduklarımdan anladığım kadarıyla hatalı bir üretimden dolayı bir çeşit geri çağırmadır. standart geri çağırmadan farkı hatayı örtbas ederek tüketiciye bir para kösmektir. bizim ülkemize özgü de olabilir.
  • ülkemizde normal garantinin çalışmadığı düşünüldüğünde hiç bir anlama gelmeyen kelimeler bütünüdür.
  • biz bunu yaptık ama bu olmadı. delikanlılığımıza leke de sürdürmek istemediğimiz için salağa yatıyoruz garantisi.
  • ing olarak kısaltılabilecek garanti tanımlamasıdır.